kapat
16.07.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ


TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ŞANS&OYUN
ACİL TEL

SAVAŞ AY


Ünye'den sevgilerle

Samsun'dan Ünye'ye gelirken belediye ekipleri karşıladı bizi. Sonra da "yukarıya davetlisiniz" deyip Çakırtepe'ye çıkardılar. Ünye'yi kuş bakışı görmek mümkün oradan. Harika bir doğa, harika bir kent silueti, deniz, güneş, orman. Lâkin dağların yeşilleri arasında saç kıran olmuş gibi kel kel duran koca bir alan var.

Tatsız tuzsuz
Sordum. Ünye Çimento Fabrikası'nın hammadde yatağıymış. Sadece görsel ve estetik bir zafiyet vermiyor, çevre kirliliği ve halk sağlığı açısından da tatsız tuzsuz bir yer. Sağlık deyince burada SSK Hastanesi neredeyse bomboşmuş. Yani diğer akranlarına, kardeşlerine inat in cin top oynanan bir yermiş Ünye SSK. Neden diye sordum; uzman doktor yokmuş. Eh doktor olmayınca hasta kime gitsin? "200 yataklı hastanenin 50 yatağı ancak doluyor, o bile bir şeydir" diyorlar.

Ünye Festivali'nde neler neler olacak.
Bu yıl 12.nicisi yapılacak olan Ünye Festivali oldukça şenlikli geçecekmiş. Festivalin assolistleri Haluk Levent ve Uğur Işılak. TRT yoğun isteği kırmayıp 35 kişilik canlı yayın ekibi yolluyormuş bölgeye. Yağlı güreşler, at yarışları, eski arabaların yarışı, yüzme, yağlı direğe tırmanma, aşık atışması ve daha nice nice etkinlikler var.

Yunanistan'da da Ünye varmış
Ama esas ilgi çeken ta 1920 mübadelesiyle Yunanistan'a ve diğer Avrupa ülkelerine göçen Ünye doğumlu Rum ve Ermenilerin on yıllar sonra ilk kez doğdukları yere ziyarete gelmeleri olacakmış. Başkan Yardımcısı Yaşar Argan anlattı. Dedi ki "Yunanistan'a giden eski komşular orada Ünye adlı bir kasaba kurmuş. Onları aradık, bulduk ulaştık ve davet ettik. Önümüzdeki perşembe günü geliyorlar. Sanırım Kıbrıs'dakinden daha duygusal anlar yaşanacak."

Neden çift gübre attırdılar?
Esas konumuz fındık ya. Nereye gitsem o mevzuyu açıyorum ben de. Bu yıl kurak geçmiş mevsim. Yağmur yağmayınca yanan fındık çok olmuş. Şu anda ihracata giden fındığın hemen hepsi geçen yılın hatta 2 sene öncesinin ürünüymüş. Sebep sordum, sıkıla, kıza anlattılar. Dediler ki "Devlet bizi güya teşvik etti. Tüm bilimsel toplantılarda şu şu kalitede ilaçları tavsişye ettiler. Ziraat odaları örnek bahçeler kurdurdu. Ve vatandaş en kaliteli fındığı üretti.

Ektik de ne oldu?
Ama çalışan kazanır lafının tersi oldu. Karadeniz insanı 4 sene üst üste kaybetti. Gübre alamayana krediler açıldı %65-70 faizle verildi bunlar. Çift gübreleme yapıldı (yazlık ­güzlük). Gübre fiyatlarını dolara endekslediler. Dolar yükseldi, o da yükseldi. Lâkin fındık fiyatları 4 yıldır yerinde saydı. Hepimiz kızgın ve öfkeliyiz. Burada arazi meyilli. Biz fındık ekmezsek dağlarda tek ağaç kalmaz ve erozyon burayı alır götürür" diyorlar...

Uslan be Halil İbrahim
Musa Eroğlu'nun ünlendirdiği Halil İbrahim türküsünün söz yazarı buraların has evladıymış. Fatsalı Dursun Ali Akınet'miş adı. Sadece O mu, bir başka sözü de çok kıyak bir şarkı olmuş Dursun Ali kardeşin. O ne mi? Hani "Yolun sonu görünüyor" şarkısı var ya o işte. Kısmetse birkaç gün içinde buluşacağız, tanışacağız kendisiyle. Bakalım daha ne şiirler okuyacak bize, yaşasııın!..

KIYMIK

YANDIIIK!...
Ünye'de tefecilik almış yürümüş! Herkesler yandık çekiyor. Duyurulur.


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap


TEMA
Sarı Sayfalar


Sizinkiler
ArboMedia

Copyright © 2002, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır