|
 |
|


Balgat'ta bir gün
Türk siyasetine "parti otobüsü... Seçim otobüsü" uygulamasını Bülent Ecevit getirdi... 1970'li yılların ilk yarısında... Ve bu "moda" tuttu... Şimdi "otobüsü olmayan parti yok."
Parti merkezini "Ankara'nın göbeğinden" çıkarma, Başkent'in "gelişmekte olan bir bölgesine" çekme modasını başlatan ise Prof. Dr. Necmettin Erbakan oldu.
"Bu uygulama da" tuttu.
Şimdi CHP ile MHP dışında "kentin göbeğinde" parti kalmadı.
"DiÄŸerleri" Balgat'ta.
CHP ile MHP'ye gelince...
MHP'nin Balgat'taki "ultra modern" genel merkez inşaatı sürüyor.
CHP de "Balgat'ta arsa aldı... Genel Merkez yapacak."
****
Dün Balgat'taydık.
Balgat halkı... Esnafıyla, emeklisiyle, taksicisiyle "siyasete... Partiye" karşı soğuk.
Ama partilerin peş peşe "Balgat'a gelmesinden" de çok memnun.
Zira "mülkleri değer kazanıyor."
Partilere gelen giden çok olduğu için "işler açılıyor."
****
"Bu olay" bize, geçen dönem yapılmış bir "kamuoyu araştırmasını" hatırlattı.
Araştırmaya göre "milletvekilini sevenin" yüzdesi çok düşük.
Ama "milletvekiline kız verir misiniz" sorusuna "evet" yanıtını verenin "yüzdesi" çok mu çok yüksek.
****
Balgat'a "son gelen parti" DYP.
"Pazartesi günü" taşındı.
"10 katlı... Modern" bir genel merkez.
Mehmet Ali Bayar dedi ki
- Buraya taşınmakla ayda onbin dolar kara geçtik.
"Nasıl" diye sorduk.
Anlattı.
DYP, Ankara'da "onüç ayrı binadaymış."
Åžimdi "tek binada."
Selanik Caddesi'ndeki eski bina "aylığı 22 bin dolara" kiraya verilmiş.
Ve DYP "kara" geçmiş.
Bayar
- Paradan da önemli olan, buraya (Balgat) herkesin daha kolay gelebilmesi... Trafik rahat... Otopark sorunu yok.
****
Mehmet AÄŸar
- Eski binaya (Selanik Caddesi) her gidişimde, esnafın oyunu kaybediyorduk.
- Neden?
- Trafik kitleniyordu... Esnaf zor durumda kalıyordu... Şimdi onlar da rahatladı, biz de.
****
DYP'de "Karadenizliler'i" gördük.
"Fındıktan yana" dertliydiler. Dinledik.
Seçimden önce AK Parti "iktidar olunca fındığa iki milyon vereceğiz" demiş.
Ama "bir milyon altıyüzbin" vermiş.
Aradaki "400 bin" Karadeniz için büyük para. Sorduk
- AK Parti, bu vaadde bulunmasaydı yine aynı oyu alır mıydı?
"Evet" dediler.
Konuştuklarımız "DYP'liydi... Ama çoğu, seçimde AK Parti'ye oy atmış."
Seçimden önce "hesapsız, kitapsız söylenen söz... Verilen rakam" daha sonra "fatura" oluyor, "sitem", oluyor, "kızgınlık" oluyor, siyasetçinin önüne konuyor.
****
Saat 15.00'te DYP'nin "Genel İdare Kurulu" toplandı.
Gündemde "AB" vardı, "uyum paketleri" vardı, "ülke sorunları" vardı.
Ve bir de...
"İhraç edilen parti kurucuları ile ilgili ihraç kararlarının toptan iptali" vardı.
Bir parti "kurucusunu" ihraç eder mi?
DYP etmiş. Hatta "genel başkanlık yapmış olanı bile" atmış.
Tabii sonunda halk da bütün bunları "karşılıksız bırakmamış... DYP'yi barajın altına yollamış."
****
DYP'den çıktık, Balgat'taki "dükkan... Büfe... Lokanta tabelalarına" göz attık.
"McDonalds" dışında bütün tabelalar Türkçe.
"Oltu Kebap... Yozgat Bakkaliyesi... Karadeniz Büfe" gibi.
Sonra "Çankaya üzerinden Kavaklıdere'ye" geldik... Gazeteye.
Yol boyunca baktık, "tabelalar İngilizce konuşmaya başlamıştı."
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|