kapat
20.07.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ


TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ÅžANS&OYUN
ACİL TEL

Pembe Kadın'ın el kadar fındık bahçesi

Pembe Kadın'ın hikayesi delici... Ama fındığını iyi paraya satarsa bizim ekipten Merve'yi gelin edecekmiş torununa

Fatsa'ya bağlı Medreseönü Beldesi'nden, dağların zirvesinde bir köye; Yazlık Köyü'ne kırdım direksiyonu. İki yanı fındık bahçeleriyle dolu yılan yollar, kimileyin taşlı çakıllı, kimileyin göz göz çukur. Hani Doğu'nun, Güneydoğu'nun fakr-u zaruret içinde köyleri, mezraları var ya... Yoksulluk konusunda inanın ki pek farkı yok bu köylerin de oralardan. Doğanın alabildiğine cömert davranmasına, ortalığı usta bir ressam gibi binbir renge, güzelliğe bezemesine karşın, insanoğlu acemi tabela fırçası gibi harcamat etmiş ortamı.

ÖPÜCÜĞE BOĞULMALIK
İşte bu yılan yolların bir aralık düzlüğe el verdiği kilometrelerde gördük o yaşlı kadını. Uzaktan kıvrılmış serçe parmak kadar küçümen, kambur, rüzgarda savrulacakmış gibi cılız, korumasız duruyordu. Yaklaştıkça büyüyeceğine sanki daha da küçüldü gözümüze. Yanıbaşına varınca durup indim arabamdan. Zorlukla doğrulduğunda; yüzünde çorak toprakların tapu senedini gördüm sanki. Çizik, bozuk, buruşuk, lakin inadına sevimli, öpücüğe boğmalık bir ihtiyar yüzü gördüm.

SIRTIMDA ORAÄžIM VAR
Bi de demez mi

- Ay yaradan kurban olsun size. Allah gönderdi sizi. Atıverin beni şu öte köye yavrum!..

- Başım üstüne anacım. Ama az dur da, şu oğlan çekiversin bizi kameraya iznin olursa.

- (Müthiş bir keyifle) Anaaaaaa!.. Ha bu uşak kamaraya mı alacak beni?

- He yaa!.. Ben de durucam yanında. İki de laf edersek televizyona da çıkarız beraber...

Beklenmez bir canlılıkla gülüyor yaşlı kadın. O zaman daha da sevimli olup, bebekleşiyor sanki yüzü.

- Adın ne senin anacım? Nerden nereye gidersin bu yolda?

- Adım Temize'dir evlat. Ama Pembe Kadın der bana köylüler.

- Yaş kaç oldu güzel anam?

- 75 yıl nasip etti mevlam evlat. Aşağıda fındıkluğum var. Yani fındıkluk dediğum el kadar bahçe. Bir de, iki kavak ağacımın tekini istediler, sattım 50 milyona.

- Nedir o sırtına astığın torbanın içindeki?

- Sırtımda da orak taşıyom oğlum. Aha bak...

ERİ DENİZE KURBAN
Olduğu yerde devinip güçlükle indiriyor naylon torbasını. İçinden bir orak çıkıyor. Sonra "rol icabı" kenar köşedeki dallara sallıyor orağı beni kırmayıp.

Hikayenin ötesi yakıcı delici. Keseden anlatayım da pazar gününüze kan doğranmasın. Pembe Kadın'ın hükümette memur çalışan oğlu 36 yaşında ölmüş. Zaten erini de 38 yaşında denize kurban vermiş Pembe Kadın. Diğer kızlar filan gelin olup gitmiş Fatsa'ya. Kala kala bir başına kalıvermiş oracıkta.

Köye bıraktığımızda evine de götürdü bizi. Çeyiz isteyen kızlara üç otuz parayla işlediği nakışları gösterdi. Yolcu ederken de bakır hamam tasıyla su döktü arkamızdan; yine gelelim tez gelelim yanına diye. Bir de söz verdi, "fındığını iyi paraya satarsa bizim ekipten Merve'yi gelin edecekmiş torununa."

SavaÅŸ AY


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
TEMA
Sarı Sayfalar


Sizinkiler



Copyright © 2002, Bilgin Elektronik Yayıncılık ve İletişim A.Ş. - Tüm hakları saklıdır