|
 |
|

Kurları oynatan deflasyon korkusu
Deflasyon ile boğuşan gelişmiş ülkeler, 1990'lardaki güçlü para birimi politikalarını terk etmeye başlayınca, kur savaşı patlak verdi
Dünyada yaşanan durgunluk ve deflasyon endişeleri ülke para birimleri arasında savaşa yol açıyor. Bu, barışı olamayan yolda en büyük zararı ise gelişmekte olan ve rekabet gücü zayıf ülkeler görüyor. 1990'lara güçlü para birimi politikası tüm soğukkanlılığı ile ayakta dururken şimdilerde bu oyunun adı zayıf para birimi oldu. Bunu en çok hisseden ülkeler ise ABD ve Japonya oldu.
Son dönemde başta ABD hükümeti olmak üzere bir çok ülke ihracatını ve durağan ekonomisini canlandırmak için düşük kur politikasını benimsiyor.
Bu rejim, uygulandığı ülkeleri hareketlendirirken, finansal piyasalarda dalgalanmalara sebep oluyor. Uzmanlar düşük enflasyon ve deflasyon riskinin ülkeler için çok büyük sorunlar yaratacağını ve bu koşullarda ülkelerin güçlü bir para politikası izlemelerinin de çok zor olduğunu belirtiyor.
PİYASALAR KARIŞTI
Dünya borsalarında günlük işlem hacmi 1.2 trilyon dolar civarında. Para birimlerinin değer kaybı sonrasında ülkeler deflasyona yakalanmamak için birbirlerinden pazarlar kapatmaya ve borsalarındaki işlem hacimlerini artırma yolunda çözüm aramaya gidiyor.
Dolar diğer para birimleri karışında ciddi değer kayıpları yaşadı. Bundan en fazla fayda sağlayan da altın, Kanada ve Avusturalya doları oldu. ABD Merkez Bankası ise tüm bunlara karşı koyabilmek ve büyüyebilmek için 2.5 yılda 11 kez faiz indirimine gitti. Ancak Avrupa Merkez Bankası, Kanada Merkez Bankası ve Avusturalya Merkez Bankası da aynı politikayı izledi.
FAİZ İNDİRİMİ GELDİ
Avrupa Merkez Bankası, (ECB) Euro bölgesinde büyümeyi ateşlemek için faiz oranlarını yarım puan düşürdü. Böylece Euro'nun faizi yüzde 2.5'ten yüzde 2'ye geriledi. İngiltere Merkez Bankası'ndan ise henüz bir indirim kararı çıkmadı. Sterlin'in faizi hala yüzde 3.75 düzeylerinde. ABD Merkez Bankası (FED)'in faizi de yüzde 1.25, bu oran Japonya'da ise sıfıra yakın. Faiz oranlarındaki farklılık son dönemde özellikle Euro'nun aşırı değerlenmesine neden olmuştu. ABD Doları ve Yen'den kaçan yatırımcılar faizi yüksek Euro'ya yatırım yapmayı tercih ediyorlardı.
Ancak ABD'nin içine düştüğü durum biraz daha farklı. Ekonomisinde dört bir yandan darbe alan ABD'nin hem savaş hem de vergi indiriminden dolayı bütçe açığı hayli arttı.
Buna birde büyümedeki düşüş, işsizlik oranları ve dolardaki değer kaybı eklenince ülkede panik havası hakim olmaya başladı. ABD Merkez Bankası Başkanı John Snow'un güçlü para politikasından vazgeçeceklerine dair sinyaller vermesi ortamı daha da ateşlendirdi. Ancak uzmanlar, yetkililerin güçlü para politikasından vazgeçmelerinin ancak teoride başarılı olabileceğini belirtiyor. Teoride, zayıf dolar ABD'nin ihracat satışlarını artırabilir, büyümeyi ateşleyebilir ancak yatırımcılar için korkulu bir kabus haline alabilir.
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|