kapat
03.06.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ


TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ŞANS&OYUN
ACİL TEL


Ağlaya, ağlaya rekor kırıyorlar

İhracatçılar "Bu kur politikası bizi öldürüyor. Bu yol kriz yoludur" diyerek Merkez Bankası'nı 'faiz indirimine' çağırırken, mayıs ihracat rakamı rekor kırarak 4 milyar dolara çıktı. Yılın 5 ayında ihracat yüzde 33.7 arttı. TİM Başkanı Satıcı "Kalan sağlar bizimdir" dedi

İhracatçının, düşük kur politikası nedeniyle, 'sorumluluk sahibi tüm tarafları tavır geliştirmeye' davet ettiği günlerde, yılın ilk 5 ayına ait ihracat rakamlarındaki artış umut verdi. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre Ocak-Mayıs döneminde ihracat yüzde 33.7 oranında artarak 17 milyar 866 milyon dolar olarak gerçekleşti. Mayıs ayı ihracatı da yüzde 30.7 artışla 3.9 milyar dolar oldu. Bir yıllık dönemdeki ihracat artışı ise yüzde 28 artışla 40.7 milyar dolara ulaştı.

Ancak dün Mayıs ayı ihracat rakamlarının açıklandığı TİM toplantısı, artışın yarattığı sevinç yerine, düşük kur politikasının ihracatçı üzerinde yarattığı tahribatın, sektörün tüm temsilcileri tarafından seslendirildiği bir ortam yarattı. TİM çatısı altındaki 20 ihracat sektörünün temsilcileri, İstanbul'da toplanarak, bir an önce çözüm bulunmazsa, yeni sipariş almakta zorlanarak ihracat pazarlarını kaybedeceklerinin sinyallerini verdi.

BU YOL KRİZ YOLUDUR
İhracatın en dinamik olması gereken aylarda gelir-maliyet sarmalına giren üreticinin bugünlerde fiyat belirleyemeyecek ve sipariş kabul edemeyecek duruma geldiğini söyleyen TİM Başkanı Oğuz Satıcı, "Böyle bir kaosu yaratmaya kimsenin hakkı yok. Yetkisi olduğu halde sorumluluk almayanların da ileride hesap vereceği açıktır'' diye konuştu.

Para otoritelerinin üretim cepesinde olan bitenden haberdar olmadıklarını, olsalar da "kalan sağlar bizimdir" felsefesi ile davrandıklarını söyleyen Satıcı, "İhtiyacımız olan şey, enflasyonla ve girdi maliyetleriyle doğru orantılı kurdur. İhtiyacımız olan yaklaşım, piyasa yapmakla görevli kurum ve kuruluşların tek yanlı ve eksik bakış açılarıyla piyasaları içinden çıkılmaz bir hale getirmemeleridir" dedi.

MB faizleri indirebilir
Özerk kurulları, siyasetten arındırılmış ekonomiyi yeni yeni benimsemeye başlayan Türkiye, siyasilerle-bürokratlar arasında sınav niteliğinde ilginç bir tartışmaya sahne oluyor. Merkez Bankası yönetimi, "baskı ile faiz indirimiş" görüntüsü vermemek için ciddi çaba sarfediyor. Bu noktada Mayıs ayı enflasyonu büyük önem taşıyor. Eğer aylık enflasyon yüzde 2'nin altında kalırsa Merkez Bankası'nın, faiz indirimine gidebileceği düşünülüyor. Böylece, bekleyişleri ve enflasyondaki eğilimi dikkate alan Merkez, makul bir gerekçe sonrasında faiz indirimi açıklayacağı için temel politikasından taviz vermiş görüntüsünden kurtulacak. Hükümetin ve işadamlarının isteklerine de bir ölçüde yanıt verilmiş olacak. İşin ilginç yanı, gözler Hazine itfalarına da çevrilecek.

Merkez bankaları izole bir şekilde çalışamaz
Döviz kurunun ihracatçıları zorladığını belirten Devlet Bakanı Ali Babacan, "Piyasalarda da faiz indirimi konusunda ciddi bir beklenti var" dedi. Babacan şöyle devam etti "Başbakan'ın sözlerinin Merkez Bankası'nın bağımsızlığına bir müdahale olarak düşünülmemesi lazım. Bağımsız Merkez Bankaları hiçbir zaman izole edilmiş bir şekilde çalışamazlar." Babacan ekonomiyle ilgili şu satırbaşlarına değindi

* 2003 yılı için 3.7 milyar dolar olarak tahmin edilen cari işlemler açığı 6.1 milyar dolar olarak revize edildi.

* 5. Gözden Geçirme ile ilgili niyet mektubu büyük ölçüde tamamlandı, Haziran ortası gibi IMF'ye gidecek.

* Cari işlemler dengesi açığı tahmininin revizyonu çerçevesinde ihracat hedefi 39.4 milyar dolardan 40.6 milyar dolara, ithalat hedefi 53.8 milyar dolardan 55.4 milyar dolara yükseltilirken, turizm gelirleri, 8.5 milyar dolardan 7.9 milyar dolara düşürüldü.

* Sosyal güvenlikle ilgili yasalar 5. Gözden Geçirme'nin tamamlanması için ön şart.

* Önümüzdeki 3 yıllık dönemde Dünya Bankası'nın, Türkiye'ye yaklaşık 4.5milyar dolar tutarında bir kredi paketini kullandırması konusunda mutabakat sağlandı.

İhracat yapanı değil, üretmeyeni teşvik ediyorlar
İhracatın miktar olarak arttığını fakat hacim olarak artarken değer yaratılamadığını söyleyen Oğuz Satıcı, "Biz Merkez Bankası'nın özerkliğine de Sayın Başkanı'na da karşı değiliz. Bizim kişilerle sorunumuz olamaz, sorumuz paradigmalar, politikalar ve prensiplerledir" dedi. İşte Satıcı'nın ağzından çözüm önerileri

"Devletin ve hükümetin konu ile ilgili kurumları arasında tam bir işbirliği, tam bir eşgüdüm ve tam bir hedef birliği istiyoruz. Bundan sonraki süreçte önce kurun düşüşünü durdurmak sonra kuru makul seviyesine doğru adım adım çıkartmak ve volatiliteye yol açmayacak bir ortamı tesis etmek."

İhracatta bu yıl 40 milyar dolar hedefini aşacaklarını belirten Satıcı, üreten ile üretmeyenin aynı kefeye konulmamasını isteyerek, şöyle devam etti ''Bin dolarını Mart ayı içerisinde 1 milyon 740 bin liradan bozdurmuş bir kişi mevcut faizlerle o günkü en çok işlem gören bononun faizi ile bugün TL cinsinden yüzde 8, dolar cinsinden yüzde 25.7 kazançlı olacaktı. Böyle bir kazanç dünyanın hiçbir ülkesinde yok. Bundan para kazanıp, kâr eden ve vergi rekortmeni olan finans kuruluşları bile var. Merkez Bankası bu durağan tavrıyla üreteni ve ihracat yapanı değil üretmeyeni teşvik ediyor ve kurun tahribatını anlayamıyor.''

Özihan Merkez Bankası Başkanı doğru iş yapıyor
TÜSİAD Başkanı Tuncay Özilhan'dan Merkez Bankası Başkanı Süreyya Serdengeçti'ye destek geldi. Özilhan, hükümet ve iş dünyası tarafından faiz indirimine zorlanan Serdengeçti'nin tutumunu doğru bulduğunu belirterek, "Onun elinde bizden çok daha fazla bilgi var. Zamanı gelince doğru kararı verecektir" dedi.

Dün Rahmi Koç, Sakıp Sabancı, Feyyaz Berker, Güler Sabancı, Erkut Yücaoğlu gibi isimlerin katıldığı Başkanlar Konseyi toplantısı sonrasında konuşan Özilhan, Merkez Bankası'na faiz indirimi baskısı yapmanın doğru olmadığını söyledi. "Biz yıllardır Merkez Bankası'nın bağımsız olması için uğraş verdik" diyen Özilhan şöyle devam etti

"Merkez Bankası'nın bir numaralı görevi enflasyonu düşürmektir. Herkesin bu yapı içinde düşünmesi ve bir baskı oluşturulmaması gerekir. Hepimiz konuşuyoruz ama kendimizi etkilediği noktada konuşuyoruz, genel perspektiften bakmıyoruz. Önemli olan genel perspektiften bakmak, bunu en iyi yapacak olan da Merkez Bankası başkanıdır. Başkan doğru iş yapıyor. Zamanı gelince de gerekli adımı atacaktır."

Önümüzdeki hafta Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'e ABD temasları ile ilgili bilgi vereceklerini kaydeden Özilhan, Gül'ün 'ABD ile ilişkilerde aracıya ihtiyacımız yok' sözünü de yanlış bilgilendirme olarak değerlendirdi.


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
TEMA
sempozyum
Sarı Sayfalar


Sizinkiler
ArboMedia

Copyright © 2002, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır