|
 |
|

STAVRO PSYHARIS
Türkiye AB'ye girebilir mi?
Yıl 1978'di. O dönemde Yunanistan Başbakanı Konstantin Karamanlis'in yurtdışı ziyaretlerinden birini izlemek için Roma'ya uçuyordum.. Ziyaretin amacı, Yunanistan'ın Avrupa Birliği'yle (o zamanlar AET) ilişkileriyle ilgiliydi. Yanımda oturan saygıdeğer bir kişiyle tanıştım. Patrikhanenin en aydın din adamlarından biri olan Halkidon (Kadıköy) metropoliti Meliton'du kendisi.
Biz sizi destekliyoruz
Sohbet üzerine sohbet ederken kritik bir soru üzerinde durduk. Soru şuydu Avrupa Birliği'ne üyeliğini garantilemiş bir Yunanistan'ın, Avrupa ülkeleri ailesine katılmak istemesi durumunda Türkiye'ye karşı tavrı ne olmalıydı? Buna verilecek en doğal yanıt Türkiye daha üç yıl önce Kıbrıs'a asker göndermişken, hafızalarda hâlâ tazeliğini koruyan yaralar henüz sarılmamışken Yunanistan'ın Türkiye'nin Avrupa'ya girme talebini veto etmesi gerekirdi.
Ancak saygıdeğer din adamı tamamen farklı düşünüyordu. "Yunanistan'ın, Türkiye'nin Avrupa ailesine katılması için mücadele etmesi gerekir" diyordu. Buna gerekçe olarak da, "Avrupa ailesine katılmakla sınırların ortadan kalkacağını ve iki halkın düşmanlık ve rekabet duygularından arınarak birlikte yaşabileceklerini, çünkü Avrupa'nın bütünleşmesiyle aslında Avrupa'nın tek devlet olacağını" gösteriyordu.
Aradan 25 yıl geçti. Yunanistan 1980 yılında birleşen büyük Avrupa ailesinin 10'uncu üyesi oldu. Bunun ardından 15 ülkenin de katılımıyla bugün için Avrupa Birliği'nin üye sayısı 25'i buldu. Bu ülkeler Avrupa'nın zenginlikleri kadar sorunlarını da paylaşmaktalar. Birbirlerinin mutluluğuna ancak acılarına da katılmaktalar. Aynı hedefleri saptamaktalar, her birininin ayrı ayrı katkısıyla ortaklaşa inşa ettikleri kültürü yaşatmaktalar ve Avrupa halklarının yarınki barış ve huzurunu garanti altına almaya çalışıyor ve çalışmaktalar.
Türkiye, aramıza katılmak amacıyla bugün için Avrupa'nın kapılarını çalmakta. Türkiye'nin, bu uğraşılarına destek verenler olduğu kadar, karşı çıkanlar da var. Yunanistan, destek verenlerin arasında yer alıyor. Atina'da hükümet, Türkiye'nin Avrupa perspektifini desteklediğini birçok kez açıklamış bulunuyor. Türkiye'nin Avrupa yolundaki en iyi müttefikinin Yunanistan'dan başkası olamayacağı da açıkça görülmektedir.
Erdoğan'ı sabote etmek
Yunanistan'ın yönetici sınıfı, siyasi ve ekonomi çevreleri -en önemlisi- elit tabakası, Türkiye'nin Avrupa perspektifini kabul etmekte ve desteklemektedir. Çünkü Yunanistan'ın ve Avrupa'nın uzun vadeli geleceği ve çıkarları bunu gerektirmektedir. Yunan halkının, bütünüyle Türkiye'nin Avrupa geleceğini desteklemeyi sürdüreceğini güvence altına almak şarttır.
Türkiye, anlaşıldığı kadar bugünkü Türk hükümetinin gösterdiği iyi niyet gibi, işbirliği ve zeytin dalı uzattığı zaman, Yunan halkının bu desteği gözler önüne seriliyor. Bu destek, Türkiye'de bazı çevreler Erdoğan hükümetini sabote ettiği ve siyasetini değiştirdiği zaman büyük yaralar alabilir.
Türkiye'nin Avrupa geleceği bir iç meselesidir!
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|