kapat
16.07.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ


TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ŞANS&OYUN
ACİL TEL

"Barış" anlaşması

Türkiye-ABD Ortak Komisyonu açıklamasının Süleymaniye baskınında Türkiye'nin örselenen onurunu telafi için Washington'dan özür bekleyen kamuoyunu tatmin etmesi mümkün değil.

Tatmin etmek bir yana düşkırıklığı yarattığını bile söyleyebiliriz. Zira açıklamada ABD'nin pişmanlık duyduğu anlamına gelebilecek bir sözcük yer almadığı gibi Türkiye'nin yumuşadığı izlenimi veren paragraf dikkati çekiyor.

"ABD tarafı, Türk tarafının yapılan kötü muameleye ilişkin kaygılarını not etmiştir. Türk tarafı da Kuzey Irak'ta Türk personelinin rapor edilen faaliyetlerle ilgili ABD kaygılarını not etmiştir."

Çıkan anlam şu Türkiye, Kuzey Irak'ta personelinin kuşkulu faaliyet içinde olduğunu zımnen kabul etti. Ayrıca Süleymaniye'deki büronun basılmasını değil, baskında izlenen yöntemi sorun yaptı.

Ancak sonuç beklentilerin altında da kalsa, Türkiye-ABD uzlaşmasının iki önemli getirisi var.

1- Türkiye, Kuzey Irak'ta askeri varlığını kabul ettirdi.

2- Bu varlık yasal temele oturdu.

Çünkü yasal zeminler Saddam'ın devrilmesi, Barzani ve Talabani'nin de kendileriyle yapılan anlaşmayı yırtmalarıyla ortadan kalkmıştı.

Ankara uzlaşması, Irak'ın yeni patronunun PKK-KADEK unsurları Kuzey Irak'ta bulunduğu sürece Türkiye'nin asker bulundurma hakkını kabul etmesi anlamına geliyor.

Fatura Türkmenler'e
Bu uzlaşma Kuzey Irak'ta sorunların bittiği anlamına mı geliyor? Hayır. İşin bir de Türkmen boyutu var ki gelişmeler içaçıcı değil.

25 üyeli Geçici Hükümet Konseyi'nde Türkmenler'e bir üyelik verildi. Bu, Türkmenler'in "Irak nüfusunun sadece yüzde 4'ünü oluşturan küçük bir azınlık" olarak değerlendirildiği anlamına geliyor. Oysa Türkmenler, Araplar ve Kürtler'den sonra en büyük etnik grup olduklarını söylüyorlar.

Ayrıca bu üyeliğe Songül Çapuk adlı kimsenin tanımadığı bir kadın atandı. Türkmen Cephesi lideri Sanan Ahmet Ağa, "Bu, Türkmenler'e hakaret" diyor ama dinleyen kim...

Üstelik asıl sıkıntı bundan sonra yaşanacak. ABD, Kuzey Irak'ta iki Kürt grubu dışında tüm unsurları silahsızlandırmak istiyor. Türkmen Cephesi ise silahlarını vermeyi reddediyor. Böyle giderse, ABD'nin zora başvuracağı kesin.

Türkiye o zaman nasıl bir tutum izleyecek? Ankara Uzlaşması bu konuda da "Eşgüdüm ve işbirliği" mi öngörüyor, yoksa ABD'nin yetki alanına giren bir sorun olarak mı kabul ediliyor. Göreceğiz.

Mesajlarınız için: esafak@sabah.com.tr


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap


TEMA
Sarı Sayfalar


Sizinkiler
ArboMedia

Copyright © 2002, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır