|
 |
|

MEHMET TEZKAN
Eğitimin süresi mi önemli, kalitesi mi?
Gazetelerdekİ okul ilanları dikkatimi çekti.. Kayıt yenileme dönemi.. Her okul ücretini açıklamış..
Çoğunu inceledim..
Fiyatlar inanılmaz.. 8 milyar, 10 milyar, 12 milyar.. İlköğretim okullarının fiyatları bunlar..
İlkokul bire, ikiye, üçe giden çocuklara 10 milyarlık ne eğitimi vereceksiniz?
Karşılığı 10 milyar tutan ne öğreteceksiniz?
Hani lise olsa anlarım..
İlkokuldan söz ediyorum.. Bu işte bir yanlışlık yok mu?
Var.. Yanlışlık devletteki eğitimin kalitesizliğinden kaynaklanıyor.. Devlet okullarının eğiten, yetiştiren, sosyalleştiren bir kurumdan, konu ezberleten kurumlara dönüşmesinden kaynaklanıyor..
Kabul edelim.. Kaliteli insan yetiştirme konusunda Türkiye ileri gideceğine geriledi.. Üniversiteler liseye dönüştü..
Artık eskisi gibi kaliteli öğretmenler yetiştiremiyoruz.. Yetiştirdiklerimize de bakamadık, sahip çıkamadık.. Refah düzeylerini yükseltemedik..
Kaç öğretmenin evinde bilgisayar vardır? Kaç öğretmen internete girerek dünya turuna çıkar?
Kaç öğretmen dünyayı takip eder? Kaç öğretmen tatile gider? Kaç öğretmen sosyal bir kulübün üyesidir? Kaç öğretmenin hobisi vardır?
Bunlara sahip olmayan bir öğretmen, öğrencilerine ne verebilir? Müfredattaki konuları ezberletmenin ötesine geçebilir mi?
Devlet okullarının kalitesi düştükçe mantar gibi özel okullar türüyor..
Peki onlar kaliteli mi?
Hepsi değil.. Özel okulların kalitesi arttıkça, talep artıyor.. Talep artıkça da ücretler yukarıya doğru seyir ediyor..
İlkokul birinci sınıf öğrencisinin ücreti 10 milyar liraya kadar yükseliyor..
Cumhurbaşkanı Sezer temel eğitimin 12 yıla çıkarılmasını istedi.. Bence erken..
Türkiye'nin önce 8 yıllık eğitimini kaliteli hale getirmesi gerekiyor.. Yılları uzatmak sorunu çözmüyor.. Devlet okullarının tercih edilir hale gelmesi gerekiyor.. Özelden devlete dönüşün başlaması gerekiyor..
Herkesin kendine şu soruyu sorması lazım.. Neden bu kadar çok özel ilköğretim okulu var?
Veliler neden bu kadar yüksek paraları ödemeyi göze alıyorlar?
Eskiden herkes ilkokula gider, ayrım ortaöğrenimde başlardı.. Kimse daha ilkokuldan, özel okullar peşinde koşmazdı..
Sekiz yılla birlikte ortaya bir sorun çıktı..
Eskiden 6 yaşında ilkokula başlayan çocuk 11 yaşında bitirirdi.. Şimdi 14 yaşında bitirecek..
14 yaşına kadar dil eğitimi almayan, bilgisayar görmeyen, kalabalık sınıflarda ezbere dayalı bir sistemde yetişen çocuk hayata biraz geriden başlamış olmaz mı?
En azından düşünme, tartışma, inisiyatif kullanma becerilerini geliştirememiş demektir.. Onu şekillendiren okulu değil, okul dışındaki hayatıdır..
Okul yaşamın bir parçası değil, gidilmesi zorunlu olan kurumdur.. Çünkü okuldaki faaliyeti sadece dersle sınırlıdır.. Okulun bunun ötesine geçecek gücü yoktur..
Özel okul bolluğu acaba bu ihtiyacın ürünü müdür?
Herkes dersin ötesinde çocuğuna yaşam biçimi vermenin de peşinde değil midir?
Bu sorulara hükümetin de yanıt araması gerekiyor..
Çünkü ülkelerin geleceğini 'iyi ve kaliteli eğitim' belirler..
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|