kapat
20.02.2002
 SON DAKİKA
 EDİTÖR
 YAZARLAR
 HABER İNDEKS
banner
 EKONOMİ
 FİNANS
 MARKET
Limasollu
 TÜRKİYE
 DÜNYA
 POLİTİKA
 SPOR
 GALOP
 MAGAZİN
 SAĞLIK
 KAMPUS
 HYDEPARK
 İNANÇ
 ANKETLER
 ŞAMDAN
 DİYET
 TATLILAR
 CİNSELLİK
 PAZAR SABAH
 KİTAP
 SİNEMA
 SANAT
 RENKLER
 GURME
 TARİH
 SUNNY
 HİGH-TECH
 YAT&TEKNE
 NET YORUM
 NET GÜNDEM
 MELODİ
 ASTROLOJİ
 SARI SAYFA
 METEO
 TRAFİK
 ŞANS&OYUN
 ACİL TEL
 KÜNYE
 WEB REKLAM
 ARŞİV
 
Dört köşeliyim beş değil, başım maçla hoş değil..

Bir akıl vereyim futbol meraklılarına.. Siz siz olun Fener-Galatasaray maçlarını evinizde seyredin.. Kendinize zulüm etmeyin.. Elinde biletle dışarıda kalan yedi bin kişinin başına gelenleri hatırlayıp, ders alın..

Futbol hayatımıza "localı seyirci" kavramı yeni girdi.. Gerçekten de keyifli.. Yalnız Saracoğlu Stadyumu'nu yönetenler belli ki bu işin henüz acemisi.. Zaman içinde belli ki herşey yerine oturacak ama Fener-Galatasaray maçı için buna zaman yoktu..

Bazı localar önü sahaya bakan camla ayrılmış kapalı bir oda.. İçinde buzdolabı, içecek kitleri, telefon ve TV olacak.. Henüz yetiştirememişler..

Bazı localar da önü balkona açılan türden ki benim misafir olduğum loca böyleydi.. Her locanın önünde kendisine ait on adet deri koltuk var.. Hava uygunsa dışarda seyredecekler, değilse içeri girip maçın tadını oradan çıkaracaklar..

***
Dedik ya herşey yetişmemiş diye.. Stad girişinde localara çıkan merdiven ve koridorlar çok sıkı denetim altındaydı.. Maçın başlaması ile birlikte denetçiler de maçın seyrine durunca iş çığırından çıktı..

Evvela bir grup beleşçi taraftar ki bunlar genellikle "En büyük taraftar, futbolcular sahtekar" diye bağırmayı sever, bir delik bulmuşlar.. Buldukları delik de tuvaletlerin birinin duvarındaki gedik..

Artık o deliği yıktılar mı yoksa öylece kullandılar mı bilmem ama güvenlikçiler uyanana kadar kırk, elli kadarı içeri daldı.. Dalanlar da gelip locaların önündeki koltuklara sızdı..

Zorunlu terapi..
Fenerlilerin ezici üstünlüğündeki bir ortamda hasım takımı tutarak maç seyretmek zor.. Bir kere her türlü "potansiyel ruh hastasına" terapi vermek durumunda kalıyor, anlatıkları saçma sapan teorileri onaylamak zorunda kalıyorsun..

Bizim locadakilerin durumu da farklı değildi.. Biri beni dürte dürte karşıda asılı pankartlardan birini okuttu.. Aklımda kaldığı kadarıyla;

- "Fener'in şanlı tarihini öğrenmek istiyorsanız ninelerinize sorun, size dedelerinizi anlatsın.." türünden bir laf..

Bu pankart bizimkileri nasıl keyiflendirdi anlatamam.. Kendileri keyiflendikten başka aynı keyifi benim de almamı, üstüne üstlük onlar gibi hoplaya zıplaya sevinç belirtileri göstermemi bekliyorlar..

- "Nasıl yazmışlar ama.." diye üsteliyor tıp profesörü olanı..

Büyükannelerimin birer Fenerli bir moruk ile gizliden hissi ilişkiye girdiğini, al takke ver küllah halindeyken de Fener'in büyüklüğüne dair hikayeler dinlediğini onaylamamı bekliyor..

Suratına boş boş bakınca da "Ne o beğenmedin mi?" diye soruyor..

- "Fener'in şanlı tarihini ninelerimden birine sormama gerek yok.. Daha birkaç ay evvel Şampiyonlar liginde sıfır çekip, Avrupa rekoru kırdığınızı bizzat gördüm.." desem locadan kovulma ihtimali var.. Pişkinliğe vurup susuyorum..

***
Galatasaray'ın binyüz kişiden oluşan "intihar timini" karşıda bir yerlere tıkıp, tepelerine ağ çekmişler.. Sağ ve sol taraf boşaltılmış, araya da belki bin polis yerleştirilmiş..

Görüntü "Spor sevgidir, kardeşliktir.." özdeyişini battal ediyor ama tınan yok.. Maç başlayana kadar boş vakitlerini 1100 taraftara küfür ederek değerlendiriyorlar..

Yanımdaki iki genç kız da küfür edenler arasında.. Güzel olanı ile gözgöze geliyoruz, domuzluğuna "Onlar misafir, siz evinize gelen misafire küfür mü edersiniz?" diye soruyorum..

Kız zıplarken cevap veriyor:

- "Bana ne yaa! Gelmesinler yaaa!"

Ciddi iddialar vardı..
Maçı da hay huy arasında seyrettik.. Etrafımdakilerin çoğu sahada olan biteni tam izleyemiyorlar.. Ya konsantre olamıyorlar ya da bir tarafa bakarken başka yerde vukuat patlıyor.. O zaman herkes birbirine;

- "Ne oldu, ne oldu?" diye soruyor..

Kimsenin birşey görmesi önemli değil.. Eğer karar Fener'in aleyhineyse hakeme kızıyorlar, lehindeyse hakeme hak veriyorlar..

Anladığım kadarı ile Fener taraftarı, kendi futbolcuları faul yaptığı zaman hakemin düdük çalmasına çok kızıyorlar.. Hakemle seyirci arasındaki bütün ihtilaf buradan çıkıyor..

O maçta da öyle oldu.. Bir eyyam hakemin eşcinsel, federasyonun da nesebi belirsiz üyelerden kurulduğunu; olayın terminolojisine uygun sözcüklerle bağırarak iddia ettiler.. Ancak ellerinde delil yoktu..

Maç bittiğinde dört kırmızı kartın keyfi ve galibiyet bu ciddi iddiaları unutturmuştu.. Veya en azından bir başka maçta tekrarlanmak üzere rafa kaldırılmıştı..

***
Ben şahsen Fener veya Galatasaray maçlarını yöneten bütün hakemlerin doğrudan cennete kabul edileceğine inananlardanım..

Onlar bu dünyada günah işlemişlerse, cezalarını da yine bu dünyada çektiklerinden hesaplarını tamamlamış oluyorlar.. Elimde delil yok ama bildiğim bir hikaye var:

Hakemin biri ölmüş.. Görevli meleklerce alınıp işlem merkezine götürülmüş.. Orada kendisine mesleği sorulunca "Futbol hakemiyim.." cevabını vermiş.. Bunun üzerine sorguyu yapan melek "Güzeeel" demiş "Futbol hakemlerini doğrudan cennete sevkediyoruz ama.."

- "Aması ne?"

- "Küçük bir bürokratik sorun var.. Cenneti hak etmek için hayattayken bir kahramanlık yapmak gerekiyor.. Sizin böyle bir olayınız var mı?"

Hakem biraz düşündükten sonra neşeyle "Var.. Var.. Ben sağlığımda yönttiğim bir Fener-Galatasaray derbisinde penaltı kararı vermiştim.." diye bağırmış..

- "Çok iyi.." demiş melek ve önündeki defteri karıştırmaya başlamış.. Aradığını bulamayınca hakeme sormuş:

- "Defterde böyle bir kahramanlık gözükmüyor, ne zaman oldu bu.."

Hakem hüzünle boynunu bükmüş:

- "Beş dakika önce.."

***
Bir tesbitim de umum taraftara dair.. Bizim insanımız tertemiz, yeşil bir sahada maç seyretmeyi sevmiyor.. Atılan konfeti ve kağıt ruloları ile ortamı Ümraniye Çöplüğü'ne çevirmezse içi rahatlamıyor..

Bu maçı seyrederken de öyle oldu, sahada uçuşan kağıtların arasında topu seçmekte zorlandık.. Ne diyeyim? "Çöplükte salıncağım, binip sallanacağım.." halleriydi ve hepsi de hayatından memnundu..



<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap

Copyright © 2002, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır