kapat
03.06.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ


TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ŞANS&OYUN
ACİL TEL


HINCAL ULUÇ


İçişleri Bakanımız nerede?..

Amerikan Dışişleri Bakanlığı bir rapor yayınlıyor ve açıklıyor "Türkiye uyan. Uyuşturucu kullanımı son yılda korkunç şekilde artıyor.."

Türk medyası atv Haber dışında uykuda..

Daha korkuncu, İçişleri Bakanlığı uykuda..

Nedir bu rakamlar..

Uyuşturucu ve Türkiye konusunda son 10 yılın rakamları nelerdir?.. İlkokul önlerine kadar düşen satışa, bakanlık hangi önlemlerle mücadele etmektedir?..

Türkiye'de İçişleri Bakanı yok mu?.

Galiba yok!..

Ama koskoca Fenerbahçe'yi, bu ülke gençliğinin en büyük yuvalardan birini bir kokain sanığından başka kurtaracak olmadığına kilitlenmiş bir kulüp başkanı var..

Aziz Yıldırım, bunu kendisine yedirebilir, onu bilmem..

Ama Fenerbahçe adı "Kokain" reklamı ile bir araya gelemez.. Gelmemeli..

Birisi artık çıkıp "Yetti ve bitti" demeli.. Bu kampanya bitmeli..

Abdülkadir Aksu.. Benim Mülkiyeli kardeşim..

Meslekdaşına, Alman İçişleri Bakanına sor bakalım, kokain sanığı bir Türk hocaya, ülkesinde çalışma izni verir miydi?.

Burası ikinci sınıf ülke mi?.. Burası sömürge mi?..

Önce Beşiktaş, sonra Fener..

Bizi kokain sanıkları kurtaracaksa, insanın gerçekten "Batsın bu dünya" diye bağıracağı geliyor..

Aziz Yıldırım direniyor. Medya çanak tutuyor. İçişleri Bakanı, tıpkı Tantan gibi, uyuyor ve uyutuyor..

Peki uyuşturucu mücadelesinde en önde koşan bilim adamları, hocalar, siz niye susuyorsunuz?.

Bu ülke, bu çocuklar, bu gençler kimin?..

"Bir kokain sanığının bu ülkede kurtarıcı, gençlik idolü gibi sunulmasının hiçbir zararı yoktur, Hıncal yanılıyor" deyin, özür dileyip çekileyim..

Nerdesiniz.. Niye susuyorsunuz?..

İlkokul önlerinde satış yapan mafyanın beni halletmesini mi bekliyorsunuz?.

Bu ülkede benden başka yürekli bir tek adam yok mu Allah aşkına?..

Mehmet Tezkan.. Ali Kırca.. Dehşeti tokat gibi vurdunuz yüzümüze.. Niye devam etmiyor, niye İçişleri Bakanından başlayarak sorumlu yerlerde oturanları sorgulamıyorsunuz..

Haberi verdiniz iş bitti değil.. Asıl şimdi başladı Mehmet.. Asıl şimdi başladı..

Türk gençliği uçurumun kenarında koşarken, iş biter mi?..

****

Sevgili Aksu kardeşim,

İzmir'e yolladığın müfettişler, hala mı soruşturuyorlar.. Oysa tespit edecekleri şey ne kadar basitti..

Piriştina'nın kurucusu ve ortağı olduğu KİPA 9 yıldır ruhsatsız güldür güldür çalışırken, ayni durumdaki Konak Pier'e niye 9 günde mühür basıldığını 9 haftada ortaya çıkaramayan müfettişlerin mi var, yoksa rapor geldi de, sümenin altında uykuya mı yatırıldı?.

Galiba ikincisi.. Çünkü İzmir medyasından izlediğim kadarı ile, akrabanız olan yeni İzmir Valisi ile, Piriştina kanka olmuşlar..

Devlet sırrı değil ya bu.. Şu raporun bir kopyasını bana yollayabilirsen, durumu anlarız..

Harika bir hafta sonu.. Cumartesi..
Hafta sonu, Erol Kaynar'ın Hype'te hazırladığı kahvaltı ile başladı.. Olağanüstü güzel bir bahçenin dalları üzerimize uzanırken terasta kurulmuş masada, az öteki havuzun sesini bize taşıyan meltemi hissederek enfes bir kahvaltı yaptık. Erol'un şefleri tüm yaratıcılıkları ile fevkalade ilginç bir sofra hazırlamışlardı.. Sordum..

"Size özel" dedi.. "Siz" dediği, ben ve benim futbol çetesinden bir bölüm..

Kızdım.. Bu güzel mekan.. Bu nefis menü herkese açılmalı..

"Vallahi ben yazarım" dedim Erol'a.. "O zaman başının çaresine bakarsın.."

Nişantaşı deyince insanın gözüne sadece beton geliyor.. Erol'un yeri yemyeşil bir vaha..

Ordan çıktık, ver elini Metro City.. İstanbul'a eklenen yeni güzellik..

İçerde, yüzlerce, binlerce insan var, ama görülmüyor.. O kadar büyük ki.. Boşluklar o kadar büyük bırakılmış ki..

Kamil çıkmaz mı karşıma, Gloria Jeans Cafe'de kahvemizi seçerken..

Tam 87 çeşit kahve varsa listede, seçmek kolay değil. Anında koşup gelen garson Kadir'i yazmam gerek.. Harika bir delikanlı.. İşini çok iyi biliyor.. 87 çeşit kahveyi de.. Yardım etmeğe başladı, anlatarak.. Sonra Kamil de gelince işi kolayladık.

Burada kahve içmeyi deneyin mutlak..

Kamil dediğim benim nerdeyse çocukluk arkadaşım, Ankara'dan.. Kamil Özçoban.. Metro City'de iki kocaman dükkanı var. Birini açmış.. Nine West.. Park Bravo hemen yanında.. Henüz açılmamıştı.. Kamil, kendisini bizim mihmandarlığımıza atadı. Dolaşmaya başladık. Daha önce yazdığım Milimetrik, yani ölçü alıp ısmarlama gömlek diken dükkan tıklım.. Meğer ne meraklısı varmış?..

Sonra Polo Garage'a gittik.. Levent'in dükkanı.. Kamil'in kardeşi.. Bir dükkan yapmış, gidip görmek, sonra da mimarını alnından öpmek gerek.. Stilize bir disko.. Doğru.. Çünkü içinde gençlik var.. Erkeği kızı, gençler için herşey.. Tele Pazar'ın cici sunucusu Nehir'e rastladık.. Evi yürüyüş mesafesinde.. O dadanmış bile Migros kısmına.. Levent'in dükkanını boşalttı. Selahattin Duman Nehir'i, "Türkiye'nin en seksi 40 kadını" arasına koymuş.. Vallahi bu Levent gardrobu ile, ilk beşi süpürür..

Ordan çıktık.. Nine West.. Gene harika bir dükkan, gene harika bir dekor.. Bu espaslı dükkanlara bayılıyorum..

Etrafı bizim gibi düşmanlarla dolu olunca, Nehir ordan da boş çıkmadı, "Bunlar hep ayağıma bakıyor" diye.. Ve asıl o zaman ayakları bakılası oldu..

Bir de defile varmış o gün Metro City'de.. Nasıl bir şenlik.. Vaktin nasıl hızlı geçtiğini karasular inen ayaklarımız hatırlattı.. Bu defa Starbuck's Cafe'ye oturduk. Orası bir başka harika.. Gene müthiş kahveler ve daha da müthiş kahve yanlıkları.. Erol'un kahvaltısından sonra "Üç gün yemem" diyordum. Metro City turu acıktırmış.. Tarçınlı poncik başta yediğimiz herşey harikaydı..

Sonra Kamil bir daha geçti başa.. Bu defa Food Court'u geçip, sinemaların yapılacağı yere geldik.. "18 ayı bulacak sinemaların açılması" dedi.. Alışveriş merkezlerinin müşteri toplama yeri oysa sinemalar.. 1.5 yıl ne demek?.. Çalışmalar hızlanmalı.. Herkes kollarını sıvamalı.. Ordaki dükkan sahipleri başta.. Çünkü en çok onlar kar edecek sinemalardan.. Atla deve değil. İstenirse bu sinemalar yeni sezona yetişir, dört ayda..

Burası Şişli'nin süsü, Mustafa Sarıgül başkanım.. Geç işin başına.. Bitir.

****

Harika Hafta Sonu'nun Pazar'ı yarın!..

BİR TAVSİYE

"Yarınlar Meçhul, Bugün Var!.."
Gerçekten çok emek verilmiş, dinleyen herkese keyif verecek çok güzel bir albüm yapmış Ali Kocatepe.. Üçü eski klasiklerinden, oniki şarkı var. Hepsinin bestesi Ali Kocatepe'nin.. Dokuz tanesinin de sözleri.

Kocatepe 35 yıldır müziğimize emek veriyor. Bu sürede 350 beste ve şarkı sözü yazmış şarkıcı- yorumcu olarak..

16, 45'lik.. 2 long-play, 10 kaset, 8 cd..

Yapımcı olarak da 71, 45'lik, 30 long-play, 21 kaset ve 17 cd..

Bu sanatçı kişiliğin yanında on parmağında on marifet.. Gazetecilik, diskjokeylik, tv sunuculuğu, spor spikerliği, müzik yapımcılığı ve yöneticilik gibi meslekleri de var. Son albüme geri dönelim..

Benim için iki büyük hit adayı var.

Birincisi "Bir Küçük Ayrılık.." Harika bir beste ve müzik zenginliği.. Keman, akerdeon, buziki, gitar hepsi var. Çok güzel sözler ve patlayan bir nakarat bölümü

"Ah ayrılık, yaman ayrılık. Bir nefes al, düşün beni. Bu bir küçük ayrılık." Ayrılıklar bu şarkıyla daha zor gelecek ve hemen telefona sarılacaksınız.

Ikincisi..

"Şahidim Karanlıklar" harika temposu ile hemen ısınacaksınız bu şarkıya. Saksafon süslemeleri ve Aysun Kocatepe'nin soprano vokali ilave tadlar. Kocatepe aslında bu iki şarkıyı da eşi Aysun'un albümü için yapmış ve Aysun bunları okumaktan vazgeçince kendi albümüne koymuş karısına teşekkür ederek. Yeni şarkılardan dikkat çeken bir diğeri rap olan "Aklını kullan, Yüreğine Sor" şarkının sözleri tüm çocuklara tavsiyeler içeriyor. Çocuklar bu rap tarzı ile şarkı sözündeki tavsiyeleri daha kolay alırlar.

Albümün isim şarkısı "Yarınlar Meçhul, Bugün var" da çok başarılı bir tango. Bu şarkıyı geçen yılki Altın Güvercin Şarkı Yarışması için hazırlamış ama finale layık görülmemiş. "Jüri üyelerine teşekkür ediyorum, onlar sayesinde bu şarkım yılın bestesi olmaya namzet" diyor. Daha önceki yıllardaki yarışmalarda "Melankoli", "Heyamola", "Küçük Bir Aşk Hikayesi" gibi şarkıları da derece alamamış ama Türk Pop müziğinin klasikleri arasına girmişlerdi.

Üç eski klasik şarkı "Ali" yi önce Nükhet Duru ve Sezen Aksu'da dinlemiştiniz ama sahibinin sesi Ali Kocatepe'den ilk defa ve farklı dinleyip farkı anlayacaksınız.

"İstanbul Boğazı" zaten benim en beğendiğim eski Ali Kocatepe bestelerinden biriydir. 20 yıldır keyifle dinleniyor.

..Ve "Hey Gidi Dünya Hey"i 30 yıldan beri bıkmadan dinledik, söyledik. Şimdi yeni kuşak gençleri için yeniden düzenlenip seslendirilmiş. Bu yaz diskoların çalacağı bir şarkı olmuş.

"Satın Alınamayanlar" anne ve babasına adadığı bir bestesi. Caz esintili bu şarkı çok özel ve başarılı bence.

"Ne Olur Kız Aklımı Çalma" sözleri ve özellikle nakarat bölümü ile çok sempatik bir çalışma.

"Aşkın Tortusu Kalır "nefis bir slow şarkı.

"Vay Duruşun Pek Yaman" İzmir Konak meydanındaki meşhur saat kulesinin 100. yaşı nedeniyle bestelediği güzel bir hicaz şarkı.

"Bir Fuar Masalı" dinleyenlere Fuar nostaljisi yaşatacak.

Böyle harika bir albüm için bravo Ali Kocatepe.. Bir müziksever olarak da teşekkürler.. cansayin2000@yahoo.com

Hıncal'ın Müzesi..
Bir ev kiralamam gerek herhalde.. "Hıncal'ın Müzesi" yapmak için.. Evde ödülleri koyacak yer kalmadı da..

Gazi Üniversitesi ile Marmara Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulu da, beni "Yılın Spor Yazarı" seçmişler, sağolsunlar.

Ankara'daki törene gidemedim. Oysa benim için çok özel bir yanı var, Gazi Üniversitesi'nin.. O zaman adı Gazi Eğitim Enstitüsü idi.. Başkentin birkaç spor salonundan biri de ordaydı. Pazar sabahları kız voleybol maçları orda oynanırdı. Kız maçlarına da erkek seyirci alınmazdı. Sırf voleybol aşkımdan (!) bu maçları izlemek için o zaman haftalık Öz Fenerbahçe dergisi yazı işleri müdürü dayım Necati Bilgiç'e yalvardım. Bana bir kart çıkardı. Tabii gidince yazmak da gerek..

"Ankara Mektubu" diye ilk yazılarım, bu dergide çıktı. Yıl 1955 mi, 56 mı ne?. Yani bu mesleğe gayri resmi başlama yerim, Gazi Eğitim ve Öz Fenerbahçe..

Şimdi o ilk yazılarımı yazdığım okul, Üniversite olmuş, beni de "Yılın Spor Yazarı" seçiyor, ne güzel değil mi?..

Marmara Üniversitesi Beden Eğitim ve Spor Yüksek Okulu'nun töreninde Orhan Bilgin'i görmek beni gene gerilere götürdü. Orhan Ağabey, bu ülke sporuna en çok hizmet eden adamların başında gelir. O zaman müsteşar muavini idi. Kapısı açık bürokrat.. Her fırsatta giderdim. Ne sohbetlere dalardık. En çok konuştuğumuz da "Ah.. Bu ülkede spor akademileri açabilsek" olurdu. Orhan Ağabey sonunda başardı. İlk Akademiyi Ankara'da açtık. Başında da bizim sıfırcı Kurthan Hoca..

Sonra kaç akademi daha açıldı, bilmem..

Okulları açtık.. Onlar bize ödül verdiler.. Ama biz onlara ne verdik?..

Türk spor yapısına bilimi sokmak kolay değil. Zamanında akademisyen Muharrem Atik için ne savaş vermiştik, alaylılar karşısında..

Değişen bir şey yok..

Üçüncü kümede topa üç dakika vuran teknik direktör oluyor.. Akademi bitirmiş, bilimsel sporu öğrenmişleri kursa bile almıyorlar.

O zaman niye açtık biz okulları, diye Milli Eğitim Bakanına sormak gerek herhalde..

TEBESSÜM
Fıkra Yıldırım Tuna'dan

Kelaynak kuşunu diğer kuşlar arasında nasıl tanırsınız?

Tüm tüyleri bir tarafta birleştirilip diğer yana özenle yatırılmıştır!

BİZİM DUVAR
İyi ki sars virüsü Beyaz Saray'a sıçramıyor. Bush'un maskesi çoktan düştü de.

(Ünal Turgut)

SEVDİĞİM LAFLAR
Çok yapılan tenkit ve çıkışmalar şiddetini kaybeder, tıpkı bir tanesi insanın ayağını acıtan çakıl taşının, pek çoğunun üzerinde yüründüğünde tesirini kaybetmesi gibi.

Andre Gide




Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
TEMA
sempozyum
Sarı Sayfalar


Sizinkiler
ArboMedia

Copyright © 2002, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır