kapat
05.06.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ


TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ÅžANS&OYUN
ACİL TEL


Genç Parti ve Cem Uzan olayı

Cem Uzan da Ege'yi dolaşıyordu, biz de. Yollarımız Bodrum'da kesişti.

- Cem bey... Siyasete gireli ne kadar oldu?

- Bir yıl dolmadı... İlk resmi deklarasyonumuz 10 Temmuz'daydı.

- Bu süre nasıl geçti?

- Çok yoğun... Çok güzel... Ve çok eğitici.

- Nasıl bir eğitim?

- Siyaset, yaşanarak öğreniliyor.

- Neler gördünüz?

- Yavuz bey ne olur klasik bir söylem olarak algılamayın... Anadolu gibi mükemmel bir coğrafya, ancak bu kadar kötü yönetilmiş olabilir... İnsanlar çalışkan... Vefakar... Mağrur... Başını dik tutmaya çalışıyor... Ama omuzları çökmüş.

DURUM
- Cem bey... Şu anda Genç Parti ne durumda?

- Orta ve Doğu Anadolu'yu görmeden net bir şey söyleyemem...Trakya, Ege, Marmara, çok güçlü olduğumuz yerler... Türkiye genelinde ikinci parti olduğumuz kesin.

TİTİZLİK
Yavuz bey.

Kimin belediye başkan adayı olacağını, parti örgütü belirleyecek.

Tabii her yer için değil. Şu anda belediye başkanı olup, bize katılmak isteyenler var. Katılıp aday olmak isteyen veya başka mevki bekleyen.

HerÅŸey Temmuz sonu netleÅŸir.

Çok titiz olmaya çalışıyorum. Yıpranmış, iyi hizmet vermemiş kişileri almak istemiyorum. İyi hizmet etmiş, başarılı olmuş isimleri de kucaklamaya gayret ediyorum.

DEDE NE DEDİ?
Uzan'ın "dersine iyi çalıştığı" kesin.

"İnsan ilişkilerinde" sıcak, kucaklayıcı, gönül alıcı.

Bizim insanımız da "buna hasret."

Hele ara sıra karşısındakine "ismiyle"hitap edince...

Menderes ovasında, ak sakallı ihtiyara "dedeciğim... Nasılsın" diye sarılınca...

İhtiyarın dili çözülüveriyor

- Sağol oğlum... Onlara Ak diye oy verdim... Ama köylünün elinden tutmadılar... Kara çıktılar... Sana da Genç diyoruz... İnşallah için kocamış çıkmazsın.

Uzan "dedeye" bir daha sarılıyor.

"Resimler" çekiliyor.

Görüntü "etkileyici."

İKİ TÜRKİYE
- Cem bey... 3 Kasım 2002'de nerelerden oy aldınız?

- DSP, ANAP ve DYP'den... Ağırlıklı olarak bu üç partiden.

- Åžimdi?

Yavuz bey... AK Parti'den de, CHP'den de almakta olduğumuzu görüyorum.

- Halk ne diyor?

- Burnundan soluyor... Kendini kandırılmış hissediyor... Sokakların Türkiye'si ile medyanın yansıttığı Türkiye farklı.

GERÇEK FOTOĞRAF
İşte bu doğru...

"Ankara'nın gündemi" farklı, vatandaşın gündemi farklı.

"Siyaset sektörü" toplumun "değişim... Yenilik... İyi yönetim" özlemlerine cevap veremiyor.

"Gazete ve TV sahibi Cem Uzan bile", medyanın yansıttığı Türkiye fotoğrafını "gerçek fotoğraftan" farklı buluyor.

Uzun sözün kısası...

Genç Parti "oyunu artırıyor."

Biraz sağa, sola bakan, biraz Ege'yi, Anadolu'yu dolaşan bunu görüyor.

Çorumlu emekli terzi
Cem Uzan'ın arkasında "ciddi bir ekip" gördük.

Genel Başkan'a sürekli "servis veriyor."

Örneğin...

Uzan, şimdi gezdiği yerlere, geçen yıl da uğramış.

Geçen yıl "kimlerle" karşılaşmış?

Kimlerle "kucaklaşmış?"

Bu konulardaki "bir, iki veriyi... İki... Üç ismi" şimdi kullanınca...

Halk "etkileniyor."

****

Yavuz bey.

Geçen yıl Çorum'da, emekli bir terziyle tanıştım.

Büyük kongredeki konuşmamda o terziden bahsettim.

Sonra, Çorum'a tekrar gittiğimde ne oldu, biliyor musunuz?

O adam kalabalığı yarıp, yanıma geldi.

Demek Çorumlu emekli terziyi unutmamışsın, sağol, sana oy vereceğim, söz dedi.

****

Uzan'la... Genç Parti ile ilgili bir başka gözlem.

Partiye "üye" kaydediliyor ama...

"Sandık bazında" kaydediliyor.

"Sandık temsilcileri" şimdiden belirleniyor.

Sandık temsilcilerine "itibar ediliyor."

Belediye Meclisi ve İl Genel Meclisi'ne aday belirlenirken sandık temsilcileri "söz sahibi olacak."

Siyasette "sandık başında adam bulundurmak" çok önemli.

Uzan "bunun farkında."

"Hazırlığa" çoktan başlamış.

****

- Yavuz bey göreceksiniz... Başarılı olacağım.

Uzan'ın ve Genç Parti'nin "ne yapacağını" zaman gösterecek.

Bugünden "görünen" ise...

"Ağır, ağır mesafe aldığı."

Uzan "boÅŸluk dolduruyor"
Bodrum'da "Cem Uzan yazıları" gördük ama... "Dağlarda, taşlarda" değil. "Duvarlarda, yollarda" değil.

Belediyenin "afiÅŸ asma izni verdiÄŸi" yerlerde.

Bodrum'da Cem Uzan'ın aracını... Genç Parti'nin araçlarını da gördük.

"Sürat yapan" yoktu.

"Geliyoor.. Cem Uzan geliyoor" diye gürültü/şamata yapan da yoktu, halkı rahatsız eden de.

****

3 Kasım 2002 seçimlerinden önceydi. Cem Uzan, Karadeniz-Ereğli'deydi. Mitingini, Ereğli Belediye Başkanı Halil Posbıyık'la (ANAP) birlikte izlemiştik.

Miting bitti, Belediye'ye gittik.

Takım elbiseli iki genç geldi.

Ellerinde çikolata, çiçek.

- Sayın başkanımız... Bize miting için meydan verdiniz... Teşekkür ederiz... Miting sırasında meydanı kirletmiş olabiliriz... Belediyemize, meydanın temizliği için gereken ödemeyi yapmaya geldik.

Gençler gidince Başkan bize dönmüştü

- Bugüne kadar hiç bir parti, böyle bir şey yapmadı... Çok etkileyici.

****

Cem Uzan;

- Yavuz bey... İnsan ne yapacaksa önce kendisinden ve çevresinden başlamalı... Talimat verdim... Caddede, sokakta gürültü yapılmayacak... Sadece miting meydanında hoparlör olacak... Trafik tıkanmayacak... Halktan saygı bekleyen, önce kendisi halka saygı gösterecek... Gittiğimiz yerleri kirletmeye hakkımız yok.

****

Gözlemimiz Cem Uzan "ilgi görüyor." Genç Parti, halk arasında "konuşuluyor." Uzan'ın... Genç Parti'nin "karşıtları" az değil.

Ama "yandaşları" da az değil.

Biri "Cem abi" diyor.

Diğeri "evladım... Oğlum."

"Cem bey" diyen de var.

Ve bir kadın, kucağındaki çocukla, kalabalığı yarıyor

- Çocuğumun adı ne biliyor musun?

Uzan;

- Çok güzel bir çocuk... Maşallah... Adı ne?

- Berke... Sen baraj yaptın ya... Barajının adı.

****

Siyaset "hala boÅŸluk veriyor."

Ve Cem Uzan da "boşluktan yararlanıyor... Boşluğu dolduruyor."

Yakın temas ve fotoğraf
Cem bey... Bugün kaç kişiyle resim çektirdiniz?

Resim çektirmek "iki, üç saniyelik" iş.

Cem Uzan kimin omuzuna dokunsa "o an resim çekiliyor."

Kimin elini sıksa "şip-şak", resim hazır.

Cem bey bize "bir dakika" diyor.

"Danışmanını" çağırıyor.

Ve soruyor

- Bugün kaç kişiyle resim çektirdim?

- Efendim bugün Selimiye, Milas ve Bodrum'da 2.040 resim.

Uzan gülüyor

- Yavuz bey... Aydın'da 2.610 kişiyle resim... İzmir ise rekordu... 3.102 resim.

- Cem bey... 1991'de Mesut Yılmaz'ın, Fransız reklamcısı vardı... Demirel'in de Amerikalı bir seçim uzmanı... Ya sizin?

- Hayır... Şu anda yabancı danışmanım yok... İleride belki olabilir... Belki diyorum... Zira gerekli olacağını sanmıyorum.

- Resim konusu... Hayli ilginç de.

- Bence de.. İnsanlarla resim çektirmek... Bir, iki kelime de olsa hatır sormak... Çok ilgi çekiyor.

Evet, ilgi çekiyor.

İnsanlarla "doğrudan temas... Yakın temas" kalabalığı etkiliyor.

ÜÇ BAŞKAN
Üçü de Belediye Başkanı. Ve üçü de ANAP'lı. Cem Uzan'ın yanında gördük. "Hayırdır" dedik.

Yanıtları "tanıştık... Konuştuk" oldu.

****

Üçü de "Bodrum yarımadasında."

Üçü de "genç... Atak."

Turgutreis Belediye Başkanı Ali Yazgan'a sorduk

- Cem Uzan'la ne konuÅŸtunuz?

- Belediyemin sorunları hakkında bilgi istedi... Turizmle çok ilgilendi... Siyasi konulara hiç girmedi.

****

Bitez Belediye Başkanı Remzi Güngör

- Siyasi bir görüşme değildi... Davet edildik... Tanıştık... Çalışmalarımızı izliyor, sorunları biliyor... Bize bazı sorular sordu... Memnun olduk.

****

İsmail Altındağ, Yalıçiftlik Belediye Başkanı.

Şimdi söz onda

- Sorunlarımız çok... Bir türlü anlatamıyoruz... Cem bey ilgi gösterdi... Problemlerimizle ilgili bilgi aldı... Medeni bir konuşma oldu... Siyasete hiç girilmedi.

****

Buluşmada "siyasete hiç girilmese de"

Değil mi ki Cem Uzan, Bodrum'da üç Belediye Başkanı ile oturup, konuştu...

"Siyasete girilmiÅŸ gibi" oldu.

Türkeş'in iki vasiyeti
Prof. Dr. Ahmet Vefik Alp. 1994'te MHP'nin İstanbul, Büyükşehir Belediye Başkan adayıydı.

1999'da da. 2002 genel seçimlerinde, MHP'nin, İstanbul milletvekili adayıydı.

Bodrum'da karşılaştık.

Cem Uzan'ın yanındaydı.

****

- Hocam... Yeni partiniz nasıl?

- Halk büyük ilgi gösteriyor.

- Hangi partilerin oyunu tırmalar?

- AK Parti hariç, her partiden oy gelir.

- KonuÅŸtuÄŸunuz insanlar ne diyor?

- Herkes heyecanlı... Genç Parti bir ilgi odağı olmuş.

****

MHP, Ankara'da yeni bir bina yaptırıyor.

AK Parti Genel Merkezi'ne yakın.

Bu binanın "proje müellifi" Prof. Dr. Ahmet Vefik Alp.

- Hocam... Bina ne durumda?

- Yüzde 75'i tamamlandı... İnşaata, Kasım'a kadar ara verildi.

- Sizin ilginiz sürüyor mu?

- Elbette... Genç Parti'de olmam, o binayı bitirmeme engel değil... Ankara'nın başyapıtı olacak.

****

Sohbet sırasında Prof. Dr. Alp "Başbuğ Türkeş'in iki arzusu vardı... Vasiyet gibi" dedi.

Sorduk

- Nelerdi?

- Kıbrıs'ta bir evi var... Çok kötü durumda... Onu restore etmek, içine girmek isterdi... Yapılamadan Başbuğ öldü.

- Ya ikinci arzusu?

- Ankara'ya, Türk dünyasının odağı olacak bir Genel Merkez yapmak... Bunu tamamlayacağız... Türk mimarisi ile bezenmiş, ultra modern bir yapıt doğacak... Ve Başbuğ, rahat uyuyacak... Ah, bir de Kıbrıs'taki evi restore edilse.


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
TEMA
Sarı Sayfalar


Sizinkiler
ArboMedia

Copyright © 2002, Bilgin Elektronik Yayıncılık ve İletişim A.Ş. - Tüm hakları saklıdır