kapat
05.06.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ


TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ÅžANS&OYUN
ACİL TEL


Çikolatanın tadını bile yeni öğrendi

6 yaşındaki Fatma'nın doğuştan yemek borusu gelişmemişti. Özel bir boruyla besleniyordu. atv'deki program sayesinde yeniden dünyaya geldi. İlk yemeği meyve suyu ve çikolata oldu

Onun adı Fatma Korkmaz hayatında ilk kez bir kaç ay önce yemek yiyebildi. Çikolatanın tadını yeni öğrendi ve yaşıtları gibi çok çok sevdi... O lokmalarını yutmak için ders aldı. Doğuştan yemek borusu gelişmediği için yıllarca karnından açılan küçük bir boru kanalıyla beslenen Fatma'nın normal çocuklar gibi beslenebilmesi için 'Yarınlar Umut Olsun' programından destek alması gerekti.

Minik Fatma hala hastanede ancak bu kez umudu var. En azından gerekli tüm tedavinin yapılması için şimdilik gerekli paranın sorun olmayacağını biliyorlar. Dünyada son derece ender rastlanan hastalıklardan birine yakalanan Fatma Korkmaz yemek borusu olmadığı için yediği her şeyi çıkartmak zorunda kalıyordu. Bebekliğinden beri midesinden geçen bir boru yardımıyla beslenmesini sürdüren bu küçük kız bu nedenle oyun oynayamıyor, arkadaşları gibi hareket kabiliyeti de bulunmuyordu. Çok sevdiği çikolatayı yedikten sonra yutamıyor tükürmesi gerekiyordu. Yemek yemek onun için sadece bir oyundu. Yediği yemekler hiç bir işe yaramıyordu. Vücuduna yaraması için püre haline getirilip borudan gönderilmesi gerekiyordu.

BİR MEKTUPLA HAYATI DEĞİŞTİ
Hastalığının tedavisi ise çok masraflı ve zordu. Bu nedenle ailesi küçük kızlarının amansız bir hastalığa yakalandığını kabul ediyorlardı. İşte tüm bu duygular içindeki genç anne Nuray Korkmaz minik kızının sağlığına kavuşması için Yarınlar Umut Olsun Programı'na bir mektupla başvurdu. Kızının yaşam mücadelesini anlattığı mektubun satırları göz yaşlarıyla ıslanmıştı.

Mektup program yapımcılarının eline geçtiğinde onlar da okudukları bu satırlardan etkilendiler. Kapıları bir kaç gün sonra çalındı. Fatma'nın bir dal gibi kırılgan bedeni sanki onların yardım elini bekliyordu.

Fatma için umut ışığı olduğu öğrenildi. Yapay bir yemek borusu yapılabilirdi. Programa Nurseli İdiz ve Emrah konuk olarak katıldı. Gerekli olan milyarlar hemen toplandı. Fatma ertesi gün Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi'ne yatırıldı.

Gerekli incelemelerin yapılmasının ardından ameliyat edilmesine karar verildi. Ameliyata giderken minik kız Emrah'ın ona verdiği imzalı resim başucunda durmasını istedi. Prof. Dr. Ergun Erdoğan tarafından gerçekleştirilen ameliyat tam sekiz saat sürdü.

YİNE AMELİYAT OLACAK
Doğuştan gelişmeyen yemek borusu yeniden oluşturuldu. Fatma ameliyatın ardından serumlarla beslenmesini sürdürürken çiğneme egzersizlerine başladı. Şu sıralar hala hastanede tedavisi sürüyor. Ancak doktorlar durumunda ciddi bir düzelme olduğunu anlatıyorlar. İlk olarak meyve suyu içmiş sonra çikolata yemeğe başlamış. Bir operasyon daha gerekiyor ve bunun maliyetinin karşılanması için önümüzdeki günlerde minik Fatma yine Yarınlar Umut Olsun programına katılanlar arasında yerini alacak.

Ancak Korkmaz ailesi bu kadarını bile hayal edemediklerini söylüyorlar. Kızları artık yaşıtları gibi oynayabiliyor, koşturuyor ve daha da önemlisi yaramazlık bile yapabiliyor...

3 ÇOCUK ANNESİ SABRİYE'Yİ FELÇ İLLETİ 40 YAŞINDA YAKALADI

Cektikleri ancak filmlerde yaşanır
Sabriye Güldüren'in eşi işsizdi ve 2 çocuğu vardı. Üçüncü çocuk yoldaydı. Felç olan Sabriye Hanım için 13 milyar toplandı. O şimdi bebeğini büyütüyor

"Hayatının en güzel günü kabusa dönen bir kadını bu kötü günlerden çekip kurtaran bir umut ışığı." Sabriye Güldüren'in yaşadıkları bir film olsaydı belki de böyle tarif edilebilirdi. Pek çok kişi bu filmi fazla dramatik hatta arabesk bulabilirdi. Bir kitap olsaydı, yazar, aşırı duygu sömürüsü yaptığı için eleştirilebilirdi. Ancak Sabriye Güldüren'in yaşadıkları en küçük abartıdan uzak, gerçek.

40 yaşında menepoza girdiğini düşünürken hamile olduğunu öğrenen Sabriye Güldüren'in aklına, 20 yaşında bir kızı 18 yaşında da bir oğlu olduğu için, yeniden bir bebek dünyaya getireceği hiç gelmemiş. "Hayatımızın galiba en kötü dönemiydi, ekonomik kriz nedeniyle eşim işsiz kalmıştı. Elimizdeki kıt parayla zar zor geçiniyorduk. Ancak dördüncü ayda hamile olduğumu fark ettiğimde bebeğimi aldırabileceğim günler geride kalmıştı" diye anlatıyor yeni bebeği doğurmaya karar verme sürecini.

DOĞUMDAN SONRA FELÇ
Bebek bir kez benimsendikten sonra tüm aile onun doğumuna hazırlık yapmaya başlamışlar. Eşi Ali bey, kızı Şefika ve oğlu Halil başucunda aileye yeni katılan Buket'i karşılamışlar.

Doğumu izleyen üçüncü gün, loğusa yatağından kalkmadan ayaklarının tutmadığını fark etmiş. Doğumdan sonra belinden aşağısı giderek güçsüzleşip bir hafta içinde de tamamen felçli hale gelmiş.

Kızı tarafından götürüldüğü doktor, hastaneler doğum sırasında omuriliğinin zedelendiğini söyleyip son derece maliyetli bir ameliyat önermişler.

Ve bir gün büyük kızı Şefika, 'Yarınlar Umut Olsun' programının telefonunu tuşlamış. Ardından hemen Sabriye Hanım'ı bir ekip alıp doktora götürmüş. Tedavi olasılığı belirmiş. İki gün sonra da programa katılmış Güldüren Ailesi. Şarkıcı Alişan ise program konuğu olarak yer almış.

ARTIK DAHA MUTLULAR
"Ertesi gün programa çıktık, gerekli olan 13 milyar yarım saat içinde toplandı. Bundan sonrası hayal gibiydi. Prof. Dr. Çetin Köksal tarafından Pendik Şifa Hastanesi'nde ameliyat edildim. 2 ay 10 gün hastanede kaldım. Bu sırada minik bebeğimi ancak hastane ziyaretleri sırasında görebiliyordum" diyor Sabriye Hanım hastane günlerini anlatırken.

Sonrası daha hızlı, daha mutlu gelmiş. Yavaş yavaş ilk adımlarını atmaya başlamış. Elindeki baston yardımıyla yürüme çalışmaları derken, bebeği Buket 9 aylık olmuş. Artık Sabriye Güldüren bastonu atıp eski günlerdeki gibi yürüyüp gezebiliyor, yeniden sağlıklı bir kadın olarak bebeğini yetiştirmeye hazırlanıyor.

Eşi ise iş arıyor. Ancak artık daha umutlular. Güldüren, evinin işlerini yapmaya çalışıyor. Bu sıradaki evdeki kırık dökük teypten sürekli Alişan'ın boğuk sesi geliyor. "Var ya..."

Bağış yapanlar buluşup tanıştı
100 milyon lira bağışta bulunan kişiler arasından seçilenler ATV'nin en sevilen dizilerinde rol aldılar. Örneğin bir hayırsever vatandaşımız "Asmalı Konak"a postacı olarak girdi. Bir başkası "Çocuklar Duymasın"da rol aldı. Yine biri, "Yeter Anne"de taksi şoförlüğü yaptı. Bir bağışçı da Serdar Ortaç'ın klibinde oynadı.

Kınalı Kar, Zerda, Hayat Bilgisi, Aile Bağları, Hayat Bağları, Ekmek Teknesi, Estağfurullah Yokuşu, Şarkılar Seni Söyler, Yarınlar Umut Olsun kampanyalarına bağışta bulunanların oynadığı diğer diziler.

SOFRALAR KURULDU
Mahsun Kırmızıgül;Ünlü sünnetçi Kemal Özkan'a ait Tahtasaray'da 100 milyon lira bağışlayan hayranlarıyla yemek yedi. Yemeğe 35 kişi katıldı ve Kemal Özkan bu yemekten ücret almadı.

Yılmaz Erdoğan Etiler Alkent'teki kendi kebapçısı Yazı'da bağışta bulunan hayranlarıyla yemek yedi ve yemeğin ücretini almadı.

Kerem Alışık Hayranlarıyla yemek yedi. Ayrıca 'Boing Boing' isimli tiyatro oyununun bir seansının gelirini de programa bağışladı.

Emrah Bağışta bulunan hayranları arasından seçilen kişilerle Kuşadası Altın Güvercin Yarışması'na katıldı.

YARIN
* Ayşe Adar küçük oğlu Yakub'u kansız bulduğu için doktora götürmüş, o güne kadar adını bile duymadığı "lösemi" hastası olduğunu öğrenmişti.

* Siirt'ten kalkıp küçük Yakub'un tedavisi için İstanbul'a gelen Adar Ailesi tedavi için kısa sürede ellerindeki parayı bitirip 7-8 milyar lira borçlandılar.

* Yarınlar Umut Olsun'un bir programında toplanan 20 milyar Yakub'u tekrar hayata kazandırdı.


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
TEMA
Sarı Sayfalar


Sizinkiler
ArboMedia

Copyright © 2002, Bilgin Elektronik Yayıncılık ve İletişim A.Ş. - Tüm hakları saklıdır