|
 |
|

NECATİ DOĞRU
Ordu gerici! Tayyip ilerici!
Demirin hâlenin sıcağında erimesi, kor haline gelmesi, eğilip, bükülüp, uzatılıp, kısaltılıp istenilen şekle sokulması gibi...
Evet... Evet...
Demirin erimesi gibi...
Bilir misiniz; "Hâlenin Sıcağı" ne demektir? Ay'ın etrafında bazı günlerde görülen ışıktan halkaya hâle diyorlar. Ay, yeryüzünden ortalama 343 bin kilometre uzaklıktadır. Bu kadar uzaktan ayın halka olmuş ışığının sıcaklığında yeryüzündeki bir demir kaç yılda erir?
Onbin yılda!
Milyon yılda!
Milyar yılda!
Türkiye'de İslamcı-şeriatçı, tutucu, gerici çizgi; onbin yıl geçse de hiç değişmez, milyon yıl bitse de erimez, milyar yıl akıp gitse de bükülmez diye biliniyordu.
****
Fakat o da ne?
80 yıl içinde bu çizgi "iktidar olmanın hâlesine" giriverdi ve onun sıcaklığında eriyip, eğilip, bükülüp, değişime uğradı. Tutuculuktan, muhafazakarlıktan, gericilikten çıktı.
İlerici oldu.
Bu mümkün mü?
Tayyip Erdoğan ve partisi şimdi ilerici mi oldu? Bir yığın arkadaşım var. Buna benzer analizler yapıyorlar. Buna da; AKP'nin demokrasiyi, insan haklarını, değişimi, düşünce özgürlüğünü, ileri derecede liberalizmi ve Avrupa Birliği'ne girişi savunmasını gerekçe gösteriyorlar.
Gerçekten çok istekliler.
Çok arzulular.
Değme Avrupacı'dan...
Daha çok Avrupacılar...
AKP ve Tayyip Erdoğan, bu yolda Türkiye halkının en güvenilir kurum olarak gördüğü, saygı ve sevgi duyduğu "Orduya bile karşı çıkmayı" göze alabiliyor.
Türkiye'de Adnan Menderes-Süleyman Demirel-Necmettin Erbakan-Alpaslan Türkeş- Mesut Yılmaz-Tansu Çiller-Devlet Bahçeli ile temsil edilen muhafazakar, sağcı çizginin bugüne kadar göze alamadığını AKP ve Tayyip Erdoğan yapıverdi. AKP, Avrupa'daki "Hıristiyan Demokrat Partiler Grubu'na" dahil olmak istediğini açıkladı.
****
Yani İslamcı çizginin yerini "demokratlık-laiklik" mi alıyor?
Avrupa'da laik-Hıristiyan-demokrat, Türkiye'de laik-Müslüman-demokrat.
AKP, AB'yi savunuyor.
Ordu ise AB'nin karşısındaymış gibi görüntü veriyor. Ordunun generalleri; AB'ye uyum yaparken, sağlam adımlar atılmasını, ülkenin özel şartlarının korunmasını açıkça belirtmekteler. Türkiye'de Avrupalı olmayı ilk isteyen, arzulayan ve bu yönde büyük çaba harcayan hep ordu oldu. 242 yıl önce Üçüncü Selim döneminden başlayıp, Avrupalı olmak için "kendi ordusu yeniçeriyi bile" yok edip ortadan kaldırmayı göze aldı.
****
Kurtuluş Savaşı'nda ordu, Fransız'a, İngiliz'e, İtalyan'a karşı savaş verdi. Avrupa'ya karşı savaş kazandı fakat Avrupalı olmaktan vazgeçmedi. Ordu hep laik kalmayı savundu. Buna karşılık İslamcı-muhafazakar çizgi "Avrupalı olmaya" hep yerliliğimizi, milliliğimizi yitiririz korkusuyla karşı çıktı. Onlar Avrupa'ya karşı hep tepkici oldular.
Şimdi roller terse döndü.
Ordu, AB'ye karşı tepkici...
Tayyip, AB'ye çok istekli...
Ordu gerici... Tayyip ilerici...
Yani şimdi böyle mi oldu? Arada bu kadar büyük görüş ayrılığı mı var?
İnce bakış gerektiriyor.
Mesajlarınız için:
ndogru@sabah.com.tr
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|