kapat
01.06.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ


TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ŞANS&OYUN
ACİL TEL


MEHMET BARLAS


Sonunda, hepimizin kafası karışacaktır!.

İki kişi, orada bulunmayan üçüncü bir kişi hakkında konuşuyorlarmış..

Birinci kişi sert bir yargı seslendirmiş o üçüncü kişi hakkında..

- O delidir, demiş..

İkinci kişi şaşırmış, sormuş.

- Sen kimden söz ediyorsun?

Birinci kişi tarif etmiş sözünü ettiği kişiyi..

- Hani uzun boylu, kısa, sarı saçlı, esmer, oldukça şişman, zayıf bir adam var ya..

İkinci kişi şaşkın, yine sormuş.

- Hem uzun hem kısa, hem şişman hem zayıf, hem sarışın hem esmer bir adamı anlatıyorsun bana.. Olur mu böyle şey?

Birinci kişi gülmüş,

- Delidir dedim ya..

Düşünün kendi ülkeniz, güzelim Türkiye'yi..

Hem uzun hem kısa, hem zayıf hem şişman değil mi?

"Devleti" düşünün.

Hem Avrupa Birliği'ne girmeye kararlı, hem de Avrupa Birliği'ne karşı.. Hem Kıbrıs'ta çözümden yana, hem de çözüme karşı.. Hem özelleştirmeci, hem devletçi.. Hem demokrat, hem militarist..

Toplumda farklı renkler, farklı sesler, birbirine hiç benzemeyen eğilimler olabilir..

Ama "Devlet" denilince, burada tek seslilik, tek yönlülük vardır.. Farklı görüşler devlette de tartışılır, ama sonunda siyasi iktidar, istikâmeti belirler..

Bakın Amerika'ya, İngiltere'ye..

Bu ülkelerde siyasetin yönünü, ancak sivil toplumun direnişi veya tepkisi etkileyip, değiştirebilir.. İşte bu yüzden, güzelim Türkiye, motoru ve dümeni olmayan Varyag Gemisi gibi, yıllardır akıntıya kapılmış gidiyor.. Arada bir römorkörler halat atıp, bir istikamet vermeye çalışıyor Türkiye'ye..

Ama birileri halatları kesip, yine yalpalanmaya bırakıyorlar koca tekneyi..

En süper devlet olan Amerika bile, Vietnam'da çözümsüzlüğü 10 yıldan fazla sürdüremedi.. Biz Kıbrıs'ı, 1974'ten beri bir çözümsüzlük konusu olarak "Kriz Stoku"muzda tutuyoruz..

Yunanistan'ın Genelkurmay Başkanı, bu ülkenin Avrupa Birliği'ne girmesine karşı, sakıncalar seslendirebilir mi mesela?

Bir hatırlayın 28 Şubat post-modern askeri müdahelesine dayanan günlerdeki gerekçeleri..

- Taksim'e cami yapılması projesi..

- Karayolundan hacca gitme projesi..

- Kurban derilerinin THK'ya verilmemesi projesi..

Peki Amerika, "28 Şubat"ı neden destekledi?

Çünkü NATO üyesi ve Amerikan müttefiki Türkiye'nin Başbakanı Erbakan, B.M. ambargosunda bulunan Libya'nın Başbakanı Kaddafi'yi, çadırında ziyaret etmişti..

Herhalde, Türkler karayolundan Hac'ca gitmek istiyor diye, Washington'dakiler, bizim demokrasimizin katledilmesine onay vermediler..

Baksanıza.. Irak'ı işgal eden Amerika'nın ilk yaptığı icraat, Saddam'ın yasakladığı Kerbela ziyaretini, Şiiler'e açmak oldu..

Aradan yıllar geçti..

Yeni AK Parti iktidarının ilk icraatından biri, Devlet Bakanı Kürşat Tüzmen'i, Amerika'nın 1 no'lu düşman ilan ettiği Saddam'a göndermek oldu..

O muhterem de, Saddam'la halvet olmaktan çok mutlu, "Adam gibi adam" dedi Irak diktatörü için.. Madem öyle, neden Türkiye Saddam'a sığınma hakkı tanımıyor?

Nasıl olsa, Kuzey Irak'tan ötürü, "Devlet" de Amerika'ya kızgın..

Özetle.. Burada hepimiz, sonunda hem uzun hem kısa, hem şişman hem zayıf olabiliriz..

ŞAKA

Ertuğrul Özkök'ün öz-eleştirisi!.
Ertuğrul Özkök, banka hortumlanmalarını yazmayan gazetecileri eleştiriyor..

Doğru bir öz-eleştiri bu..

Ticaret Bankası skandalının kahramanı Korkmaz Yiğit'e Milliyet Gazetesi 300 milyon dolara satılırken, susmamalıydı Ertuğrul Özkök..

Veya, Etibank yönetimindeki isimlere, Sabah'ı yok etmeleri için gazete çıkarttırılmasına karşı, tepki koymalıydı..

Mesajlarınız için: mbarlas@sabah.com.tr




Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
TEMA
sempozyum
Sarı Sayfalar


Sizinkiler
ArboMedia

Copyright © 2002, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır