kapat
02.06.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ


TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ŞANS&OYUN
ACİL TEL


Dede doğru söyledi

Denizli'ye saat 13.00 sularında girdik.

Ve doğruca "Demirciler Çarşısı"na gittik.

Adı "Demirciler Çarşısı" ama...

Çarşıda "bakırcı" da var.

"Telefoncu" da.

"Hırdavatçı... Sıhhi tesisatçı... Tamirci de."

Çarşı'da "yol boyunca" masalar kurulmuştu.

Esnaf... Gelip, geçen... Zengin, fakir... İşçi, emekli "yemeğe oturmuştu."

HAYIR YEMEĞİ
O gün sadece Demirciler Çarşısı'nda değil...

"Başka çarşılarda da" yemek vardı.

"Birinci Sanayi"de.

İkinci, üçüncü "sanayiler" de de.

Ve o gün "onbin kişi" yemek yiyordu.

"Ahi Evran" yemeği.

Buna "hayır yemeği" de deniyor.

İZZET BABA
Yılda on defa böyle "yemek veriliyor."

Her çarşı "ayrı organizasyon" yapıyor.

On yemekte "yüzbin kişi" karnını doyuruyor.

Demirciler Çarşısı'nda bizi yemeğe buyur ettiler.

Kuru fasulye, nohutlu pilav, mercimek çorbası ve irmik helvası vardı.

Ahçılar, garsonlar "eldivenliydi."

Ağızları, burunları "maskeliydi."

Dedik ki

- Biri bize bu yemek ile ilgili bilgi versin.

Esnaf hemen "birine" seslendi

- Baba!.. İzzet Baba!..

İzzet Baba, çarşının en eski esnafı.

Leblebici İzzet Metinden.

74 yaşında.

Bize "bilgi vermeye" başladı.

BEREKET KAZANI
Sayın Yazar bey.

Bakın şurada sembolik bir kazan asılı.

Türk bayrağı ile birlikte.

Bunun adı, Bereket Kazanı.

Çarşının yaşlıları biraraya geliriz.

Hayır yemeğinin gününü kararlaştırırız.

Sonra Vilayet'e, Belediye'ye, Emniyet'e bilgi veririz.

Ve esnaf arasında, Bereket Kazanı'nı dolaştırırız.

İsteyen yüzbin lira atar.

İsteyen bir milyon.

İsteyen yirmi milyon.

Ve Bereket Kazanı parayla dolar.

Bu parayla yemek yapılır.

Birlikte yenir. Dostluklar gelişir.

Ahi Evran'dan beri bu böyledir.

GÜZEL GELENEK
- İzzet Baba.

- Buyur Yazar bey.

- Bereket Kazanı'nda ne kadar para toplandı?

- 7.5 milyar.

- Bu parayla kaç tencere yemek pişti?

- Tencerede değil, kazanda pişti... 42 kazan kaynadı... Bir kazanı, 6 kişi zor kaldırır.

- Bugün, Demirciler Çarşısı'nda kaç yerde böyle uzun masalar kuruldu?

- Dört ayrı caddenin her kavşağında.

Gelenek "çok iyi bir gelenek."

Karnını doyuran, duaya başlıyor

- Allah razı olsun... Allah kazadan, beladan korusun... Allah devlete, millete zeval vermesin.

BİRLİK VE DİRLİK
Yemek masalarını Vali, Belediye Başkanı ve Emniyet Müdürü ile birlikte dolaştık.

Esnafla resim çektirdik.

Dert dinledik.

Çarşının yaşlılarından, sakallı biri dedi ki

- Yavuz Bey yeter ki birlik olsun, dirlik olsun... Gerisini çalışır, hallederiz... Yeter ki devletimiz güçlü, milletimiz mutlu olsun.

"Kalabalıktan" bir ses yükseldi

- Dede doğru söyledi.

Dördüncü Murat

Recep Yazıcıoğlu.

"Dördüncü Murat" lakaplı Vali.

Tokat'ta, Aydın'da, Erzincan'da valilik yaptı.

Her gittiği yerde "bazı yasaklar" uyguladı.

Bu yüzden de adı "yasakçı vali"ye çıktı.

"Dördüncü Murat"a çıktı.

Yazıcıoğlu, 3 aydır Denizli'de.

Bakalım hangi "Yazıcıoğlu yasalarını" getirmiş.

Hangi "Yazıcıoğlu yasaklarını" koymuş.

****

Yavuz bey.

Denizli'de 15 bin kamu görevlisi var.

Ben de buna dahilim, odacı da.

Bu 15 bin görevli, 450'şer kişilik gruplar halinde, bir salonda toplandı.

Ben de dahil. Ders verildi.

Bürokrasi hastalığı ve halkla ilişkiler dersi.

İstisnasız herkes ders aldı.

Vali olarak ben de dahil.

****

- Vali bey... Ders bitti mi?

- Bitmedi.

- Başka ne dersi var?

- Denizli'de şef, müdür, amir, yönetici konumunda ikibin kişi var... Ben de dahil... Bu ikibin kişi, özel eğitime alındı... Ben de dahil.

- Ne eğitimi?

- Stres yönetimi... Zaman yönetimi... İnsan yönetimi... Kriz yönetimi.

- Ders süresi?

- 12 saat.

****

Vali Bey'de "ders" de çok, "yasak" da.

Örneğin...

İçkili yerlere Vali talimatı

****

* Müşteriye, kaldırabileceği kadar içki ver... Sarhoş olmayacak kadar... Yoksa kapatırım.

* Müşteri içki içerse... İçkili halde araç kullanır ve trafik suçu işlerse... İçki içtiği yeri kapatırım.

* İçki içen, içki içtiği yerin işletmecisi tarafından bir ticari taksiye bindirilip, evine yollanacaktır... Yoksa kapatırım...

****

Birkaç yerde "yasak ihlali" olmuş.

Vali, kapatmış.

Birkaç yerde "kadın, kız satışı" duyulmuş.

Vali, kapatmış.

Uygulama kentte nasıl bir hava yaratmış diye sağa, sola sorduk.

Emniyet Müdürü Mümtaz Karaduman bize anlattı ki

- Asayiş düzgün... İnsanlar memnun.

Çarşıda, pazarda öğrenciyle, esnafla, ev kadınıyla konuştuk.

Gerçekten de "herkes memnun."

Babadağ mucizesi
Denizli'de dolaşırken "bir şey" dikkatimizi çekti. "Babadağ" diye başlayan tabelalar.

"Babadağlılar Çarşısı."

"Babadağ Bakkaliyesi."

""Babadağ Tuhafiye."

Yani...

Varsa "Babadağ"

Yoksa "Babadağ."

****

Babadağ, Denizli'nin ilçesi.

Kente "37 kilometre."

Nüfusu, 40 yıl önce "beşbin"miş.

Hala "beşbin." Ama Denizli, İzmir, Aydın ve İstanbul'daki Babadağlı nüfus "en az elli bin."

****

Babadağ'ı daha iyi anlatabilmek için "çarpıcı bir örmek" verelim.

Denizli'nin toplam tekstil ihracatı, yılda "bir milyar dolar."

Ama Türkiye'deki Babadağlılar'ın yıllık ihracatlarının toplamı "ikibuçuk milyar dolar."

Bize bu bilgiyi "Babadağlılar Derneği Başkanı Zafer Katrancı" verdi.

Zafer Bey "Ozan Tekstil"in sahibi.

Ozan Tekstil "nevresim... Bornoz... Havlu" üretiyor... İhraç ediyor.

****

Zafer Bey... Kimler Babadağlı?

- Kim değil ki?.. Mesela Vestel'in sahibi Ahmet Nazif Zorlu, Babadağlı.

- Başka?

- Goldaş Altın Firması var... Sahibi Hasan Yalınkaya... Babadağlı.

- Başka?

- Evita'nın sahibi Mustafa Değirmenci... Babadağlı.

- Başka?

- Küçükler Tekstil... Sahibi Besalet Küçüker, Babadağlı... Denteks... Atak Tekstil... Gökhan Tekstil... Sahipleri hep Babadağlı.

****

Mübarek, sanki ilçe değil de "işadamı fabrikası."

Biz böyle konuşunca...

Zafer Katrancı şunları söyledi

- Babadağ, dağlık... Tarım yapacak arazi yok... Dedelerimizden gelen dokumacılık var... Eskiden, Babadağ'da her evin altı, dokuma atölyesiydi... Sonra işi büyüttük... Fabrikacı olduk... Babadağlı tek şey bilir Çalışmak.

- Zafer Bey... Denizli'de kaç Babadağlı var?

- Denizli'deki yüz sanayiciden sekseni Babadağlı.

Bu defa kısmet olmadı.

Bir dahaki gelişte mutlaka Babadağ'a gideceğiz.

İşsizlik "adaletsizlik"
İşsizliğin gözü kör olsun

Nereye gitsek, "birinci sorun" işsizlik.

İnsan işsiz olunca...

"Sana iş bulurum" diyen herkese inanıyor.

"Geçenlerde" bir olay olmuş.

"Uyanık bir kadın", işsiz ve çaresiz birine, ümit vermiş

- Yedibin euro ver... Seni işe yerleştireyim... Hem de Belediye'de.

Fukaradan "2 milyar, 150 milyon lira" almış... İlk taksit.

"Bin euroluk ikinci taksiti alırken..."

Durumu öğrenen Denizli Belediye Başkanı Ali Aygören "suçüstü" yaptırmış.

"Parayla, Belediye'ye eleman yerleştiririm" diyen kadın, şu anda cezaevinde.

****

Bu olay "tek örnek" değil.

"Seni işe yerleştireceğim" diye, bir işsizden "üç milyarlık senet alan adam" da yakalanmış.

****

Dedik ya...

İşsizliğin gözü kör olsun.

İşsizlik "en büyük adaletsizlik."

Kırsal kesim ve Bakan duası
İlter Panayır, dokuz yıldır, Denizli Borsa Başkanı.

- İlter Bey... Piyasa nasıl?

- Piyasa, hükümetten çok şey bekliyor... İnşallah başarılı olurlar.

- Denizli'de en darda olan kesim, hangi kesim?

- Tarım kesimi... Amerika'nın beş yıldızlı otellerinin havlusu, bornozu buradan gider... Havlu, bornoz beyaz altından yapılır... Pamuktan... Ama pamuk üreticisi zor durumda.

- Ya diğer kesimler?

- Yavuz Bey, Denizli'de muz ile kahve dışında herşey yetişir... Ah, üretici iyi durumda olsa... Kırsal kesim biraz rahatlasa... Piyasalar öyle rahatlar ki, sorma gitsin.

Biz ne sorduysak...

Borsa Başkanı "aynı yanıtı" verdi

- Kırsal kesim... Ne olur bunu yazın... Kan ağlıyor...

Ve bu kesim, Recep Tayyip Bey'e çok güveniyor.

Sohbetin sonunda İlter Bey "duaya" başladı.

Dua "Bakan duası."

Dua bitince bize döndü

- Ah, Denizli'nin bir bakanı olsa... Denizlili, yağmur duasına çıkar gibi Bakan duasına çıkıyor.

Denizli'nin Horozu
Belediye Başkanı Ali Aygören sordu

- Nereleri görmek istersiniz?

- Parkları... Yeşil alanları.

"Çarpık kentleşme" büyük sorun.

Çocuklarımıza "nefes alacak yeşil alan bırakmamak" da, büyük ayıp.

Ali Aygören "olur" dedi

- İncilipınar Kültür Park'ı umarım beğenirsiniz.

Park, 174 bin metrekare.

Beğendik. Ayrıca...

Kente sürekli ağaç dikiliyor.

İzmir yolu üstünde, 500 bin ağaç dikiliyor.

Bunu da beğendik.

Her gelişimizde "Denizli horozu" ile ilgileniriz. Yine ilgilendik.

Zira "nesli giderek tükeniyor."

Belediye Başkanı

- Eskiden Tarım İl Müdürlüğü bu işle ilgiliydi... Yine ilgili ama... Denizli horozu üretimi konusunu özelleştirdik.

Denizli'de bize "horoz verecek oldular."

"Parasını alırsanız kabul" dedik.

Ama sonra vazgeçtik.

Zira "öyle bir ötüyor ki."

Alsaydık "35 milyon" ödeyecektik.

Sonra "Denizli horozunun civcivini" verecek oldular.

Tanesi 2 milyon.

Alacaktık ama...

"Son anda" ondan da vazgeçtik.

Zira yaramaz küçükler "ele avuca sığmıyor."

Ve sonunda "Denizli horozu heykelinin" resmini çekerek, "horoz özlemini" giderdik.


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
TEMA
sempozyum
Sarı Sayfalar


Sizinkiler
ArboMedia

Copyright © 2002, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır