kapat
01.06.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ


TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ŞANS&OYUN
ACİL TEL


ERGUN BABAHAN


Dön baba dönelim

Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök dün "İşte o kritik yazı" başlıklı bir yazı yayınladı.

Aslında bu yazı kendi grubundaki köşe yazarlarına bir sitem niteliğindeydi. SABAH'a karşı mücadelesinde Hürriyet ve Milliyet gazetesi yazarlarının sessiz kalışını eleştiriyordu Özkök.

Özkök, Türkiye'nin önde gelen kalemlerinden "hortumculara" savaş açmalarını istiyordu.

Yazısında sık sık "hortumcu" kelimesi geçiyordu. Hoyratça herkese hortumcu yaftasını yapıştırıyordu.

Oysa aynı Özkök 14 Nisan 2001 tarihinde Gazi Erçel'i savunmak amacıyla yazdığı yazıda, bakın ne diyordu

"Her mahkemeden bir karar çıkıyor ve isteyen istediği kişinin alnına 'Hortumcu' yaftasını yapıştırıyor.

Suç denilen kararın sadece mahkemelerce verilebileceğini hepimiz unuttuk.

... herkesin herkese 'Hırsız', 'Hortumcu' gözüyle baktığı bir toplumda her bağışçıya yapıştıracak bir etiket bulabilirsiniz.

Gözaltındaki insanların bir bölümü hala neyle suçlandıklarını bilmiyorlar.

Bazıları araba yok gerekçesiyle mahkemeye götürülüp savunmalarını yapamıyorlar.

Tek kişi oldukları halde 'çete suçuyla' yargılanan insanlar var.

Gerçek hukuk, kitle psikolojisinin, linç ayinine dönüştüğü anlarda bile hukuku, sadece hukuku dikkate alır."

Dün, dündür...
5 Kasım 2002 tarihli bir başka yazısında da şu cümle yer alıyor

"Yolsuzlukların üzerine ayırımcı ve intikamcı duygularla değil, adil ve hukuki adımlarla gidip, Hortum ve Hortumcu kelimesini bu ülkenin lügatından çıkarma zamanı geldi.

Hepimiz çok yorulduk ve yıprandık.

Türkiye yoruldu ve çok hayati bir zaman kaybetti."

Bundan yaklaşık 2 yıl önce hukuk diyen, hortum kelimesine öfke gösteren Özkök, bugün kendi grubundaki arkadaşlarına hortumcu diye yazı yazmadıkları için sitem ediyor.

Nedir bunun nedeni?

Hep belirttiğim neden. O dönem Aydın Doğan'ın Dinç Bilgin'le ortaklık anlaşması imzaladığı veya imzalamaya hazırlandığı dönemdir. Doğan'ın SABAH Grubu'na hakim olma yolunda önemli adımlar attığı dönemdir.

Ortaklık gündeme gelince Hortum ve Hortumcu kelimesini lügattan çıkarmak ister. SABAH yeniden güçlü bir rakip haline gelince lügat hemen değişir.

Toplumun, gazete okurunun hafızası olmadığını düşünen bir gazetecilik anlayışının insanı nerelere getirebileceğinin örneği bu yazılar.

Aynı anlayışı bugün biz sürdürecek olsak, Sermaye Piyasası Kurulu'nun haklarında suç duyurusunda bulunduğu Doğan Holding CEO'su Tufan Darbaz ve eski CEO İmre Bermanmek için herşeyi yazabiliriz.

Herkese hukuk
Aydın Doğan'ın bu iki yöneticisi yakında belki önce Mali Şube'ye gidip polise ifade verecek, bu arada parmak izleri alınacak, fotoğrafları çekilecek, ardından savcılığa sevk edilecek.

Böyle bir işlem görmeleri onları kriminal birer insan mı yapar?

Bir kişinin polis tarafından sadece sorgulanması suçlu ilan edilmesine yeter mi?

Şimdi Darbaz ve Bermanmek borsada işlem yapan küçük yatırımcıları bilerek ve isteyerek yanıltmış, onları aldatmak için haber yaptırmış, yanlış bilgiler vermiş olabilirler mi? Bizce olamazlar. En azından kendi istek ve iradeleriyle böyle bir şey yapmamışlardır herhalde.

Sonuçta buna karar verecek olan da bağımsız Türk Mahkemeleri'dir.

Biz sadece böyle bir olayı haber yaparız. Şu anda sadece haklarında suç isnadı olan insanları aşağılayıcı sıfatlarla peşinen mahkum etmeyiz.

Çünkü biliriz ki, hukuk herkese lazımdır. Buna inancımız bugün böyle bir görüş patronumuzun ekonomik çıkarlarıyla uyuştuğundan kaynaklanmaz. Hukukun üstünlüğüne olan inancımızdan kaynaklanır.

O nedenle de, önce insanlara "hortumcu" demek ayıp diye yazılar kaleme alıp, iki yıl sonra 180 derece dönmek zorunda kalmanın utancını yaşamak zorunda kalmayız.

Nurullah Ataç'ın bir sözü vardır, "Aptallara kızmam, mütecaviz aptallara kızarım" diye, yaşadığımız son dönem bana sık sık bu sözü hatırlatıyor.

Bu arada CHP lideri Sayın Deniz Baykal'a da bir sorum var. POAŞ'ta kıyametler kopuyor. SPK suç duyurularında bulunuyor. Dokunulmazlıklar kalksın diye kıyamet koparan CHP'den niye bir tık çıkmıyor?

Atatürk'ten CHP'ye miras kalan İş Bankası'ndaki CHP temsilcileri, bütün bu gelişmeleri süs biberi gibi izlemekle mi yetiniyor.

CHP bu olayın neresinde doğrusu merak ediyorum.


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
TEMA
sempozyum
Sarı Sayfalar


Sizinkiler
ArboMedia

Copyright © 2002, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır