kapat
25.06.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ


TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ÅžANS&OYUN
ACİL TEL

ABDURRAHMAN YILDIRIM


Ekonomide ikinci yıl yüksek büyüme hızına hazır olalım

Yılın ilk üç aylık sanayi üretimi yüzde 8.3 olarak açıklandı. Gelecek hafta başında da ilk çeyrek büyümesi açıklanacak. Aracı kuruluşların araştırma birimlerinin ilk çeyrek tahminleri basında yer aldı. Araştırmacılar ve ekonomistlerin ilk üç aylık Gayri Safi Yurtiçi Hasıla artışının ortalaması yüzde 6.3'ü işaret ediyor. Birini hariç tutarsak tahminler yüzde 4.1 ile yüzde 7.8 arasında dağılıyor. Fark oldukça fazla.

Bizim tahminiz de üst sınırda çıktı. Yüzde 7.8 gibi bir rakama ulaştık. Bunu yüksek bulanlar olabilir. Ancak belli varsayımlarımız var.

En başta yüzde 7.8'lik büyümenin 2.9'unun ihtalattan, 2.7'sinin sanayiden geliyor. Sanayi kesinleşti. İthalatın patladığını, bunun ithalat vergisi, taşıma ve ticaret yoluyla milli gelire önemli katkı yapacağını hesaba kattık. Bir de, hükümetin harcamacı eğiliminden dolayı yılın ilk üç ayında devlet hizmetlerinin artacağını ve yüzde 7.8'lik milli gelirin 1.5'ini oluşturacağını varsaydık.

* Baz etkisinin sonu- Yılın ilk çeyreğinin Irak Savaşı'nın gölgesi altında geçtiğini, petrol fiyatlarının tırmandığını, siyasi ve ekonomik belirsizliklerin arttığını, hükümetin bu dönemin son ayında IMF ile yola devam etme kararı aldığını hatırlayalım. Bu bir dezavantajdı.

Ancak yılın ilk çeyreğinde yüzde 7.5-8 arasında çıkmasını beklediğimiz büyüme oranına ulaşmada geçen yılın düşük büyümesinin etkisi olacak. Bu dönem düşük baz etkisinin avantajını yaşayacağımız son dönem. Geçen yılın ikinci çeyreğinden itibaren başlayan yüksek büyüme deneniyle artık bu yılın ikinci çeyreğinden itibaren matematiksel avantajı kaybedeceğiz. Kaybolan bu avantajın yerini ikinci çeyrekten itibaren Irak belirsizliğinin ortadan kalkması aldı.

* Büyümenin nedenleri- Ancak geride bırakmakta olduğumuz ikinci çeyrek bize, yılın tamamında büyümenin ilk çeyrekteki gibi yüzde 7.5-8 civarında devam edebileceğini düşündürüyor.

İç ve dış şoklar yaşanmazsa yılın tümünde bu büyümeyi yakalayabiliriz. Bunun belli başlı nedenleri olarak şunları sıralayabiliriz

* Dünya petrol fiyatları düşüyor.

* Dolardan TL'ye dönüş döviz arzı yaratıyor. Bu da ithalat patlamasını finanse ediyor. İhracat ve ihtalat patlaması büyümeye çift yönlü katkı yapıyor.

* Hükümet ve belediyeler yerel seçimlere hazırlık yapıyor. Her yerel seçimin inşaat sektörünü canlandırıcı etkisi olduğu biliniyor. Bunun etkisiyle inşaat sektöründeki canlanma büyüme hızını daha yukarıya taşıyabilir.

* Büyümeyi negatif etkileyen mali kuruluşlardaki ve banka hizmetlerindeki daralma geçmiş iki yıldaki gibi sürmeyebilir. En azından bu iki kalemdeki matematiksel etki 2003 yılında olumlu çalışacak gibi görünüyor.

* Özel sektör yatırımları geçen yılın son çeyreğinden itibaren canlanmaya başladı. Bu canlanma devam ediyor. AB sürecinin hızlanmasıyla yatırım eğilimi yılın ikinci yarısında daha da ivme kazanabilir.

* Yakalanan yeni fırsat- Eğer büyük şoklar yaşayıp yılın ikinci yarısını kaybetmezsek, 1998 yılından beri ilk kez iki yıl üst üste büyümeyi yakalayacağız.

Ekonominin olduğu kadar hükümetin önünde ciddi bir fırsat var.

* Sonuç- "Fırsat kayıtsız bir tanrıçadır İyiye de iltimas eder kötüye de"Goethe

Mesajlarınız için: ayildirim@sabah.com.tr


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
TEMA
Sarı Sayfalar


Sizinkiler
ArboMedia

Copyright © 2002, Bilgin Elektronik Yayıncılık ve İletişim A.Ş. - Tüm hakları saklıdır