kapat
08.06.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ


TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ÅžANS&OYUN
ACİL TEL


Enişte Siirt'e küstü mü?

Tillo'da bir tören vardı. Törene "Başbakan da" davetliydi. Ancak, Recep Tayyip Erdoğan "çok meşgul."

Ankara'ya 1.120 kilometre uzaklıktaki Tillo'ya gidemedi.

Bir "telgraf" gönderebilirdi. Onu da göndermedi.

Ve Tillolular "fevkalade incindiler."

****

Tillo, Siirt'e yedi kilometre.

Eskiden "köydü."

Sonra "belde" oldu.

Ardından da ilçe.

Ve "adı" değiştirildi. "Aydınlar" oldu.

Tillolu, bu "yeni ismi" yadırgamadı... Hatta "çok da beğendi."

Nedenini Siirtli Gazeteci Cumhur Kılıççıoğlu'dan dinleyelim

- Tillo, Arapça'dan gelir... Bölgede, yüce ruhlar diyarı diye bilinir... Tillo, aydınlanma haraketinin başladığı yerdir... Tillo'ya en yakışan isim de Aydınlar'dır.

Tillo'nun adı "Aydınlar" oldu, olmasına ama... Tillo, halk arasında hala "Tillo."

Tillo dışında "Tillolu" pekçok.

Ankara'da, İstanbul'da, Avrupa'da "Tillo Dernekleri... Vakıfları" bile var.

****

Biz yine "konumuza" dönelim.

Başbakan "Tillo'ya telgraf göndermedi."

Tillolular "üzüldü." Recep Tayyip bey, Başbakan olduktan sonra Siirt'e gitmişti.

Kentin çıkışındaki "Yatılı Bölge Okulu'nda" konuşmuştu.

Ama "ÅŸehre girmemiÅŸti."

"Caddede, sokakta" dolaşmamıştı. Ve Siirtli de "alınmıştı."

****

Siirtli'nin "alınganlığı" ile Tillo'nun "kırgınlığı" üstüste gelince... Siirt'in MÜCADELE Gazetesi manşeti çekti

"Başbakan Erdoğan'ı Siirt'e küstüren mi var?"

"Daha önce şehre girmeyen Enişte, Tillo'daki 300. yıl törenlerine mesaj bile yollamadı."

"Suçlu kim; Parti mi, Marti mi?"

****

Siirt'in "fahri hemşehrisi" sayılıyoruz ya... Siirt'ten arayan, arayana

- Yavuz bey, eniştemiz bize küstü mü?.. Enişteyi küstürecek ne yaptık?

Sahi, sayın Başbakan...

"Eşinizin memleketine... Seçim bölgenize" küs müsünüz?

****

Cumhur Kılıççıoğlu. 65 yaşında. 41 yıldır Siirt'te, MÜCADELE Gazetesi'ni çıkarır.

Mücadele "elle dizilen" dört sayfalık bir gazetedir. Ve "antika" dır.

Zaten gazetede "bu husus" da belirtilmiÅŸtir.

"Bu gazete antika değerindedir... Yere atılmaz. Üstüne basılmaz. Ambalaj yapılmaz. Okuduktan sonra il dışındaki bir yakınınıza gönderiniz" denilmiştir.

****

- Cumhur bey... Tillo küçük bir ilçe.

- Doğru... Türkiye'de lisesi olmayan tek ilçe... Ama çok önemli bir ilçe... Astronomi bilimi açısından dünyanın merkezi.

- Dünyada ne kadar Tillolu var?

- Tam olarak bilemiyorum... Ama dünyanın her yerinde rehberleri vardır.

- Nasıl rehber?

- Rehber, Tillo'da olup biteni... Ölen, kalanı... Düğün, derneği takip eder... Hemen bir başka Tillolu'ya bildirir... O Tillolu, tanıdığı başka Tillolu'yu arar... Yani Tillo'da kuş uçsa, anında Kanada'daki Tillolu'nun haberi olur... Tillolu, dünyanın en örgütlü sivil toplum modelini bulmuştur.

****

Cumhur beye göre Siirt'li "iki olaya" üzüldü.

"Bir olaya" sevindi.

Sevinç, "üzüntüyü biraz olsun hafifletti."

- Nelere üzüldünüz?

- Başbakan Siirt'e geldi... Ama şehre girip de halka el sallamadı... Ve sonra da Tillo'ya bir telgrafı çok gördü.

- Neye sevindiniz?

- Evneciler'den, Siirtli avukat Nizamettin Erener'in kızı Sertab Erener, Eurovision'da birinci oldu... Siirtli sabaha kadar sevincinden uyuyamadı... Yavuz bey... İşte Siirt... Başbakan mı lazım?.. Buyur... Eurovision birincisi mi lazım?.. Buyur.

Milli Eğitim Bakanı: Başbakan hiç küser mi?
Eski adıyla Tillo, yeni adıyla Aydınlar'daki tören "Fakirullah Hazretleri'nin en büyük eseri İbrahim Hakkı'nın 300. yıldönümü" töreniydi.

Töreni İlçe Eğitim Müdürü İrfan Sağlam sundu. "Bölgeden" de katılan çoktu, "Bölge dışından" da.

Ankara Tillolular Derneği Başkanı, TPAO Genel Müdür Yardımcısı Feyzullah Toprak da vardı...

İstanbul Tillolular Derneği Başkanı Nimet Kaya da... Tillolular Vakfı Başkanı İ.Hakkı Tekin de.

Ve Van'dan, Diyarbakır'dan, Şanlıurfa'dan... Diğer illerden gelen Tillolular da.

Törene "pekçok telgraf" gönderildi.

Van Valisi Hikmet Tan'ın, milletvekilleri Öner Ergenç ile Egemen Bağış'ın telgrafları alkışlandı. Ama Milli Eğitim Bakanı Doç. Dr. Hüseyin Çelik'in telgrafı "bir başka alkışlandı."

Zira Tillolu'ya göre

"O da bir Tillolu... Tillo evladı."

****

- Sayın Bakan... Tillolu musunuz?

- Dedem Tillolu... Babam 5-6 yaşındayken Tillo'dan ayrılmış... Annem Vanlı... Ben Van-Gürpınar doğumluyum ama... Aslen Tilloluyum. Geçen dönem Meclis'te beş Tillolu vardı.

- Kimlerdi?

- Oktay Vural (İzmir), Zeki Çelik (Ankara), Alaattin Sever (Batman), Ahmet Aydın (Siirt) ve ben.

****

- Sayın Bakan... Tillo'daki törene sayın Başbakan telgraf göndermemiş... Tillolular kırılmışlar... Başbakan bize küstü mü diye?

- Yavuz bey, olur mu hiç?.. Sayın Başbakanımız Tillo'yu... Yani Aydınlar'ı çok iyi bilirler... Tillo, sayın Başbakan'ın seçiminde AK Parti'ye yüzde yüze yakın oy verdi... Başbakanımız böyle bir vefasızlık yapar mı?.. Tillo'ya hiç küser mi?.. Tamamen Özel Kalem'in dikkatsizliğinden, ihmalinden kaynaklanmış... Size soranlara lütfen söyleyin... Başbakanımız ne Siirtli'yi incitir, ne Tillolu'yu kırar... Hiç böyle şey olur mu?

Marifetname... Bir astronomi kitabı
Sayın Milli Eğitim Bakanı.

Tillo'daki tören "nedir?"

Tillolular için "neden çok önemlidir?"

Siz "o bölgenin" insanısınız.

Anlatır mısınız?

****

Sayın Donat.

Fakirullah, Allahın fakir kulu anlamındadır. Fakirullah Hazretleri'nin asıl adı Şeyh İsmail'dir.

Aslen Erzurum-Hasankale'dendir.

Sonra Tillo'ya gelmiÅŸ.

Ve burada en büyük eserim dediği İbrahim Hakkı Hazretleri'ni yetiştirmiş.

İbrahim Hakkı, gök bilimleri ile uğraşmıştır.

Marifetname adlı kitabı yazmıştır.

Tören, işte bu büyük bilim adamı için düzenlenmiştir.

****

Sayın Milli Eğitim Bakanı.

Marifetname nedir?

Kısaca özetler misiniz?

****

Sayın Donat.

Marifetname, 17. yüzyılda yazılmış bir astronomi kitabıdır.

Piri Reis'in haritası kadar önemli bir eserdir.

Tillo'da saat bir iken, dünyanın neresinde saat kaç, bu ayrıntılar bile İbrahim Hakkı tarafından araştırılmıştır.

Çalışmaları, dünya çapındadır.

Size bir örnek vereyim.

İbrahim Hakkı, Tillo'nun dışında bir tepeye kule yapmış.

Bu kulede bir delik var.

Deliğe, aynalı bir düzenek kurmuş.

Sabahın ilk ışığı, kulede bu delikten giriyor ve İbrahim Hakkı'nın hocasının mezarına yansıyor.

Sayın Donat.

Güneş hergün farklı saatte doğuyor. Yaz farklı, kış farklı.

Ama öyle bir sistem kurmuş ki, güneşin ilk ışığı, hergün aynı mezara yansıyor.

Aradan yüzyıllar geçti.

Bugün hala aynı ince ayar tutturulamıyor.

****

- Sayın Bakan... Kule hala duruyor mu?.. Yani rasathane.

- Yıkıldı... Kalıntıları duruyor.

- Mezar?

- Türbe... Türbeler duruyor tabii.

AB'ye giden yol
Siirt'te bir "çalışan kadın" araştırması...

Günde dört milyon liraya ve sigortasız çalışan 80 kadından, sadece dokuzu okuma-yazma biliyor.

Siirt'le ilgili bir başka "gösterge" de milli gelirle ilgili.

Papua Yeni Gine'de milli gelir 1.150 dolar.

Siirt'te 1.111.

****

BaÅŸbakan ErdoÄŸan "Siirt Milletvekili."

Bizce hiç zaman kaybetmeden "AB'ye giden yol Siirt'ten geçer" demeli.

Yol Siirt'ten geçerse belki "göstergelerin iyileşmesine" katkısı olur.


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
TEMA
Sarı Sayfalar


Sizinkiler
ArboMedia

Copyright © 2002, Bilgin Elektronik Yayıncılık ve İletişim A.Ş. - Tüm hakları saklıdır