
Ankara'da bunlar konuşuluyor
Milletvekillerinin Mail korkusu
AB Türkiye Temsilcisi Karen Fogg'un elektronik posta yazışmalarının ortaya çıkması, Meclis'te tedirginlik yarattı. 550 milletvekilinden 200'e yakını TBMM Başkanlığı'nın verdiği mail adresini kullanıyor. Seçmenlerinin yanı sıra özel işleri ile resmi yazışmalarını da bu adres üzerinden yürüten milletvekilleri, artık daha dikkatli yazışırken, bir yandan da Fogg'un mesajlarının nasıl ele geçtiğini ve buna karşı nasıl önlem alınacağını öğrenmeye çalışıyor. Vekiller, Meclis'in bu konudaki "uzman" milletvekili olan DSP Grup Başkanvekili Emrehan Halıcı'yı soru yağmuruna tutuyorlar. Halıcı'dan "Hacker" saldırısına karşı da bilgi alan vekiller, bilgisayarlarından önemli yazışmaları silmeye başladılar. Bu arada ANAP'lı Ekrem Pakdemirli, ücretsiz elektronik posta servislerinden milletvekillerinin adlarına posta adresi alanlar olduğunu ortaya atınca, beklenmedik bir başka sorun daha çıktı. Pakdemirli, bu yolla milletvekilleri adına yazışmalar yapılabileceğini belirterek, "Bizim adımızı kullanarak yapılabilecek bu tür yazışmalar, diğer yazışmalarımızın ele geçmesinden daha büyük sorundur" dedi. Internet ortamına yeni yeni alışan vekiller, bu korkular nedeniyle elektronik postadan eski usul PTT'ye dönmeye başladılar.
Huysuz siyaset sanat ve iş dünyasını karıştırdı
Başkent kulislerinde hararetli bir şekilde konuşulan son olay, sahnelerin yeni assolisti Petek Dinçöz'ün İstanbul'un ünlü eğlence mekanlarından Günay'daki gala gecesinde geçti. Ankara'dan bazı siyasiler ve işadamları Dinçöz'ü assolistlik sınavının ilk gününde yalnız bırakmadılar ve salonun en prestijli masasında toplandılar. Bir milletvekili, Muazzez Ersoy'un eski eşi Batmanlı işadamı Metin Güneş, arabeskin kralı Orhan Gencebay, Petek Dinçöz'ü izledikten sonra, sahneye Huysuz Virjin'in çıkmasından hemen önce Günay'dan ayrıldı. Grubun Günay'dan ayrılmasında biraz da, seyircilerine sataşmasıyla ünlü Huysuz Virjin'in aralarında siyasiler de bulunan ekibe laf atmasından kaçınma kaygısı rol oynamıştı. Ancak aldıkları önlem boşa gitti. Çünkü sahneye çıkar çıkmaz, ön masanın boş olduğunu gören Huysuz, kim olduklarını bilmediği halde, masayı boş bırakanlara verip veriştirerek şovuna başladı. Huysuz'un lafları kısa sürede Güneş'in kulağına gitti. Kendisine ve misafirlerine laf edildiğini öğrenen Güneş, soluğu Günay yöneticilerinin yanında aldı. Güneş ve beraberindekilerle Günay yönetimi arasında başlayan sözlü tartışma, kısa sürede kavgaya dönüştü. Kavga, Günay yöneticilerinin telefonla ulaştıkları bir eski bakan ve yeraltı dünyasının önemli bir ismini devreye sokup, Güneş'i ikna etmeleriyle sona erdi. Güneş, beraberindekilerle Günay'ı terkederken, hemen Huysuz arandı ve olay aktarıldı. Sahnede şov amaçlı yaptığı eleştirinin kavgaya yol açmasından büyük üzüntü duyan Huysuz da telefona sarılarak Güneş'ten özür diledi. Öykünün ağızdan ağıza dolaşan şekli böyle. Güneş, olayı soran SABAH muhabirine ayrıntı vermedi ve "Öyle bir olay yaşandı ama, özürle tatlıya bağlandı" demekle yetindi.
'Eleni' şarkısını hangi bürokrat yasakladı?..
Savunma Sanayi Müsteşarlığı'nın kuruluş yıldönümü nedeniyle 2000 yılı Kasım ayında Bilkent Otel'de verilen akşam yemeğinde yaşanan olay, Elroksan A.Ş.'ye genel müdür atanması haberiyle birlikte ortaya çıktı. SSM Fon İdaresi Daire Başkanı İsrafil Kayabalı'nın Elroksan A.Ş.'ye genel müdür olarak atandığı belirtilirken, Kayabalı'nın Zerrin Özer'in şarkılarına sansür uygulayan bürokrat olduğu kulislerde dilden dile dolaşıyor. Savunma Sanayi'nin gecesinde Zerrin Özer sahne almıştı. Özer, klasikleşen şarkılarını söyledikten sonra, Yunanca "Eleni" şarkısına başlamış. Kayabalı, da kağıda kaleme sarılıp, Zerrin Özer'e "Şarkıyı bitirin" notu göndermişti. Garsonun getirdiği notu okuyan Zerrin Özer, şaşkınlık içerisinde parçayı yarıda kesmek zorunda kalmış. Kayabalı'nın Genel Müdür olarak atanma talebinin Bakan Çakmakoğlu'ndan geldiği öğrenildi. Makine Kimya Endüstrisi Kurumu'nun alt kuruluşu olan Elroksan A.Ş., topçu roketi ve uçak mühimmatı üretiyor.
En baba anılar
9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, Türkiye'de hakkında en fazla kitap yazılmış isimlerden biri. Kimi doğrudan kendisini anlatan biyografik eserler, kimi onun anlattığı fıkralar, kimi de onun da parçası olduğu anıları içerir... Bir kısmını çok beğenip kütüphanesinin baş köşesine yerleştirdi Demirel. Bir kısmını ise öfkeyle karşıladı ve tekzip açıklamaları yaptı. İşte şimdi 30 yılı aşkın siyaset ve devlet adamlığı döneminde yaşadıklarını kendisi yazıyor. Sadece Cumhurbaşkanlığı dönemi faaliyetleri 40'a yakın ciltte toplanan Demirel'in 40 yıllık anılarının kaç cilt tutacağı merak ediliyor.
|