
Çileli günlere döndük!
Ekonomik kriz tıpkı eski günlerdeki gibi yün çilesi alarak örgü örenlerin sayısının çığ gibi artmasına neden oldu.
Gençlerden, Merecedes'li hanımlara hatta erkeklere kadar şimdi birçok kişi Sultanhamam'ın yolunu tutuyor! Sultanhamam'daki tarihi Kürkçü Han bugünlerde dolup dolup boşalıyor. İstanbul'da iplik, yün, çeyiz denince akla gelen ilk yer olan Kürkçü Han son 10 senedir kış aylarındaki en büyük doluluk oranına ulaştı. Öyle ki yün almak için gelen müşterilerden adım atacak yer yok. Gelişmiş ülkelerin tekstil kotalarını düşürmesi sonucu ihracata giden tekstil ürünleri yüzünden iç piyasada fiyatlar artınca vatandaşlar da mağazalar yerine eskiden olduğu gibi yün çilesi sardıkları günlere dönmeyi tercih etti! Aradaki fark az buz değil. Mesela yarım kilo yün parasıyla koca bir kazak örmek mümkün.
ARKADAŞLARIM DA ÖRÜYOR
Kürkçü Han'a gün içinde yalı sahibinden, Mercedes'lisine, üniversitelisinden erkeklere kadar her kesimden müşteri geliyor. Yün çileleri arasında dolaşırken annesiyle rastladığımız Yeditepe Üniversitesi öğrencisi kızı Özlem Balekoğlu daha çok goblen iple tablo yapmayı seviyor. Bir de buradan aldıkları yünlerle ördüğü kazakların başka kimsede olmaması yani kişiye özel giyinmek hoşuna gidiyor. "Birçok arkadaşım örgü öğrenmeye başladı. Aramızda yeni modeller çıkartıyoruz. Eğlendiğimiz gibi eskiye dönüşün ve nostaljinin keyfini çıkarıyoruz" diyor.
Kürkçü Han'a her yaş grubundan müşteri geliyor gelmesine ama dükkan sahipleri bu seneki kadar genç ve orta yaşlı müşteriyi hiç görmediklerini söylüyorlar. 32 yaşındaki Hatice Demir de hanın yeni müşterilerinden. "Lise yıllarında örerdim ama bir kenara atmıştım şişlerimi, yerini bile hatırlamıyordum" diyor. Onu Kürkçü Han'a yönelten şey ise piyasadaki fiyatların yüksekliği. "Geçen gün ufak kızıma bir kazak almak için Benetton'a gittim. Bir baktım el kadar kazak 27 milyon lira. Tepem attı.
ERKEKLER DE MERAKLI
Yazık günah bu parasızlıkta. Yeni şişler de aldım kendime. Buradan yarım kilosunu 3.5 milyona aldığım yünle harika bir kazak ördüm kızıma. Bütün arkadaşlarım örüyor birbirimize modeller çıkarıyoruz. Çok güzel de stres atılıyor örgü başında. Sigara, kapı gezmeleri, dedikodu gibi bir sürü kötü alışkanlığı da bıraktırdı bize. Hanın çoğunlukla müşterisi kadınlar olmasına rağmen örgüye meraklı erkekler de yok değil hani. Herhalde eşi için gelmiştir diyerek yaklaştığımız Berkant Kıvcan, bize kendi için yün aradığını söyleyince şaşırdık. Kıvcan, önceleri "Benden başka erkek gelmez" diyerek gittiği handa kendi gibi arkadaşlar edinmiş şimdi. Beraber görüntülemek istediğimiz erkek müşteriler fotoğraf çekilmesine hiç yanaşmıyor. "Semtte kılıbık diye anılmak pek hoş olmaz" diyorlar.
Berrin Balekoğlu (Ressam):Yalıda oturuyorum ama..
Beylerbeyi'nde yalıda oturuyorum. Eşim müteahhitlik yapıyor. 200 Elegant Mercedes'im var. Beş kişilik bir aileyiz hepimizin altında araba var. Ama biz bile Kürkçü Han'ın müşterisi olduk. 2 çocuğum özel üniversitede okuyor. İnşaat işleri durdu. Ödenecek bir sürü borç var. Hem hobi hem de eve katkı olsun diyoruz.
Berkan Kıvcan (Serbest meslek):Hanımla beraber örüyoruz
1.5 senedir örgüye merak saldım ama krizden sonra iyiden iyiye örgücü oldum. Şimdi eve biraz olsun katkı sağlamak için hem hanım hem ben örüyoruz. İnanır mısınız çocuklara bayramlık alacak para yok. Ama biz bu bayram onları mahsun bırakmayacağız. Çünkü anneleriyle ben çok güzel şeyler örüyoruz onlara.
Burhan Özçevik (Dükkan sahibi):Satışımız yüzde 100 arttı
Satışımız her zaman iyiydi ama bu seneki gibi de hiç olmamıştı. Geçen yıla göre yüzde 100 arttı. 7 kişi çalıştırıyorum, inanın, eleman yetiştiremiyorum. Bir çok malın stoğu kalmadı. Biz de bu artışı beklemiyorduk. Hazırlıksız yakalandık. Elde örmek hem mağazaya göre göre çok ucuza geliyor hem de terapi etkisi yapıyor.
İlker AKGÜNGÖR
|