|
 |
|


Maraton seçim
Yargıtay 8'inci Ceza Dairesi dün "tarihi" bir rekora imza attı Başkanlık için yapılan seçimde 100'üncü turu da tamamladı!
Seçimler Başkan Naci Ünver'in 24 Mart'ta emekliye ayrılmasıyla başladı. Yerine üç Yargıtay üyesi adaylığını koydu Zeki Aslan, Serpil Çetinkol ve Yusuf Kenan Doğan. İlk turda en çok oy alan Aslan ile Doğan finale kaldı. Ancak 99 final turunda hiçbiri çoğunluğa ulaşamadı.
24 Mart'tan bu yana Cumartesi ve Pazar hariç hergün Yargıtay'ın 250 üyesi seçim için toplanıp iki tur atıyor, ertesi gün iki yeni turda buluşmak üzere makamına dönüyor. Çünkü Yargıtay Yasası adaylardan biri 250 üyeden en az 126'sının oyunu alıncaya kadar turların sürmesini öngörüyor.
8'inci Daire, Yargıtay'ın en ünlü birimi. Çünkü düşünce suçlarıyla ilgili davalara bakıyor. Kimler gelip geçmedi ki oradan Başbakan Tayyip Erdoğan, Saadet Partisi lideri Erbakan, şimdi Genç Parti olan Yeniden Doğuş Partisi'nin eski lideri Hasan Celal Güzel, HADEP lideri Murat Bozlak, İnsan Hakları Derneği eski Başkanı Akın Birdal, Hak ve Özgürlükler Partisi lideri Abdülmelik Fırat, Kayseri eski Büyükşehir Belediye Başkanı Şükrü Karatepe, Yeni Asya gazetesi sahibi Mehmet Kutlular, yazar Eşber Yağmurdereli... Hepsinin de mahkumiyet kararlarını onayladı.
Bitmedi; düşünce suçuyla ilgili pek çok beraat kararı 8'nci Daire'den döndü. O yüzden şimşekleri üstüne çekti. Örneğin Yargıtay eski Başkanı Sami Selçuk, Erdoğan davasında bu daireyi "hukuku çiğnemekle" suçladı. Türk Ceza Kanunu'nun 312'nci maddesinde Meclis'in yaptığı değişikliği uygulamaması nedeniyle Adalet eski Bakanı Hikmet Sami Türk tarafından da "Yasa koyucunun amacına aykırı hareket ediyor" diye eleştirildi.
Saygınlığa gölge düşüyor
8'nci Daire başkanlık seçiminin nafile turlara dönüşmesine gelen tepkiler, üyeleri pek etkilemiyor. "Ne var bunda" diyorlar, "Geçmişte de böyle seçimler yaşandı. Örneğin 9'uncu Hukuk Dairesi seçimi 6 ay sürmüştü..."
Doğru ama yine de 90 turda tamamlanmıştı. Üstelik ilginç "tepki oyları" ile karşılaşılmamıştı. Baksanıza sandıktan artık Fatih Ürek yazılı oy pusulaları çıkıyor.
Uzayan seçimler ve protesto için sanatçılara oy verilmesi ben de kötü çağrışımlar yapar. Tıpkı 12 Eylül öncesinin cumhurbaşkanlığı seçimleri gibi. Hatırlar mısınız?
6'ncı Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk'ün süresi 6 Nisan 1980 tarihinde doldu. CHP emekli Orgeneral Muhsin Batur'u, AP ise Sadettin Bilgiç'i aday gösterdi. Seçilmek için Meclis ve Senato (1982 Anayasası ile kaldırıldı) üyelerinin üçte ikisinin oyunu almak gerekiyordu. Seçim başladı. 5 tur, 10 tur, 50 tur... Arada AP aday değiştirip Faik Türün'ü öne sürdü. 60 tur, 70 tur... Sokakta kan gövdeyi götürüyor, parlamento tur üstüne tur atıyordu.
109'uncu tura gelindi, yine sonuç yok. Ve düdük çaldı 12 Eylül müdahalesi. Yönetime el koyan Milli Güvenlik Konseyi Başkanı Orgeneral Kenan Evren ilk konuşmasında o seçim rezaletine şöyle yükleniyordu
"Meclislerimiz 22 Mart 1980'den beri siyasi çıkar hesapları ile çıkmaza sürüklenen cumhurbaşkanlığı seçiminden dolayı içinde bulunduğumuz buhranla mücadelede en kıymetli unsur olan zamanı fütursuzca harcadılar. Dünyanın hiçbir ülkesinde cumhurbaşkanlığı makamı ve seçimi bu kadar hafife alınmadı ve bu kadar zaman boşa harcanmadı."
O acı deney bir ders oldu; 1982 Anayasası ile cumhurbaşkanlığı seçimini en çok dört turda sonuçlandıran düzenleme getirildi.
Yargıtay'da da seçim süresini kısaltacak bir yasal düzenleme yapılmalı. Yoksa bu iş karakolda bitecek. Yani işi zaten başından aşkın olan, dosyalar arasında boğulan yüksek yargı tümüyle felç olacak...
Mesajlarınız için:
esafak@sabah.com.tr
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|