|
 |
|

ÖMER LÜTFİ METE
İçimiz dışımız Bush
Amerikan şirketi Pew'in Türkiye'de yaptığı araştırmadan çıkan ilginç sonuçlardan biri de, halkımızın "yanlış" konusundaki yanlışı
"ABD'de yanlış olan nedir?'' sorusuna halkımızın yüzde 52'si "Başkanı Bush'', yüzde 33'ü "Genel olarak Amerika'' diyor.
Bu iki görüş, halkın yüzde 85'nin ABD gerçeklerinden habersizliğini yansıtıyor. Tesellimiz; ABD'de bu oranın 95'i geçmiş olma ihtimalidir! Üstelik ABD'liler bundan sonra daha da habersiz olacaklar!
Çünkü "yeni şahin düzenleme" ile ABD medyasında mutlak tekelleştirmenin önü açılıyor. Son anda temyizden dönmezse işlem tamam; Amerikan halkının beyni sayılı "medya üssü"nden yıkanabilecek.
Onun için şu an, oradaki yüzde 5'ten öğrendiklerimize sımsıkı sarılalım
Yanlış; ne "Genel olarak Amerika", ne de Bush!
Yanlışın başı, ABD'nin bir "patronlar devleti" olduğunu unutmak...
Merkez Bankası bile resmen, alenen patronlararası bir "sandık" olan devlet...
Kuklaların özgürlüğü
Orada "son söz"ü Karun'ların söylemesi kaçınılmaz. Onlar, uzlaşarak veya dalaşarak Başkan adaylarını ikiye indirirler. Böylece hemen daima kendileri kazanmış olurlar. Küresel çete seçkinleri uzlaşamadıkları zamanlarda seçim atbaşı geçer, uzlaştıkları zaman ise sandığa gidilmeden sonuç bellidir. Dalaşma uzarsa, derin ve karanlık güçlerle daha iyi ilişkiler içinde olan patronların desteklediği aday sandıktan çıkartılır. Gerekirse oy bile çalınarak!
ABD başkanları, küresel çete seçkinlerinin kölesi de olsalar, zamanla bazı kişilikli davranışlar sergileyebilir, "Patron sizsiniz ama ben de Başkan'ım" demeye getirebilirler.
Olağan şartlarda emirlere kuzu kuzu itaat edecek olan Başkan, bazen patronların akıl dışı istekleri karşısında "Bu kadarı da fazla" diyebilir.
İşte öyle zamanlar için, ilgili merkezlerde Başkanlar aleyhine daima yeterli miktarda "suç" veya "ahlaki düşüklük" belgeleri bulundurulur. Ancak yine de bunları bile umursamayacak kadar dikleşen ve "çizmeden çıkan" Başkanlar zuhur edebilir. Onlara da; baba Bush'ta olduğu ve son anda önlendiği gibi "Filistinlilerin eylemi" süsü verilecek MOSSAD tezgahı kurulur veya Clinton'a yapıldığı gibi Monica'larla bal tuzağı hazırlanır.
Yeni Haçlı ruhu
Bush'un farkı ilginç.
Çok yetkin değil ama kişisel ahlak açısından son elli yılın belki de en mazbut başkanı! Dolayısıyla çete karşısında daha dik durabilecek durumda. Ama gelin görün ki, bin türlü hukuki ve ahlaki açmazı olan başkanlar kadar bile direnememekte, patronların özellikle İslam dünyasıyla ilgili iştahlarına kölelik etmektedir.
Bu da, cemaat taassubuyla ilgilidir; onun için İslam, düşman dünyadır. ("Haçlı seferi" ilan ettiğini ağzından kaçırması bu yapıdan.) Öyle bir cemaat ki, Haçlı'nın geleneksel "Yahudi kini"ni aşmış, Kudüs merkezli "Kutsal Dünya Devleti" tasarısına inanmış, kabalacılarla bağıntılı...
Bir başkanı tetikçi yapan gerçek, bu cemaatin saplantıları olsa gerek.
Halkın yüzde 85'i bunu bilmediği için Bush'u veya ABD'nin tamamını düşman görüyor ve yanılıyor.
Bu yüzde 85 kendi yurdunu da tanımıyor; uluslarüstü "cemiyet"ler sayesinde nice yerli "Bush"larla medyamızın, bürokrasimizin ve siyasi partilerimizin yönetilip denetlendiğini anlamıyor. Seçkinler, bu çağdaş devşirmelerle küresel saltanatlarını sürdürüyorlar.
Nereye kadar?
Azgınların iplerinin uzatıldığı istisnai dönemin sonuna kadar.
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|