Türkiye ekonomisi yıllardır yabancı sermaye çekememekten şikayetçi. Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı Kemal Derviş, "Artık krizden çıktık, yabancı yatırım için uygunuz" sözleriyle her fırsatta yabancı sermayeyi Türkiye'ye davet ediyor.
Reuters da, Mark Bentley imzasıyla yer alan yorum haberde yabancı sermaye ve Türkiye konusunu işledi.
"1997'de bir otobüs kazasında 49 kişinin ölümü, Türkiye'ye gelen yabancı yatırım miktarında alarm zillerinin çalmasına yol açtı" sözleriyle yazısına başlayan Bentley, Türkiye'de yabancıların ne tür sorunlarla karşılaştığını şöyle aktarıyor:
Bu ziller, Türkiye gibi karanlık ekonomik itibarını düze çıkarmak ve ekonomisini iyileştirmek isteyen bir ülke için şart olan yabancı yatırımın kaçmasını hızlandırıyor. Yıllar süren restleşmelerden sonra Türk mahkemesi otobüs üreticisi Mercedes Benz Türk şirketinin hatalı olduğuna ve kaza yapan modeldeki tüm araçların toplatılmasına karar verdi.
Bu karar, yabancı yatırımı destekleyenlerin buna karşı olan muhafazakarlara yenilmesi olarak algılandı. Yabancı Sermaye Derneği (YASED) Genel Sekreteri Abdurrahman Arıman da bu kutuplaşmayı şu cümlelerle açıkladı:
"Hem muhafazakar hem de modern kesimler var. Bir taraf yabancıların yatırım yapması için uygun zemin hazırlarken öbür taraf, 'Bakın yabancılar geliyor kötü otomobiller, otobüsler üretiyor' diyerek buna engel olmaya çalışıyor."
Zaten bu çabalar, YASED'in verdiği rakamlarla çok daha net anlaşılıyor.
2000 yılında Türkiye'ye 900 milyon dolarlık yabancı sermaye gelirken, ekonomisi Türkiye ile benzerlik gösteren Brezilya'nın çektiği yabancı sermaye miktarı 33 milyar doları geçiyor.
Dünya Bankası Yabancı Yatırım Merkezi'nin hazırladığı raporda Türkiye'ye gelen sermaye miktarının yetersizliği ise, uygulanmayan kanunlara, çiğnenen haklara ve yolsuzluğa bağlanıyor.
Ankara yabancı yatırım çekmek için gümrük vergilerini indirme yolunda güvence verse de uzmanlar bu sözün miktarını artırmaya çok da yardımcı olmayacağını düşünüyor. YASED'in, Türkiye'nin düzlüğe çıkmasında önemli bir faktör olduğunu belirten Mercedes Benz Türk İcra Direktörleri Başkanı Till Becker, asıl istediklerinin vaatler ve iyiniyet yerine istikrarlı ve uygulanabilen kanunlar olduğunu söylüyor. Haksız da değil, Türkiye'de bir firmanın kuruluş iznini almak 2.5 ay sürüyor. Bu izin yatırım için ise, 4 yılı bulabiliyor.
Mercedes Benz Türk, mahkemelerde mücadele ederken GSM operatörü Telsim, hakkında açılan 3 milyar dolarlık dava nedeniyle Amerikan yargıçlarının karşısına çıkarak Türkiye'nin yabancı yatırımcıların gözündeki imajını zedeleyebilir.
Uzan ailesine ait Telsim hakkında, Motorola ve Nokia'ya olan borçlarını ödemediği gerekçesiyle dava açıldı.
Davanın yabancı yatırımcılar için negatif etki yaptığını söyleyen Abdurrahman Arıman, bu sorunun iki firma arasındaki bir problemden çıktığını belirtiyor. Yabancı yatırımcıların sadece tutarlı bir hukuka ihtiyacı olduğunu söyleyen Arıman, hukukun bazen uygulandığını bazen de uygulanmadığını söylüyor ve ekliyor: Yabancı yatırımcıya güven verilmiyor.
Reuters yazarı Mark Bentley, konuştukları yabancı yatırımcıların politik ve ekonomik istikrarsızlığın yanı sıra taklit maldan yakındıklarını belirtiyor. Yatırımcılar da korkularını şöyle aktarıyor:
"Gelecekteki en büyük tehlike kendi ürettiğimiz malların telifi ödenmeden işportada satılması. Kimsenin orjinalliğe dikkat etmediği ülkede Microsoft'un en son yazılımı 2 dolardan bile az fiyata sokaklardan temin edilebiliyor. Televizyondan deterjana kadar hemen hemen her maddenin sahtesi üretiliyor.
Bir ıldır ekonomik krizle boğuşan Türkiye'de anketler en önemli sorunun yolsuzluk olduğunu gösteriyor. Yabancı şirketlerin yüzde 63'ü bu sorunu en büyük tehlike olarak görürken PricewaterhouseCoopers, Türkiye Başkanı Adnan Nas da 'Özel sektördeki yolsuzluk ve rüşvet en önemli konu' diyor."