kapat
20.02.2002
 SON DAKİKA
 EDİTÖR
 YAZARLAR
 HABER İNDEKS
banner
 EKONOMİ
 FİNANS
 MARKET
Limasollu
 TÜRKİYE
 DÜNYA
 POLİTİKA
 SPOR
 GALOP
 MAGAZİN
 SAĞLIK
 KAMPUS
 HYDEPARK
 İNANÇ
 ANKETLER
 ŞAMDAN
 DİYET
 TATLILAR
 CİNSELLİK
 PAZAR SABAH
 KİTAP
 SİNEMA
 SANAT
 RENKLER
 GURME
 TARİH
 SUNNY
 HİGH-TECH
 YAT&TEKNE
 NET YORUM
 NET GÜNDEM
 MELODİ
 ASTROLOJİ
 SARI SAYFA
 METEO
 TRAFİK
 ŞANS&OYUN
 ACİL TEL
 KÜNYE
 WEB REKLAM
 ARŞİV
 

Afganistan'ı Jurassic Park'a çevirdiler

Afgan halkının terörizme karşı savaştığını belirten Abdullah, bazı kesimlerin cinayetleri nedeniyle ülkesinin Jurassic Park'a döndüğünü belirtti
Türkiye'yle geleneksel ilişkilerin Afganlar'ı mutlu ettiğini belirten Dışişleri Bakanı, yeniden yapılanma için Türk inşaat şirketlerini Kabil'e bekliyor. 11 Eylül faciasından sonra bütün dünyanın yeniden keşfettiği Afganistan'da uluslararası basın karargâhını kurdu. Dünyanın en ünlü televizyoncuları Afganistan'ın kahramanları Şah Mesud ve sağ kolu Dr. Abdullah Abdullah'la iki dakika görüşebilmek için birbirleriyle yarıştı. Önce yıllarca Sovyetler sonra Talibanlara karşı savaşan Şah Mesud öldürüldüğü zaman A.Abdullah kendi deyimiyle en büyük acıyı yaşadı. İslâm ülkeleriyle Avrupa'yı ilk kez biraraya getiren İKÖ (İslam Konferansı Örgütü) Ğ AB (Avrupa Birliği) ortak forumunun en genç, en etkileyici katılımcısı genç Afganistan'ın 41 yaşındaki Dışişleri Bakanı Dr. A.Abdullah idi.

Çırağan Saray'ında başlayan sohbetimize SABAH'taki odamda devam ederken kendisini Afgan Kralı Emanullah Han'ın akrabası Mahmut Tarzi ile buluşturdum. (anne Dr. Pakize Tarzi rahatsızlığı nedeniyle aramızda olamadı). Mahmut Tarzi, annesi Dr.Pakize Tarzi'nin hastahane ve çok sayıda lboratuvarlarının yönetiminden sorõmludur. Onun Afgan Kralı'nın eniştesinin oğlu olduğunu bilirim de Afgan dilini bülbül gibi konuştuğuna ilk kez şahit oldum. Yıllardan beri adını duyduğu Mahmut Tarzi ile kendi dilini konuşmaya başlayan A.Abdullah'a refakat eden polis memuru odaya girip konuk bakanı uçağa yetiştireceğini tebliğ etmeseydi onları ayırmak güç olacaktı. Sonunda A.Abdullah'a Afganistan'da kısa sürede buluşma sözü verdik de öylece Mahmut Tarzi'den ayrılabildi.

KUTSAL SAVAŞIN PARÇASIYDIM
A.Abdullah 20 yıl boyunca hem Sovyet, hem de teröristlerin istilasına karşı savaştığı günler için "Kutsal Savaşın parçasıydım. Göz doktoru olduğum halde dağlarda yaşadığım için hastalarıma vakit ayıramadım. Sonra dünya değişti; Taliban yıkıldı ve dünya terörizm karşısında birleşti. Savaşı kazandık diyebiliriz. Daha birçok zorluğu göğüslememiz şart. Bunların başında güvenlik geliyor".

Sovyetlerin baskısı ile Taliban arasında bir seçim yapması gerekirse "Elbette Sovyetleri tercih ederdim" diyor, A.Abdullah... "Örnek mi istersiniz? Sovyetler eşim ve annemle buluşmama mani olmazlar; bize saygılı davranırlardı. Ama Taliban, İslâm adı altında saklanıyordu. Dünya bütün ikazımıza karşın 11 Eylül oluncaya kadar teröristlerle hiç ilgilenmedi... Türkiye ile geleneksel ilişkilerinin Afganları çok mutlu ettiğini vurgulayan Abdullah "Göçmenler kaçarken sınırda yakalanınca diğer ülke göçmenlerine kıyasla Türkiye'de çok daha özel bir muamele gördüklerini anlatırlar. Afganistan Türkiye'den hep yardım gördü; yeniden yapılanmasında da destek bekliyoruz. İnşallah Türk inşaat şirketleri ülkemizi yeniden inşa edecek."

EVDE BİLE İZLENİYORLARDI
22 Mart'ta 1 milyon çocuğun okula başlayacağını söyleyen A.Abdullah: Herkes acı çekti ama kadınlar ve çocuklar dayanılmaz ve inanılmazı yaşadılar. Düşünün, evlerinde bile din polisleri tarafından takip ediliyorlar, radyo ve televizyon açarlarsa çok kötü şekilde cezalandırılıyorlardı. Kendilerine güvenlerini kaybeden kadınlar durumun değiştiğine hâlâ inanamıyorlar; burka giymeye devam edenler var.. Afgan halkına bu psikolojik devreyi atlatabilmesi için bütün dünyanın yardım etmesini bekliyoruz. Bizler daha iyi bir yaşamı hakkediyoruz. Özellikle kadınlar yeniden yapılanmanın bir parçası olmalı. Yeni hükümetimiz iki kadın bakanla Hamid Karzai'nin onlara verdiği önemi gösteriyor.

Ailesiyle Taliban'a karşı direnen bölgede yıllarca birlikte yaşayan A.Abdullah bir süre önce onları Yeni Delhi'ye göndermiş ve çok seyrek ziyaret ettiği için ailesinin hasretiyle yaşamış. Birçok kez suikast teşebbüslerinden kurtulan A.Abdullah "Hayatımda tek ilham kaynağım Şah Mesud'tu. O harika bir lider, çok iyi bir arkadaştı. Ömrünün her saniyesini insanlara adamıştı. Müslümanlar'ın daha iyi bir yer hakkettiğini düşünüyordu; onların terörizmle ilişkisi olmasına tahammülü yoktu. Onun rüyası Müslümanlar'ın medeniyet için çalışmasıydı."

Afganlar'ın özgürlükler uğruna hayatlarını feda ettiklerini söyleyen A.Abdullah "Afganlar terörizmi sona erdirmek için çok çaba harcadılar. Ve bu çabada yalnız bir avuç insan korkunç cinayetler işleyerek Afganistan'ı Jurasssic Park'a çevirdi."

Afganistan'daki birçok karşıt grupların arasında çıkabilecek çatışmaları nasıl önleyebilecekleri sorumu A.Abdullah "Olanlardan bir ders çıkarır, âdil bir sistemin işlediği tek bir Afganistan yaratabilirsek herkes bunun yararını görecektir" diye yanıtlıyor. Geçici Afganistan Hükümeti'nin Başkanı Hamid Karzai'nin yeşil, yerel peleriniyle modacıları, özellikle kadınları meshettiğini ve niçin kendisinin de aynı pelerini kullanmadığını sorunca A.Abdullah kahkaha atıyor: "Ülkemde giyiyorum; ama o güzel kıyafet ancak Başkan Karzai'ye çok yakışır."

Direniş sırasında göz doktorluğunu sadece 3 ile 7 yaş arasındaki 3 kızı ve ailenin yakın fertleri için icra ettiğini söyleyen A.Abdullah "İstanbul'da katıldığım toplantının önemi gelecek yıllarda daha da iyi anlaşılacak. Ve inşallah bu toplantılara özgürlüğüne kavuşan kadın politikacılarımızla katılırız."

Leyla UMAR



<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap

Copyright © 2002, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır