kapat
02.06.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ


TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ŞANS&OYUN
ACİL TEL


Radyolar kadınlara 'ses' verdi

İslami radyolar türbanlı kadınlara yeni iş olanakları yarattı. Kendilerini anlattıkları, seslerini duyurdukları mikrofona kavuştular. Kuran ile başlayıp biten yayın akışında "İslami değerlere saygılarından dolayı" çoğunlukla kadın şarkıcıların yer almasına izin verilmiyor

İslami kesim kadınlarının eğitim düzeylerinin yükselmesi onları çalışma yaşamına taşıdı. Bu kesimde özel radyoların çoğalması ise türbanlı kadınlara hem yeni iş alanları yarattı, hem de seslerini duyurma şansı verdi. Bugün hemen hepsinde olmasa bile İslami yayın yapan radyoların büyük çoğunluğunda kadın programcı ve spikerler çalışıyor. Özellikle hemcinsleri tarafından dinlenen kadınlar daha çok aile ve eğitim gibi programları hazırlıyor. Kadın spiker ve programcı çalıştırsalar da bu radyoların bir kısmı ise hâlâ "İslami değerlere saygılarından dolayı" musiki programlarında kadın sesini kullanmıyorlar.

CEMAATE ULAŞMA ARACI
Hollanda'da sosyoloji doktorası yapan Umut Azak, İslami radyolar ile burada çalışan türbanlı kadın spiker ve programcılar hakkında tez hazırladı. 1993 yılından bu yana İslami radyoların yayına geçtiğini hatırlatan Azak, daha çok tarikatlar tarafından kurulan radyoların, 'cemaatlerine ulaşmak' için etkili bir propoganda aracı olarak da kullanıldıklarını belirtiyor "İskender Paşa Cemaati veya Fethullah Hocacılar gibi büyük cemaat ve gruplar için radyolar, cemaat içi haberleşmeyi kolaylaştırmak, cemaat dayanışmasını güçlendirmek gibi işlevlerinin yanı sıra etkili bir propoganda aracı olarak da kullanılıyor. En geniş alana ulaşabilen radyo istasyonu ait olduğu cemaatin İslam anlayışını da yayma şansına sahip oluyor. Yayınlar üzerinde cemaatin denetimi çok fazla hissedilebiliyor."

Azak, kendilerini 'İslamcı' olarak tanımlanmasına karşı çıkan bu radyoların ortak noktasının, yayın politikalarının 'İslami esaslara' göre belirlenlenmesi olduğunu söylüyor "İslami açıdan 'caiz' bir çizgi izliyorlar. Kadın sesi İslami kesim için hassas olduğundan çoğu kadın sanatçıların şarkılarını yayınlamıyor."

Kendilerini İslamcı olarak değil 'örf ve adetlere saygılı' radyolar olarak tanımlayan radyoların hepsinde dini sohbetlere yer veriliyor, dini müzikler ağırlık olarak yer alıyor. Hemen hepsi Kuran ile açılıp Kuran ile kapanıyor. Tümünde Cuma saatlerinde özel programlar yayınlanıyor. Kadın şarkıcıların eserlerine bir çoğu yer vermiyor ama reklamlarda kadınların söylediği şarkıları yayınlamakta sakınca görmüyorlar. Bu çelişkiyi de 'reklamları biz hazırlamıyoruz, paket halinde geliyor' sözleri ile açıklıyorlar.

İslami radyolarda çalışan türbanlı kadınların 'kadını eve hapseden' anlayışa tümüyle karşı çıktıklarını ve kadının yaşamın her alanında yer alması gerektiğini savunduklarını belirten Azak, bu kadınları şöyle anlatıyor

KARŞI ÇIKIYORLAR
"'Hanımlar Sizin İçin' türü programlar aracılığı ile kadınların ev ve ev işleri ile özdeşleşmesine karşı çıkıyorlar. İronik bir şekilde radyolarda çalışmaya başlamalarının nedeni bu özdeşleştirme olmasına rağmen, bu durumu eleştiriyorlar. Çünkü ilk işe alınma nedenleri sadece çeşni türünde kadın programları bulunsun diye idi. Yoksa yönetimi kadınlara kaptırmak ya da onlara daha çok söz hakkı tanımak için değil. Zaten daha çok yönetimde değil, spiker ve programcı olarak görev yapıyorlar. Oysa bu kadınlar sadece kadınlara yönelik değil her tür konuda program yapmak istiyorlar."

'Kadın, sesiyle cinsel çağrışım yapmamalı'
Zahiİde Ülkü Bakiler dinleyicilerinin özellikle kadınlardan oluştuğunu vurguluyor. İlk yıllarda radyolarda kadın spiker ve programcıların hem dinleyiciler, hem de radyo yöneticileri tarafından hoş karşılanmadığını anlatıyor

"Artık bu tepkiler ortadan kalktı. İslami kesim de radyoda kadın sesi duymaya alıştı. Ayrıca kadınların eğitim düzeylerinin artması, sosyalleşme süreci de bizim kesimde kadınların da çalışma yaşamında yer almalarını sağladı. Bu gelişmede erkeklerin de büyük etkisi var. Erkekler artık İslami kadının da sosyal ve çalışma yaşamı içinde yer almasını istiyor, destekliyor ve izin veriyor. Oysa eskiden bizim kesimin babaları kızlarının okumasına da, çalışmasına da izin vermezdi. Artık kızının çalışması birçok babayı rahatsız etmiyor. Babam çalışıyor olmamdan son derece hoşnut ve sesimin radyodan yayınlanması onu rahatsız etmiyor."

Çalıştığı radyoda kadın sanatçıların eserlerinin yer almamasını ise Bakiler şöyle açıklıyor "Seyirci istemiyor, dinimize göre de kadın sesinin cinsel çağrışım yapmaması gerek."

Dinleyiciler istemiyor
Haluk İmamoĞlu (Moral FM G.M.) Kadınların söylediği şarkıları yayınlamama nedenimiz dinleyicinin talebinin olmaması. Örneğin Tarkan falan da çalmıyoruz, çünkü istek olmuyor. Zaten kadın spikerleri de "Dinleyicilerin kadınlar program yapsın?" isteği üzerine çalıştırdık.

Bİlal Şener (Radyo Beyan G.M.) Tabandan kadın sesi için istek gelirse biz de diğer radyolar gibi buna uyarız.

Mustafa Dursun (Dolunay FM G.Y.) 7 yıldır yayındayız. Kadın sunucu da yok, radyoda kadın da çalışmıyor. Kafamıza göre birini bulamadık, bir nedeni yok. Zaten gerek de duymadık kadına. Kadın sesinden şarkı yayınlamıyoruz, talep yok.

Pervin KAPLAN


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
TEMA
sempozyum
Sarı Sayfalar


Sizinkiler
ArboMedia

Copyright © 2002, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır