kapat
22.02.2002
 SON DAKİKA
 EDİTÖR
 YAZARLAR
 HABER İNDEKS
banner
 EKONOMİ
 FİNANS
 MARKET
Limasollu
 TÜRKİYE
 DÜNYA
 POLİTİKA
 SPOR
 GALOP
 MAGAZİN
 SAĞLIK
 KAMPUS
 HYDEPARK
 İNANÇ
 ANKETLER
 ŞAMDAN
 DİYET
 TATLILAR
 CİNSELLİK
 PAZAR SABAH
 KİTAP
 SİNEMA
 SANAT
 RENKLER
 GURME
 TARİH
 SUNNY
 HİGH-TECH
 YAT&TEKNE
 NET YORUM
 NET GÜNDEM
 MELODİ
 ASTROLOJİ
 SARI SAYFA
 METEO
 TRAFİK
 ŞANS&OYUN
 ACİL TEL
 KÜNYE
 WEB REKLAM
 ARŞİV
 

Gül gibi mesleklerini bırakıp şöhret oldular!

Hemen herkes, Cüneyt Arkın'ın doktor olduğunu ya da İbrahim Tatlıses'in inşaat işçiliğinden geldiğini bilir. Peki ya diğer ünlüler, onların sıradan bir vatandaşken ne yaptığını biliyor musunuz?

Adnan Şenses: Marangoz çırağıydı
1935'te Bursa'da dünyaya gelen Adnan Şenses, ortaokulu İstanbul Karagümrük'te bitirdi ve ailesinin ısrarı üzerine bir marangozun yanında çıraklık etmeye başladı. Uzun süre marangozluk yapan Şenses'in, o küçük dükkanda söylediği şarkılar büyük beğeni toplamaya başlayınca, çevresinin de teşvikiyle ses sanatçısı olmaya karar verdi ve Ankara Radyosu'nun kapısını çaldı.

Ferdi Tayfur: Pamukların efendisi
Adanalı çiftçi Cumali, 1948'de dünyaya gelen ikinci oğluna hayranı olduğu ünlü tiyatro ve dublaj sanatçısı Ferdi Tayfur'un adını verdi. Oğlunun kendisi gibi çiftçi olmasını değil, okumasını istiyordu. Babası öldürülünce Ferdi Tayfur eğitimini yarım bırakmak zorunda kaldı. Ailesine katkıda bulunmak için çiftçiliğe başladı. Dört yıl boyunca Çukurova'ya traktörle pamuk taşıdı. 20 yaşına geldiğinde şarkıcılık hayaliyle İstanbul'a geldi ve hayalleri gerçek oldu.

Serdar Ortaç: Babadan tornacı!
16 Şubat 1970 İstanbul'da dünyaya gelen Serdar Ortaç ailesinin tek çocuğuydu. Babası tornacıydı. İşleri iyi giden baba biraz zengin olunca Suadiye'ye taşındılar. Ortaokulu Suadiye Lisesi'nde okuyan Ortaç, liseyi de bu okulda tamamlamak istedi. Ancak sert ve otoriter olan babası onun baba mesleği olan tornacılığı öğrenmesini isteyince mecburen Haydarpaşa Endüstri Meslek Lisesi Torna Tesviye bölümünün yolunu tuttu. Lise hayatı boyunca da babasının torna atölyesinde çalıştı. Ardından Bilkent Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü'ne girdi. Ama müziğe de olan tutkusu onu üniversiteden soğutunca bu defa radyolarda ve gece klüplerinde DJ'lik yapmaya başladı.

Kuşum Aydın: Okumuş çocuk
1 Temmuz 1966'da ailenin tek çocuğu olarak İstanbul'da dünyaya gelen Aydın Uğurlular (Kuşum Aydın) Devlet Tatbiki Güzel Sanatlar Fakültesi, Tekstil Bölümü'nü bitirdikten sonra İstanbul Üniversitesi İdari Bilimler Fakültesi'nde yöneticilik üzerine ihtisas yaptı. Ardından Milano'ya giderek tekstil üzerine staj gördü. Stajdan sonra Türkiye'ye döndü, tekstil alanında işletmeciliğe başladı. Öğrenimi sırasında bir yandan da reklam müzikleri seslendiriyordu. Sezen Aksu'nun vokalisti olunca adını duyurdu ve adım adım bugünlere kadar geldi.

Hande Yener: Tezgahtardı
Hande Yener, bir mağazada tezgahtarlık yapıyordu. Hülya Avşar'ın çalıştığı mağazaya gelmesiyle hayatı değişti. Avşar tarafından Sezen Aksu'ya gönderilen Yener, 10 gün sonra Aksu'nun vokalisti oldu. Ardından Cem Özer'in stand-up'larında şarkısöyleyince keşfedildi.

Harika Avcı: Fabrika kızı sokakta keşfedildi!
Asıl adı Nermin Ocaklı olan olan Harika Avcı, 11 yaşında ortaokulu bıraktı ve annesinin de çalıştığı tütün fabrikasında işçi olarak çalışmaya başladı. Bir gün annesiyle birlikte gittiği Kemeraltı Çarşısı'nda İzmir'in ünlü reklamcılarından Ahmet Gül'le karşılaştı. Genç Nermin'i çok beğenen Ahmet Gül, yolunu keserek ona sekreteri olması için teklifte bulundu. Fabrika işçiliğinden sekreterliğe terfi eden Nermin, bu defa da reklam için ajansa gelen gazinocu Nuri'den sahne teklifi aldı. Bir hafta sonra da İzmir'in ünlü gazinolarından birinde sahneye çıkmaya başladı. Nermin Ocaklı adı da Gönül Yazar tarafından değiştirildi. 18'ine geldiğinde assolistti.

İzzet Altınmeşe: Berber doğdu!
Babası berber olan İzzet Altınmeşe, 1945'te Diyarbakır'ın Çüngüş İlçesi Arpadere Köyü'nde doğdu. Ailenin 6 çocuğundan 3'üncüsüydü. Küçük İzzet henüz 5 aylıkken ekonomik nedenlerden dolayı Adana'ya göç ettiler. İlkokulu bitiren İzzet Altınmeşe de baba mesleği olan berberliğe başladı. Bir yandan da amatör olarak sahne çalışmaları yapıyor, düğünlerde türkü söylüyordu. 1965 yılında ilk plağını çıkardı.

Yaşar: En romantik rehber
Nisan 1970'de Adana'da doğdu. M.Ü İşletme Fakültesi'ni bitirdikten sonra, finans alanında yüksek lisans yaptı. Öğrencilik yıllarında turist rehberiydi. Ardından barlarda sahneye çıktı.

Deniz Seki: Güzellikte uzman
Çamlıca Kız Lisesi'nde yatılı okudu. Makyaj ve cilt bakımı kursu alıp, güzellik uzmanı olarak çalışmaya başladı. 1989'da sunucu, bir yıl sonra da şarkıcı oldu.

Ebru Gündeş: Overlokçu güzeli
Yoksul bir ailenin kızı olarak dünyaya gelen Ebru Gündeş, eğitim hayatını sürdüremeyince ailesine katkıda bulunmak için konfeksiyon işçiliğine başladı. Atölyede overlok yaparken bir yandan da şarkı söylüyor, sesiyle herkesi kendine hayran bırakıyordu. Bir tanıdığı tarafından yapımcı Neşe Demirkat'a götürülünce müzik piyasasına ilk adımını atmış oldu. Önce sahne tecrübesi kazanmak için Emel Sayın'a vokalistlik yaptı, assolist olması uzun sürmedi.

Davut Güloğlu: 6 yıl futbol oynadı
Rize'de memur baba ile ev hanımı annenin 11 çocuğundan yedincisi olarak dünyaya gelen Davut Güloğlu, daha ortaokulun başında annesini kaybetti. Bir yıl sonra da babası ölünce okulu bıraktı. Her erkek çocuk gibi futbola olan merakına biraz da yetenek eklenince Rize Belediye Spor'da başlayan futbol hayatı 6 yıl çeşitli amatör kulüplerde sürdü. Ancak bir türlü profesyonelliğe geçemeyince 1991'de futbolu bırakarak İstanbul'a geldi. Ticarete başladı. Arif Sağ'ın müzik kurslarına katılması şöhretin ilk basamağıydı.

Deprem Dede: Yazları manifaturacı
Prof. Dr. Ahmet Mete Işıkara, ortaokul ve lise yıllarında manifaturacı olarak çalıştı. Mersin'de babasının manifatura mağazasında yaz tatillerini değerlendiren Deprem Dede'nin aldığı haftalık ise 5-10 kuruştu. Aldığı parayı tatlıya bağladığını gülerek anlatıyor: "Tam 6 yıl babamın yanında çalıştım, yani 1951-57 yılları arası oluyor. Haftalıklarımın hepsiyle künefe aldığımı hatırlıyorum."

Atıf Yılmaz: Aaaaa hademeymiş!
Ünlü yönetmen Atıf Yılmaz da ekmeğini taştan çıkaranlardan. "Lise yıllarında yazın Mersin Limanı'nda puantörlük yaptım, yani limana yanaşan gemilerden inen malları yazıyor ve listesini hazırlıyorduk. Hatta bir ara Mersin Milli Eğitim İl Müdürlüğü'nde hademe kadrosunda memur olarak bile çalıştım" diyor.

Nejdet ÇOKAN



<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap

Copyright © 2002, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır