kapat
20.02.2002
 SON DAKİKA
 EDİTÖR
 YAZARLAR
 HABER İNDEKS
banner
 EKONOMİ
 FİNANS
 MARKET
Limasollu
 TÜRKİYE
 DÜNYA
 POLİTİKA
 SPOR
 GALOP
 MAGAZİN
 SAĞLIK
 KAMPUS
 HYDEPARK
 İNANÇ
 ANKETLER
 ŞAMDAN
 DİYET
 TATLILAR
 CİNSELLİK
 PAZAR SABAH
 KİTAP
 SİNEMA
 SANAT
 RENKLER
 GURME
 TARİH
 SUNNY
 HİGH-TECH
 YAT&TEKNE
 NET YORUM
 NET GÜNDEM
 MELODİ
 ASTROLOJİ
 SARI SAYFA
 METEO
 TRAFİK
 ŞANS&OYUN
 ACİL TEL
 KÜNYE
 WEB REKLAM
 ARŞİV
 
AB ve PKK

Dün akşam Teke tek'te Mahir Kaynak'ı dinlerken, komplo teorileriyle fazlaca iştigal etmenin zihin sağlığı için ne ciddi bir tehlike oluşturduğunu açıkça gördüm. Kaynak'ın, PKK'nın adının değişmesiyle ilgili analizi, hayatı kafada kurulan şemalara uydurmaya çalışmanın, bir insanı gerçeklerden ne kadar uzaklaştırabileceğini ve analiz yeteneğini nasıl köreltebileceğini göstermesi bakımından ibretlikti.

Önce bu şaşırtıcı analizi özetlemeye çalışayım:

Bilindiği gibi PKK adının açılımı Partiya Karkera Kürdistan yani Kürdistan İşçi Partisi... Mahir Kaynak'a göre, Avrupa Birliği, PKK'nın adının değişmesini, "Kürdistan" sözcüğü yüzünden değil, "İşçi" sözcüğü yüzünden istiyor. Çünkü "işçi partisi" adlandırması PKK'yı sınıfsal mücadele platformuna kaydırdığı için, bütün Kürt halkını temsil etme imkânını da ortadan kaldırıyor. Nitekim, PKK'nın karşısındaki feodal güçlerin koruculuk biçiminde örgütlenmesi de bu sınıfsal parçalanmayı ortaya koyuyor. "İşte bu yüzden" diyor Kaynak, "Avrupa Birliği, PKK'nın adını değiştirerek "Kürt" kelimesini kullanmasını ve Kürt etnik kimliğini bütünüyle temsil etmesini istiyor."

Böylece PKK'nın mücadelesi sınıf temelinden etnik temele kaymış olacak; PKK temsil niteliği güçlenince daha da güçlenecek; AB'nin Türkiyeyi bölme planı da daha rahat uygulanacak!

İşte böyle inanılmaz birşey...

Sanki Türkler ve Kürtler arasında PKK'nın Kürt işçi sınıfını temsil ettiğini düşünen bir Allah'ın kulu varmış gibi! Sanki PKK, şimdiye kadar adındaki işçi sözcüğü yüzünden, bir sınıf örgütü olarak algılanmış da, şimdi bu handikaptan kurtulmasına çalışılıyor! Sanki PKK / Korucular çatışması sınıf temelinde bir çatışma!

Cümle alem biliyor ki, PKK'nın adı konusundaki tartışma "İşçi" kelimesi üzerinde değil, "Kürdistan" kelimesi üzerinde dönüyor.

"Kürdistan" sözcüğü ayrı bir vatan fikrini ve ayrı devlet kurma idealini içinde taşıdığı için, PKK'nın bu sözcükten vazgeçmesi, onun yerine etnik kimliği vurgulayan "Kürt" sözcüğünü kullanması ve Kürtler'in kimlik haklarını savunan demokratik bir harekete dönüşmesi öneriliyor.

Ama hayatın gerçeklerini ille de masa başında çizdikleri şablonlara oturtmak isteyenler, inanılmaz analizlerle bu çok açık gerçekleri tahrif etmekten kaçınmıyorlar.

***
Peki Avrupa PKK konusunda zaaf taşımıyor mu? Elbette ciddi zaaflar taşıyor ve bu, hiçbir şeyden belli olmasa, PKK'yı terör örgütleri listesine almaya bir türlü ellerinin varmamasından belli oluyor.

Ama bu zaaf, Sevr'den kalma bir zaaf değil.

Avrupa'nın Türkiye'yi parçalamak, yutmak diye bir derdi yok!

Avrupa'nın asıl zaafı, kendi tarihinde derin izler bırakan jakobenizmden, onun bir versiyonu olan Leninizmden ve onun "cinnet geçiren çocuğu" terörizmden ideolojik olarak kesin bir kopuşu hâlâ gerçekleştirememiş oluşu...

Jakoben geleneğinin etkisinden kurtulamayan Avrupa, hak ve özgürlüklerin şiddete başvurularak alınması seçeneğini bir türlü tam olarak dışlayamamıyor. Ve bu zaafı yüzünden, zaman zaman kimi teröristlere "bizim çocuklar" muamelesi yapmaktan; "iyi terörist" "kötü terörist" ayrımından; kendince haklı bir siyasi dava sözkonusuysa terörle uzlaşmaktan kaçınamıyor. Ama görmek lazım ki, Avrupa bunu sadece PKK'ya değil kendi içinde barındırdığı bazı terör örgütlerine karşı da yapıyor.

Bu tutuma bakıp, Avrupa'nın kendi kendini parçalamaya çalıştığını mı söyleyeceğiz?



<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap

Copyright © 2002, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır