Önümde Başbakan Ecevit'e, Washington gezisi sırasında yapılan bir kapalı toplantıda sunulan, "Türkiye-ABD Ticari ve Askeri İlişkilerini Etkileyen Konular" başlıklı 5 sayfalık bir mektup var.. Bu mektubu verenler, Türkiye ile iş yapan bazı Amerikan şirketlerinin temsilcileri.. Mektupta, Amerikan-Türk Konseyi "ATC" imzası var..
Başbakan'a 1 ay önce verilen mektupta, ATC'nin Türkiye ve Türk ekonomisi için yaptığı girişimler anlatıldıktan sonra, özetle şu ifadelere yer verilmiş:
"Maalesef, Amerikan özel sektörünün Türk pazarlarına duyduğu ilgi, Amerikan şirketlerinin Türkiye'de karşılaştıkları zorluklar nedeniyle hızla azalmaktadır. Sorunlar, tek bir yatırım dalında da görülmemektedir. Tarım, bankacılık ve finans, savunma, enerji, ilaç ve haberleşme alanlarında yaşanmaktadır. Türk hükümeti ile iş yapmak konusunda engellerle mücadele edilmektedir.
Enerji dalında: Türkiye, enerji dalında 46 anlaşmayı iptal etmiş, ancak bu konuda yatırımcı şirketlerle anlaşmamıştır. Bu şirketlerden bazıları Uluslararası Tahkim'e gitmeye hazırlanmaktadır.
Endonezya bundan 6 yıl önce benzer bir uygulama yapmış ve sadece 3 şirketin başvurusu üzerine, Uluslararası Tahkim tarafından 1 milyar dolar ödemek zorunda bırakılmıştır. Bu, Türkiye için seçilmemesi gereken bir yoldur. Çünkü hem milyonlarca dolar masraf etmek zorunda kalacak hem de medyada çok olumsuz bir görüntü içinde olacaktır. Tahkim sonucunda Türkiye sadece yatırımları ödemekle kalmayacak, şirketlerin uğradıkları zararı da karşılamak durumunda olacaktır. İptal edilen kontratlar konusunda şirketlerle anlaşma yapmak çok daha uygun olacaktır. Türkiye'nin bu konuda yabancı yatırımcılara akılcı ve adil yaklaşmaması, yatırım düşünen başka şirketleri de olumsuz etkileyecektir.
Bakü-Ceyhan boru hattı projesinde Azerbaycan Devlet Petrol Şirketi SOCAR'ın maddi olarak desteklenmesi sorunu, IMF ile bir an önce oturup çözülmelidir.
Savunma ihalelerinde, kontrat imzalamalarında gecikmeler olmaktadır. Amerikan savunma şirketleri, Türkiye'nin ana programlarda yaptığı değişikliklerden belirli olarak haberdar edilmemektedir. Bu gecikmeler ve haberleşmedeki belirsizlik, projelerin maliyetinin artmasına ve Türk savunma sanayiinde işten çıkarmalara sebep olabilecektir."
ATC ekibi daha sonra, bu konulardaki çözüm önerilerini de sıralamaktalar..
Sayın Başbakanım, size verilen bu mektubun "Follow Up" denilen devamı yakında elinizde olacak.. Bunu da anlattılar bize.. Mart ayında yapılacak ATC toplantısı öncesi bazı adımlar atmanızı bekliyorlar..
Biz New York ile Washington arasında mekik dokurken, Dışişleri Bakanı İsmail Cem, İstanbul'da gerçekten çok önemli bir toplantı organize etti.. Biz de, bu seyahat yüzünden, toplantıları izleyemedik. Ve kendisini ancak bugün tebrik edebiliyoruz..
Bu kadar ters düşünce ve yaşam biçimindeki insanı bir araya getirmenin, hiç de kolay bir iş olmadığını, işin içinde olanlar gayet iyi bilirler..
Toplantıya katılım seviyesi de son derece başarılı idi.. 30 senelik arkadaşım Cem ve arkadaşlarını kutlarız..
Ama eğer ABD de işin içinde olsaydı, o zaman meydanı sadece onlara bırakmak istemeyecek olan Rusya, Çin, İsrail ve Hindistan da gelirlerdi.. Bu üçlünün katılması, toplantının boyutunu çok daha yukarılara çekerdi..
Amerikan yönetiminin temsilinde bazı sorunlar çıkmış olabilir ki, bize göre çıkmıştır da mutlaka.. Amerikalılar'ın kendileri özgü bir mantık süreçleri vardır.. Bir dahaki toplantıda Amerikalılar'ın olması, onların çok istediği kültürlerarası diyaloğa da önemli katkıda bulunabilecektir..