|
 |
|

CÜNEYT E.KORYÜREK
Ders alabildik mi?
Hafta sonu, Olimpiyad Stadı'nda yapılan Milletler Kupası Atletizm Yarışları, atletizm denen bir sporun olduğunu Türk kamuoyuna anlatabildi. Eğer, Süreyya Ayhan gibi bir yıldız olmasaydı ve federasyonun isteğine uyulup "Politikacılar ve basın Ankara'da" gibi anlamsız düşünce ile yarışmalar Ankara'da yapılsaydı, kimsenin haberi olmayan bir şampiyona olarak unutulacaktı.
Bugüne dek Türkiye'de yapılan en büyük atletizm yarışması olan bu şampiyonanın yıldızları, Süreyya Ayhan yanında bu yarışmaların Türkiye'ye alınması ve organize edilmesi konusunda etkisi ve katkısı olan İstanbul Olimpiyad Hazırlık Kurulu, Türk Milli Olimpiyad Komitesi, 75 kişilik bir ekip ve 3 naklen yayın tesisi kurup 7 saat canlı yayın yapan TRT ve bu ekibin başındaki Fahri İkiler, Boğaziçi Üniversitesi Spor Komitesi ve genç atletlerden oluşan gönüllüler, canla başla çalışan hakemler ve stad yetkililerini unutmamak gerek. İşin başından sonuna her yere koşan Münir Yaraş'ı da unutmak imkansız.
Bu yarışmalar için ilk gün 6, ikinci gün 20 bin civarında seyirci stada akın etti. Bu seyircinin çoğu belki ilk kez bir atletizm yarışması seyretti. Ama doğru söyleyelim, gelenler atletizm yarışması için değil, Süreyya seyretmek için geldiler. Ama gelenlerin hepsi stada hayran oldular. Bazı kişilerin söylediği gibi stadda fırtınalar esmiyordu. Hiç bir yarışma sırasında, rüzgar legal limit olan metrede 2 saniyeyi geçmedi. Kim ne derse desin, böyle modern bir tesisin yapımında, sağlığından olmasına rağmen hemen herkesle didişen ve İstanbul'un Olimpiyad adaylığı için belki de tek başına savaşan Sinan Erdem'i anmamak ve teşekkür etmemek olmaz.
İki gün süren bu yarışmalarda birkaç olumsuz durum vardı. Mikrofonla bir sirk seyircisine hitap eder gibi bangır bangır bağıran kişi ve yüksek dozda açılmış müzik seyirciyi rahatsız etti. Diğer taraftan federasyon, teknik bilgisizlik ve adam kayırma nedenleriyle büyük hatalar yaptı. Süreyya, pazar 1500 koşmasına rağmen, cumartesi 800 metre de koşarak iki birincilik alabilirdi. 800 metrede en iyi formda olmasına rağmen, milli takım kampına dahi çağrılmayan Öznur Dursun'u federasyon yetkilileri (!) hatırlayamadılar. Erkekler 800 metrede, haksızlık ettikleri İhsan Alptekin'in yerine koşturmak istedikleri Serhat Polat için ben yazı yazınca, son anda karar değiştirerek, genç kabiliyet Selahattin Çobanoğlu'nu koşturdular. Selahattin, birkaç gün önce ağır bir idman yaptığından olacak, kötü bir derece ile ancak sonlarda geldi.
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|