|
 |
|

MERT AYDIN
Politikacılara ders
Belçika'da politikacıların arasındaki kavga hiç bitmez. Bir yanda Wallon'lar (Fransızca konuşanlar) bir yanda da Flamanlar daha fazla hak elde etmek için birbirlerini yer dururlar. Ama dün Fransa Açık finalinde tüm Belçika, kortta ter döken iki genç kızı alkışlamak için yarışıyordu.
Wallon Justine Henin-Hardenne ve Flaman Kim Clijsters, 13-14 yıldır devam eden dostluklarının böylesine üst seviyede bir finalde bozulmasın istemiyorlardı. Nitekim final öncesinde ikisi de ortamı yatıştıran açıklamalar yapıyorlardı. Henin, "Kavga etmek politikacıların işi. Biz tüm Belçika'yı birleştirdik" diyordu kameralara ülkesindeki şahinlere mesaj verircesine.
Serena Williams'ı 3 setlik bir maratonun ardından deviren Justine'in bu maça bu kadar diri çıkabileceğini düşünmüyordu kimse. Rakibine oranla daha yumuşak bir yoldan finale yükselen Clijsters'ın daha az yıpranmış olacağı kanısı hakimdi. Ne var ki Henin belki de Williams'ı yendiği anda kafaca şampiyonluğu yakalamıştı. O maçın getirdiği yüksek moralin finale artı şekilde yansıyacağını hesaba katmamıştı kimseler.
Hewitt'in desteÄŸi yetmedi
Clijsters ise maçtan önce Henin'le yaptıkları ısınma vuruşlarının bitmediğini zannediyordu herhalde. Çünkü ilk set boyunca Henin'in winner'larını bizim gibi seyrettiği gibi tam 6 servis kırma şansını da laubali bir şekilde heba etti. 6-0 biten bu sette 12-2'lik winner üstünlüğü her şeyi açıklıyordu.
2. sette ayılmaya başladı Kim. Yandan sevgilisi Lleyton Hewitt'in "Haydi Kim" diye bağırmasıyla maçı çevirme şansını da buldu. 8'inci oyunda Henin'in servisini kırdığında yeşeren umutları rakibine hediye ettiği servisle bitiverdi.
Sonuçta kazanan Belçika tenisi oldu. Bu küçük ülke ilk kez bir Grand Slam şampiyonu çıkardı. Genç nüfusuyla övünen ve artık hemen tüm dallarda belli seviyeye ulaşan Türkiye ise bu maçı televizyondan izledi. Maalesef bir başka ülkenin sporcularını tutarak.
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|