|
 |
|

MANSUR FORUTAN
Yeter ki geri dön!
Özledim...
Kaybedinceye kadar anlamıyorsun! Dünyanın en sık kullanılan klişesi ne yazık ki insanın başına gelmeden bir mana kazanmıyor.
Elim klavyeye gitmiyor. Yazı yazasım yok
Keşke bir an evvel geri dönse, vaz geçse...
Oysa "ben gidiyorum, rahat edersin" dediğinde pek oralı olmamıştım. Gerçekten de rahat ederim diye geçirmiştim içimden.
Her zaman yaptığını yaptı yine. Her zaman gittiği yere gitti. Bodrum'a.
Odanın her tarafı izleriyle dolu. Geride bıraktığı eşyalar sağa sola savrulmuş mayınlar gibi. Görür görmez kalbimde patlıyor.
Elim klavyeye gitmiyor...
Sağa sola savrulmuş eski gazeteleri birlikte okumuştuk; bıraktığımız yerde duruyorlar.
Arkadaşlar oda arkadaşım Emre Aköz bir haftalığına Bodrum'a gitti.
Türkbükü'ne çökmüş, oradan "Akdeniz kadınını, İskandinav ya da Slav kadınına tercih ettiğini" bildiriyor ve ben burada koca binada tek başıma çok sıkılıyorum.
Keşke burada olsaydı.
Binanın dışında, şampiyonluk kutlamaları için tezahüratlar eşliğinde toplanan Beşiktaşlı taraftarlara "yazı yazamıyorum" diye posta koysaydı. Sesini duyuramadığı için hıncını benden alsaydı.
Veya koca bir kamyonun arkasına yüklenmiş, herhalde bütün zamanların en uzun bayrağını, (iki kilometre uzunluğunda olduğu söylendi) zorlukla açmaya çalışan taraftarlara yukarıdan "durun öyle açılmaz, izin verin anlatayım" diye yol gösterseydi.
Hayatıma ne kadar da girmiş.
Nasıl da farkına varamamışım.
Zaman geçmek bilmiyor.
Emre Aköz lütfen geri dön. Söz veriyorum, bir daha odanın kapısını kilitlemeden dışarı çıkmayacağım. Ödünç aldığım, sözlük, yazım kılavuzu gibi paha biçilmez eserleri yerine koyacağım.
Suyundan da otlanmayacağım.
Yazı yazarken falanca kelime nasıl yazılır diye sorup dikkatini dağıtmayacağım.
Her sabah oda mıntıkasını bizzat kendim yapacağım.
Kayıtsız şartsız her dediğini yapıp köle olacağım.
Yeter ki geri dön.
Zaten gazetede hafiften hafiften kölelik yanlısı oluşumlar hortlamış vaziyette.
Dış Haberler'in çalışkan, zeki ve başarılı Müdürü Emre Ergül evini taşıma işlemlerini 90 milyona yaptırmış!
Ufak bir ayrıntı vermekte fayda var, eşyalar beşinci kattan indirilip, yine beşinci katta olan yeni evine üç hamal tarafından çıkartılmış. Kişi başına 30 milyon düşmüş yani!
Kebap ısmarladığını da gururla söylüyor.
Bana sorarsanız bu kölelik.
Ona sorarsanız serbest piyasa ekonomisi.
Yüz yılın başında, Missisippi, ve New Orleans'da şartların daha iyi olma olasılığı daha yüksek.
Gerçi masasında insan hakları ihlali raporları falan var ama pek anlamış değilim.
Kölelik dahil, her türlü olasılığı göze alıyorum, yeter ki Aköz geri dönsün.
Onsuz geçen günler çok sıkıcı çünkü.
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|