Sevgililer Günü'nün ilk saatleriydi...
Gazeteden 23 gibi çıkmış, bir hanım arkadaşımla, İstanbul Boğazı'nı gören mekanda bir şeyler içmiştik...
Eve döndüğümde, neredeyse gece yarısıydı...
Televizyonu açtım... Önce CNN'de haberleri izledim...
Sonra kanalları dolaşırken, Kanal D'de takılı kaldım...
Eski bir dosta rastlamanın heyecanı içindeydim...
Ekranda, Sezen Cumhur Önal'ın hazırlayıp sunduğu, Müzik Rüzgarı programı vardı.
Yine eski aşkları, çikolata renkli sanatçıları, kadife sesli şarkıcıları anons ediyordu.
SEZEN CUMHUR SAATİ
Aşk üstüne söylenmiş en güzel sözlerle bezeli anonsları art arda patlatıyordu... Bir anda bulunduğum zaman diliminden beni çekip çıkarmış, yıllar öncesinin şimdi silikleşmeye başlamış hatıralarının arasına sokmuştu...
Anılar akıp gitmeye başlamıştı, gözlerimin önünden...
Bir puro yakıp, kendimi geceyle gelen duygu dolu melodilerin arasına bıraktım...
Ve...
Nilüfer, o büyülü sesiyle geceyi yırtıp geldi karşıma...
Sözlerini Sezen Cumhur Önal'ın yazdığı, benim en çok sevdiğim şarkısını söylüyordu:
"Seni beklerim öptüğüm yerde,
Belki bir akşam dönersin diye,
Belki dönersin eski günlere" diye...
SAHİLDE TEK BAŞINA Ki...
Uzun yıllar benim gibi platonik boyuttan aşkı yaşamış biri için Urla sahilleri unutulmazdı...
Bir güzel yüzün peşinde, 12 yıl gitmiştim...
Arkadaşım Halil Tınas'la birlikte, Urla-İskelesi'nde mehtaba doğru, birbirimize sevgililerimizi az mı anlatmadık...
"Seninkini gördüm bugün" sözleriyle başlayan...
Ya da "Benimkine rastladın mı?" cümleleriyle nice sonu gelmez sohbetler yaşamıştık...
O tutku dolu anları, en güzel Sezen Cumhur'un sözlerini yazdığı bu şarkı anlatıyordu...
Az mı şiirler okudum, o sevgilinin hayalinin sindiği gecelerde tek başıma... O'nu onsuz geçen nice güzel anlarda, yüreğim içinde saklayıp, sarmaladım...
İşte o günlerde, en çok yanımda olan, romantik dakikaların en güzel sesiydi Sezen Cumhur Önal...
Hala öyle...
Onun büyülü sesini nerede duysam, birçokları için abartılı gelen benzetmeleri bir tarafa, şimdi "Aşk saati" derim...
TÜKETİLMEYEN AŞK
Nitekim...
Edebiyat da biraz abartı, duygu patlamalarının satırlarda patlaması değil midir?
Duyguların coştuğu, sığınacak liman aradığı o saatleri yaşamayanlar için bunları anlamak tabii ki mümkün değil...
Galiba, yeni dönemde, medyaya yansıyan şekliyle, yeni aşk kültüründe de bu var...
Sezen Cumhur programında, şimdiki "fast food" yiyecek kültürüne atıf yaparak, "fast love"lardan... Yani hızla tüketilen aşklardan da bahsetti...
"Eskiden böyle değildi" dedi...
Bence haksızlık etti...
Üç beş türedi, tefessüh etmiş sözde manken ve onların peşlerinden koşturan... Şımarık, baba parası yiyen ya da sonradan görme birkaç kişi yüzünden... Bugünün aşkları kirlendi demek bence doğru değil...
Sezen Cumhur'un kastettiği medyanın dayattığı...
Oysa...
Her şey medya değil ki!
Televole'lerden etrafa yansıyan yoz kültürden şikayet etmeyen var mı!
Sokaklarda, kuytu köşelerde, sessiz sahillerde yine o aşklar yaşanıyor...
Kimsenin bilmediği gözlerden ırak şehirlerde...
GERÇEK AŞK
Sevgililer Günü'nün akşamı bir hanım arkadaşımla birlikte Teşvikiye'de Zanzi Bar'da yemekteydik...
Gece boyunca yan masamızda oturan, paparazzi dergilerinden yüzüne aşina olduğum çapkın bir bey ve onun şirret sevgilisinin yüksek sesli, şımarıklık kokan tartışmalarına kulak misafiri olmak zorunda kaldım...
Sevgili hocam Öcal Uluç, bu tür durumlarda, "Bir gram bal elde etmek için bir çuval keçi boynuzu çiğnemeye ne gerek var" derdi.
Yan masamda zavallı, çiğnemekte ısrarlıydı...
Haftasonu dergilerinde fotoğrafı basılı bazı kadınlar, yeni aşıklar ya da bilmemkimin yeni sevgilisi diye lanse edilen o profesyonellerinkine aşk demek ne mümkün...
Tefessüh etmiş bir kesimin aşkları da tabii ki böyle olacak!
Halbuki gerçek sevgi, gerçek aşk başka bir şey...
Aynen sözlerin Sezen Cumhur'un yazdığı o şarkıda olduğu gibi:
Seni beklerim öptüğün yerde...
Belki bir akşam dönersin diye...
Dönersin belki eski güzel günlere...
"Sevginin özel günü olur mu?" diye soruyor; Yeşim Nur gibi bazı yazar dostlar...
Neden olmasın!
En azından bir gün için de olsa, gerçek saf ve temiz sevgiyi, aşkı hatırlamanın neresi kötü...
Sezen Cumhur'a, şimdiye dek hatırlattığı o güzel, aşk kokan şarkılar ve mısralar için sonsuz teşekkürler...
Sevgiyle kalın...