|
 |
|

Bir dilim ekmek bile ölüm sebebi olabilir
Tahıla dayalı besin maddeleri Çölyak hastalarında ölümcül derecede alerjik etki yapıyor. Bu hastalığa yakalananlar arasında yaşamı boyunca makarna yememiş olanlar var
Türkiye'de yaşayan yüzlerce kişi için bir dilim ekmek, bir porsiyon baklava, tek bir büskivi, bir tabak makarna tam bir zehir etkisi yaratıp ölümlerine yol açabiliyor. Tıp dilinde 'Çölyak' adı verilen hastalığa yakalananlarının yaşamları boyunca bir parça pasta yemeleri bile tamamen yasak.
İnce bağırsak alerjisi olarak bilinen bu hastalık; buğday, arpa, yulaf, çavdar gibi tahılların içinde bulunan gluten ismi verilen proteine karşı ince bağırsağın ömür boyu sürecek bir hassasiyet göstermesi olarak tanımlanıyor. Hastalık yaşamın herhangi bir döneminde aniden ortaya çıkabiliyor.
Küçük çocuklarda kusma, ishal, karın şişliği, kilo alamama ve boy uzamasında yavaşlama gibi tipik belirtilerle ortaya çıkabileceği gibi daha ileri yaşlarda sadece kansızlık, boy kısalığı ve kemik zayıflığı gibi sorunlarla kendini gösteriyor. Bazen hastalık ameliyat, doğum, hamilelik, viral enfeksiyonlardan ya da şiddetli duygusal stresten sonra tetiklenip aniden beliriyor. Diğer hastalıklarla karıştırıldığı için teşhis konulmakta zorlanırsa hastayı öldürebiliyor.
Avrupa ülkelerinde yaklaşık her bin kişinin birinde görülen Çölyak için tek tedavi yöntemi ömür boyu sürecek bir rejim. Çölyak hastaları gıda maddelerinin ambalajları üzerindeki yazılı olan bilgileri dikkatle okuyarak, kendileri için zararlı maddelerden uzak durmak zorundalar. Bu maddelerden yanlışlıkla bir miktar yediklerinde hastalık yeniden ortaya çıkarken hastayı komaya sokabilecek kadar etkili olabiliyor.
Çölyaklı hastaların kendi aralarında dayanışma sağlamak için oluşturduğu Çölyakla Yaşam Derneği her gün internet sitesinden uzun listeler yayınlayarak hangi yiyeceklerin yenebileceğini üyelerine bildiriyor. 'Ekmeksiz bir hayat nasıldır, bilir misiniz' sloganını kullanan dernek, gluten içermeyen tek bir büskivi üretilmesi için uzun süre çaba sarfetmek zorunda kalmış. Sonunda üretilmesi sağlanan bu özel büskivinin ardından şimdi de amaçları glutensiz makarna üretimini sağlamak.
İTHAL GIDA YİYORLAR
Onlar için yapılan gıdaların çoğu yurtdışından geliyor ve fiyatları normal ürünlerin bir kaç katına çıkabiliyor. Glutensiz unun yarım kilosu 20 milyon liraya, bir paket makarna ise 10 milyon liraya alınabiliyor.
Çölyakla Yaşam Derneği Başkanı Oya Özden, dokuz yıl önce bu hastalıkla tanışmış. Bir gecede beliren hastalık teşhis edilene kadar bir kaç ay içinde Özden'in 39 kiloya kadar düşüp ölümün eşiğine gelmesine neden olmuş. Oya Özden, şimdi dernekte her gün yazdığı özel listelerle hastalara neleri yiyebileceklerinin listesini veriyor.
BAKLAVAYA HASRET BİR ÖMÜR
Derneğin Genel Sekreteri Aylin Küçük ise bu gün otuz yaşında. Almanya'da iki yaşında hastalığın teşhisi konulmuş. Küçük, hayatı boyunca hastalığı nedeniyle tek bir poğaça bile yiyemediğini, baklavanın tadını hep çok merak ettiğini ama hiç tadamadığını söylüyor. Onun yiyemediği şeylerin listesi yiyebildikleri yanında oldukça uzun.
Minik Tan ise 13 aylık olmasına karşın bu garip hastalığın mağdurları arasında. Annesi Derya Ukav, "Oğlum ne yerse çıkarıyordu. O kadar çok kilo kaybetti ki, o kiloları geri alması için de ben de sürekli ona nişastalı yiyecekler, tarhana vermeye başladım. Bilmeden onu zehirliyor muşum. Hastalığı ortaya çıkınca bu sıkı diyete başladık iki ay içinde süratle kilo aldı ama şimdi onu hayatı boyunca bekleyen bir diyet var" diyor.
HIZLA ZAYIFLADI
Bu hastalardan biri olan Fatih Keskin ise Boğaziçi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı öğrencisi, dersler ve sınav stresi nedeniyle çok yoğun olduğu günlerde hastalığı belirmiş. Bu nedenle okuluna bir yıl ara vermek zorunda kalmış. Altı ay içinde tam 15 kilo kaybetmiş. "Çok sosyal bir insandım, ancak hastalık nedeniyle yatağa bağlandım. Teşhisin konulması tam bir yıl sürdü. Hayattan ümidimi kestiğim dönemde bir doktor Çölyak olabileceğimi söyledi. Diyete başlar başlamaz, hemen düzelme başladı" diyor. Fatih Keskin, gelecek yıl üniversiteye yeniden devam etmeyi planlıyor.
Türkiye'de bu durumda 15 bin Çölyak hastasının olduğu tahmin ediliyor. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ahmet Aydın, düşük proteinli diyetin çok önemli bir rol oynadığını ancak Türkiye'de glutensiz gıda üretiminin yetersiz olduğunu söylüyor. Üniversitesi bünyesinde yapılan araştırmalarla bu şekilde üretilen bir tek büskivi geliştirebildiklerini değinen Aydın, şimdi makarna üretimi için çalışmaların sürdüğünü anlatıyor.
Çok zararlı bildiğinizin yararı da var
Kahve, yağlı yiyecekler, içki, stres ve sporsuz bir hayat...Tüm bunlar bugüne kadar hep hayatımız için tehlike oluşturan alışkanlıklar olarak tanımlandı. Fakat Forbes dergisinde yer alan bir habere göre zararlı olarak nitelendirilen bu alışkanlıklar, dozunda yapıldığı sürece zarardan çok yarar getiriyor. İşte "zarardan" çok "yarar" getiren alışkanlıklar ancak aşırıya kaçmadan
Kahve
Amerİkan Tıp Kurumu dergisinda 2000 yılında yayınlanan bir araştırmaya göre kahve safra kesesi ve böbrek taşı oluşumunu engellerken kolon kanseri ile Parkinson hastalığına yakalanma riskini azaltıyor. Fakat çok fazla kahve tüketimi uyku problemlerine ve strese neden oluyor.
Yağlı yiyecekler
Harvard Tıp Akademisi tarafından yapılan araştırmada düşük kalorili yiyeceklerle yapılan diyetlerle insanların kilo almaktan çok kilo verdiğini ortaya koydu. Profesör Lawrence Cheskin "Aslında tüm yağlar kötü değil. Düşük kalorili yiyeceklerle de insanlar kilo verebilir. Ayrıca bazılarının bağışıklık sistemi için koruyucu etkisi olduğu gözardı edilemez" dedi.
İçki
Ocak 2003 yılında Yeni İngiliz Tıp dergisinde yer alan bir araştırmaya göre her gün bir iki kadeh içki içen insanların kalp krizi geçirme riski yüzde 35 felç geçirme riski ise yüzde 30 azalıyor. Uzmanlar erkeklere günde iki kadınlara ise bir kadeh içki içmelerini öneriyor. Fakat alkol oranın artması kalp krizinden, kansere ve kazalara kadar birçok tehlikeyi de beraberinde getiriyor.
Spor
Uzun saatler kapalı ofislerde çalışmak zorunda kalıp spora vakit ayıramıyorsanız merdiven çıkmak, arabanızı evinizin uzağına park ederek yürüyüş mesafesi kazandırarak spor salonlarına gitmediğiniz için oluşan açığı kapatabilirsiniz.
Stres
Stres günlük hayatımızın vazgeçilmez bir parçası ve insan sağlığı için büyük bir tehdit. Fakat uzmanlar aşırıya kaçmayan stresin insan sağlığı için yararlı olduğunu açıkladı. Dozunda stres insanların fiziksel ve zihinsel değişimlere hazırlıyor. Ayrıca insanların olaylar karşısında daha uyanık ve zeki davranmasını sağlıyor.
Esra TÜZÜN
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|