|
 |
|

Ben bu iÅŸin doktoruyum
Ameliyat için doktora güvendiğiniz gibi bana da futbol için güvenebilirsiniz. Eğer ameliyat sırasında doktora müdahale ederseniz, hasta ölür. Futbolda zamana ihtiyaç yoktur. Ben bunu söylersem oyuncularımı korkutmuş olurum. Aziz Yıldırım ve benim hissettiğim baskıyı onlar da üstlerinde hissetmeli. Ben çok çalışırım ama çok söz vermem. Başarı planlanır. Yönetim, teknik kadro, iyi oyuncular, ateşli taraftar ele ele verirse başarı gelir
Samandıra Tesisleri'ne ilk gidişim. Mustafa Denizli iki-üç kez davet etti, gidemedik. Ardından Lorant rüzgar gibi gelip geçti Samandıra'dan. Daha sonra Oğuz Çetin göreve geldi. Çetin'in davetine gidemeden, o Samandıra'dan gitti. Kısmet Daum'aymış. Alman teknik adamla konuşmak için Deniz ve Bahadır'la birlikte atladık gittik Samandıra'ya.
Açık söylemek gerekirse 45 dakika kadar bekledik Daum'u. Yan odada yönetimle toplantı yapıyordu. Toplantı biter bitmez Daum yanımıza geldi ve söyleşiye başladık.
Alman çalıştırıcıya ilk sorumuz "Neden başka bir takım değil de Fenerbahçe?" oldu. Önce bir Türkçe giriş yaptı Daum, "Türkiye'de olmaktan çok mutluyum" dedi ve devam etti.
"Ocak ayında Barcelona, Schalke, Atletico Madrid ve Leeds'le ilgili gelişmeler oldu. Ancak bütün bu görüşmeler tekliften çok nabız yoklama şeklindeydi. Fenerbahçe ise yaklaşık 6 hafta önce çok ciddi bir teklifle geldi. Bana konsantre olduklarını ilettiler ve net bir teklif yaptılar. Ben de Fenerbahçe'nin maç kasetlerini istettim. Seyrettim, düşündüm ve karar verdim."
* Austria Wien'le sözleşmeniz varken Fenerbahçe'yi düşünmeye başladınız bir anlamda.
Aslında en iyi teklif yine Austria Wien'inkiydi. Ayrıca Şampiyonlar Ligi'nde oynayabilecektim. Ama Avusturya bana hitap etmiyordu. Geçen hafta başında Olympiakos'dan da çok ciddi bir teklif geldi. Onlar da Şampiyonlar Ligi'ne katılıyorlardı ve çok ısrarcıydılar. Ama Fenerbahçe'yi ikinci kez reddetmek istemedim.
* Daha önce reddetmiştiniz, öyle mi?
Aziz Yıldırım 3 yıl önce bana çok ciddi bir teklifle geldi. Beni Leverkusen'den koparmak için çok uğraştı. Ama sözleşmem vardı ve gelemedim. İkinci teklif geldiğinde Aziz Bey'e, "Geçen sefer beni almak için çok uğraştınız. Şimdi ben Austria Wien'le bağlarımı koparmek için aynı uğraşı vereceğim" dedim. Ve Yıldırım'a verdiğim sözden dönmedim. Fenerbahçe'yi belli bir noktaya getirmek önemli. Burada yapabileceğim çok şey olduğuna inanıyorum.
* Bu Türkiye'ye üçüncü gelişiniz. İlk ikisi Beşiktaş için oldu. Fenerbahçe'yle karşılaştırdığınızda arada önemli bir fark var mıydı?
Sadece bu soruda değil bundan sonra bana sorulacak tüm sorularda Beşiktaş'la Fenerbahçe'yi karşılaştırmaktan kaçınacağım. Beşiktaş'la olan çalışmam geçmişte kaldı. Artık benim için Fenerbahçe var. Ya da size şöyle bir yanıt vereyim. Serdar Bilgili çok iyi arkadaşım ama artık Fenerbahçeli'yim. İnşallah onlarla Şampiyonlar Ligi finalinde karşılaşırız.
-* Serdar Bilgili Fenerbahçe'ye gelmenizi 'Bizim için tehlike' diye yorumladı.
Bilgili'ye teşekkür ederim. Saha dışında hep dost kalacağız. Ama saha içinde birbirimizi yenmek için herşeyi yaparız.
* Lorant'ın sizi İnönü'de 2-0 mağlup ettiği maçın skoru ters olsa Beşiktaş'la Şampiyonlar Ligi'ne gidecektiniz. Belki Lorant Fenerbahçe'de olmayacaktı.
Beşiktaş benimle sözleşme uzatmak istedi. Ama o dönemde futbola konsantre olamıyordum. Dinlenmeye ihtiyacım vardı. Daha sezon bitmeden ayrılacağımı biliyorlardı. Zaten Lucescu'ya teklif götürdüler ve anlaştılar.
Beşiktaş'ta zor günler geçirdim. Yeni bir takımla son haftalara kadar Galatasaray ve F.Bahçe ile şampiyonluk yarışı yaptık. Onların 100. yılda Lucescu'yla şampiyon olmalarına da sevindim. Önemli bir başarı çünkü. Benimse dinlenmeye ihtiyacım vardı. 3 ay Arjantin ve Brezilya'ya giderek kendimi yeniledim. Futbol bilgimi artırdım. Sayısız maç ve oyuncu izledim. Benim adıma çok yararlı bir dinlenme devresi oldu. Sonra da Austria Wien'in teklifini kabul ettim.
* Nedir Fenerbahçe'nin hastalığı. Neden sarı-lacivertli peşpeşe iki yıl bile şampiyon olamıyor?
Futbolu araba kullanmaya benzetiyorum. Araba kullanırken dikiz aynasından çok öndeki cama bakıyorsunuz. Futbol da böyle. Fenerbahçe Avrupa'nın en büyük camialarından biri. Geçmişi beni ilgilendirmiyor. Geçmişte teknik direktörlerin neler yaşadığı da. Büyük kulüplerde bu tür baskılar olması normal. Çünkü her zaman büyük kulüplerde büyük beklentiler vardır.
* Kendinize çok güveniyorsunuz anlaşılan.
Futbolda one-man show'la bir yere gelemezsiniz. İyi yönetim, iyi teknik kadro, iyi oyuncular, iyi kulüp çalışanları ve arzulu bir taraftar kitlesine ihtiyacınız vardır.
Burada herşey var, neden başarılı olmayalım ki? Başarı planlanabilir.
* Yani bütün sorumluluğu üstleniyorsunuz?
Sportif açıdan bütün sorumluluk bende. Her zaman öyle oldu. O yüzden her gittiğim yerde başarılı oldum.
* Şimdiye kadar işinize müdahale oldu mu? Yani kulüp içersinde sizin yetki alanınıza giren bir konuda müdahale yapıldı mı?
Çok yardımcı olmak istediler. Ama onlara, "Ameliyata giren bir doktora nasıl güvenip hastayı emanet ediyorsanız, bana da güvenin" dedim.
* Ya işinize karışan olursa?
Hasta ölür.
* Yeni göreve gelen teknik direktörlerin ortak bir sözü vardır, "Zamana ihtiyacımız var, birkaç ay sabredin" diye. Sizin ne kadar zamana ihtiyacınız var?
Futbolda zamana ihtiyaç yoktur. Ben bunu söylersem oyuncularıma koz vermiş olurum. Nasıl Aziz Yıldırım'ın ve benim üzerimde büyük bir baskı varsa onlar da bu baskıyı hissetmeli. Baskı herkesin üzerinde olmalı.
* Tüm yetkiyi üstlendiniz ve zamana ihtiyacınız olmadığını söylüyorsunuz. Fenerbahçe'yi bu yıl şampiyon yapıp, gelecek sezon Şampiyonlar Ligi'nde yarı finale hatta finale taşıyabilir misiniz?
Ben çok çalışırım, çok söz vermem. İlk basamak takıma hız kazandırmak. Futbolcuları takım oyununa ve kazanmaya inandırmak. Herkes üzerine düşen mücadeleyi göstermeli. Sahadaki futbol seyirciye zevk vermeli.
Türk Milli Takımı'nı çalıştırmak isterim
Şenol Güneş arkadaşım o yüzden yanlış anlaşılmasın. Ama Dünya Kupası'na Almanya'yla değil Türkiye'yle gitmek isterim
* Milli Takım'ın başına geçecekken bir şokla karşılaştınız. Almanya'ya karşı bir kırgınlığınız oldu mu?
Almanya orada kaldı. Schalke'ye gidebilirdim ama istemedim. Alman futbolundaki en büyük teknik adamlardan biri olmak önemli olabilir. Ama benim için Türkiye'deki en iyi teknik direktör olmak daha önemli.
* Alman Milli Takımı'yla bir Dünya Kupası kazanmak istemez misiniz?
Yanlış anlamayın, kimse de başka birşey çıkarmak istemesin. Şenol Güneş benim çok iyi arkadaşım. Ona her konuda sınırsız destek veririm. Ancak Dünya Kupası'na Alman Milli Takımı'yla değil, Türk Milli Takımı'yla katılmak isterim. Almanya'da herşeyi kırdılar. Benim güvenimi sarstılar. O yüzden bütün tekliflere yaklaşırken Almanya dışını istediğimi söyledim. Almanya'yı düşünmüyorum.
* Size karşı bir komplo kurulduğu doğru mu?
Kişileri suçlamak istemem. Ama kırıcı olaylar yaşadığım bir gerçek. Dediğim gibi artık o dönem geride kaldı. Bundan sonra kendimi sadece Fenerbahçe'nin yeniden yapılanması ve başarılı olmasına konsantre edeceğim.
Halkın gözünde beraat ettim
* Kokain davanızın kariyerinizi yaraladığını düşünüyor musunuz?
Bu davayla ilgili halkın gözünde beraat ettim. Artık kendimi tamamen işime verdim. Bundan sonra da bu konuyla ilgili açıklama yapmak veya sorulara yanıt vermek istemiyorum.
* Yıllar önceki Stuttgart'taki Leeds maçı da çok önemliydi sizin açınızdan.
Evet Şampiyonlar Ligi'ne katılma maçıydı. Menajerin hatası yüzünden fazla yabancı oynattık. Benim hatam yoktu. Maç öncesi oyuncu listesini UEFA onayladı. Menajerin daha dikkatli olması gerekirdi. Benim işim saha içine konsantre olmak, rakibi yenecek taktikleri üretmekti.
YARIN
Daum Elber'le anlaştı mı?
Rüştü kalacak mı, giderse kale kimin olacak?
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|