|
 |
|

MUHARREM SARIKAYA
"Avrupa Birliği için mızırdanmak"
Dokuzuncu Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, bir süredir Anadolu'yu turluyor. Önceki gün Kars'ta idi. Anadolu'daki havayı sorduk.
"Vatandaş Ankara ile fazla ilgili değil" diye söze başladı, nedenini şöyle özetledi
"Herkes görmüş ki kendisinden başka yardımcı olacak yok..."
Gelecek hafta en çok tartışılacak konuların başında yer alacağı bugünden görülen AB Ulusal Programı konusuna gelince;
Demirel, gelecek yıl AB Parlamentosu ve komisyonlarının 25 üyeye göre şekilleneceğini anımsatarak konuşmaya başladı ve ekledi
"Şimdi mesele Bürüksel'de değil, Ankara'da. Onlar bir Katılım Ortaklığı çıkarmışlar. Sizin de buna uymanız lazım. Hapishanelerinizi, karakollarınızı, yargı sisteminizi buna göre uydurmanız lazım. Türkiye, kendi kendini silkelemeli."
AB'nin iyi niyetli olmadığına ilişkin eleştirilere ise Demirel'in yaklaşımı şöyle
"AB iyi niyetli olmayabilir, dikkat edin kötü niyetli demiyorum. Türkiye üstüne düşeni yaptıktan sonra bunların hiçbir önemi kalmaz."
9. Cumhurbaşkanı, bir uyarıda da bulundu
"Ordu AB'ye karşı olmadığını, hem Genelkurmay Başkanı'nın hem de İkinci Başkanı'nın ağzından söyledi. Orada durum gayet sarihtir. Ordu ile AB'yi karşı karşıya getirmemek lazım. Hükümet ve ordu meseleyi içerde çözmeli. Tek vücut olarak AB'nin karşısına gitmeli."
Yargıtay'ın emsal kararı
Demirel'in hemen ardından Adalet Bakanı Cemil Çiçek aradı.
Çiçek de AB konusunda Demirel ile aynı paralelde.
Bakan Çiçek, ilki 2001'de hazırlanan ve yenilenecek olan AB Ulusal Programı'nın 15 Haziran'a kadar Meclis'ten çıkacağını bildirdi.
Ulusal Program ve 6'ıncı Uyum Paketi çıksa bile, hala uygulamada bazı aksaklıklar olduğunu anımsattık.
Kürtçe konuşma ve yazma ile ilgili son günlerde savcıların açtığı davaları sıraladık.
Adalet Bakanı, her kurum ve kuruluşun AB konusunda personelini bilgilendirmesi gerektiğinin altını çizerek söze başladı.
Hakim ve savcıların yasaları uygulamakla yükümlü olduklarını kaydettiğimizde ise şöyle dedi
"Bazı şeyler olmasa iyi olacak. Ama neticede insanımızın eğitim düzeyi de ortada. Ne diyelim yani, Adalet Bakanı olarak emir vermeye yetkim yok. Ama 2-3 sene evveline nazaran da çok olumlu."
Mızırdanmanın anlamı yok
Çiçek, "Bakın bu tür durumun önünü kesmek için yeni bir proje geliştiriyoruz" dedi ve devam etti
"Yargıtay Başkanı Erarslan Özkaya ile konuştuk. Buna göre, mahkemelerin kararları Yargıtay'a geldiğinde konuya, bir de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve AB çerçevesinden bakılacak.Yargıtay, bu yönde 20-30 karar alırsa mahkemeler için de emsal olur. Bu sorunlar da zaman içinde çözülür."
Çiçek, sadece emniyetin, yargının değil, bütün kurumların AB hedefine kilitlenmesi gerektiğini söyledi.
Kamu kuruluşlarında uzun yıllardır AB ile ilgili bir birim bulunmasına karşın, AB Genel Sekreterliği'nin Ulusal Program hazırlarken hala sıkıntılarla karşılaştığını hatırlattık.
Çiçek, bir çok kurumun, hatta aydının AB'ye karşı olabileceğini belirtti.
Ardından biraz da sitem dolu şu cümleleri sıraladı
"AB'den soyutlanmış, ABD ile ilişkileri limoni bir Türkiye... Bunun alternatifi ne, siyasi enlem ve boylamı neresi olacak, onu da açıklasınlar. Yoksa mızırdanmanın bir anlamı yok."
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|