|
 |
|

MUHARREM SARIKAYA
Başbakanlık Takip Kurulu'na gelenler
AKP iktidara geldiği günden beri en çok eleştirildiği konu kadrolaşma ile ilgili.
Bu konudaki en önemli uyarı da, geçen hafta düzenlediği basın toplantısında Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök'ün şu sözleriyle geldi
"Kaygılarımızı arttırıcı gelişmeler süre gelmektedir. Devlet kadrolarına irticai düşünceleriyle şaibeli kişiler yerleştirilmekte."
AKP'den yansıyan haberlere göre, irticai düşünceleriyle şaibeli kişilerin devlet kadrolarına ataması Milli Güvenlik Kurulu'nda da ele alınmış.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, yaptıkları atamalara ilişkin bilgi sunmuş.
Kendisine yakın kaynağın verdiği bilgiye göre, Erdoğan ağırlıklı olarak göreve geldikleri günden bu yana yaptıkları atamaları aktarmış.
Erdoğan'a yakın kaynak da dün bize bazı rakamlar verdi.
Buna göre; Mesut Yılmaz başbakanlığındaki 55'inci Hükümet döneminde Cumhurbaşkanı 2 bin 65 kararnameyi imzalanmış, 68'i iade etmiş. Bülent Ecevit başbakanlığındaki 4 aylık seçim hükümetinde 110 atamaya Cumhurbaşkanı imza koyarken, 7'sini geri çevirmiş.
DSP-MHP-ANAP koalisyon hükümetinin 3,5 yıllık döneminde Çankaya 2 bin 896 kararnameye imza koymuş, 142'sini göndermiş.
Abdullah Gül ve Recep Tayyip Erdoğan hükümetlerinde ise 20 Mayıs tarihine kadar Çankaya'ya gönderilen kararnamelerden 544'ü imzalanmış, 141'i iade edilmiş.
Sezer'in gerekçesi
Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, kararnameleri çoğunlukla "Görev alanı ile ilgili bilgi ve deneyimi yok" veya "Atanması uygun değil" diye gerekçelendirip geri çevirmiş.
Bunun ötesinde fazla bir gerekçe göstermemiş.
Başbakan'a yakın kaynak bu aşamada şu noktaya dikkat çekiyor
"Çankaya'ya gitmeden önce, Başbakanlık atanacak kişi hakkında bir istihbarat araştırması yapıyor. Ardından bir araştırma da Çankaya tarafından yapılıyor. Bu kadar araştırmadan sonra bu kişiler hakkında ne denilebilir?"
Daire başkanı ve şube müdürü seviyesindeki atamalara gelince.
Yetkili kişi, bu makamlara ancak kamu görevinde bulunanların getirilebildiğini, dışardan atama yapılamayacağını belirtiyor.
Yani atananlar devletin memuru niteliğinde.
BTK'ya kaç isim geldi
Genelkurmay Başkanı konuyu gündeme getirdiğine göre, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin elinde somut belgeye dayalı bilgilerin bulunma ihtimalinin çok yüksek olduğunu vurguluyoruz.
"Genelkurmay Başkanı haklı olabilir" deyip şu soruyu yöneltiyor
"Eğer bir kişi hakkında mahkeme kararı varsa hemen uygulanmalı. Ayrıca kamuda irticai faaliyette bulunanlarla mücadele için görev yapması gereken yer Başbakanlık Takip Kurulu değil mi? Başbakanlık Takip Kurulu'na (BTK) bu konuyla ilgili kaç isim gelmiş?"
Soruya kendisi yanıt veriyor
"Bir elin parmağını geçmeyecek sayıda. Bunun ötesinde isim yok."
Konuyu BTK'ya katılan yetkililere soruyoruz, aynı yanıtı alıyoruz.
BTK; Genelkurmay, MGK Genel Sekreterliği, Dışişleri, İçişleri, MİT, Emniyet, Adalet, Milli Eğitim bakanlıkları müsteşar veya üst düzey yöneticilerinden oluşuyor.
Bu durumda şu 3 sorunun yanıtının bulunması gerekiyor
1- BTK'ya irticai faaliyette bulunan kişilerle ilgili bilgi gelmiyor veya ulaşan bilgi ve belgeler sağlıklı olmuyor.
2- BTK gerektiği gibi görevini yerine getirmiyor.
3- Hükümet BTK'yı dikkate almıyor.
Bünyesi bu kadar ağırlıklı olan Kurul için son iki seçenek geçerli olamayacağına göre birincinin üzerinde düşünmek gerekiyor.
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|