kapat
16.02.2002
 SON DAKİKA
 EDİTÖR
 YAZARLAR
 HABER İNDEKS
banner
 EKONOMİ
 FİNANS
 MARKET
banner
 TÜRKİYE
 DÜNYA
 POLİTİKA
 SPOR
 GALOP
 MAGAZİN
 SAĞLIK
 KAMPUS
 HYDEPARK
 İNANÇ
 ANKETLER
 ŞAMDAN
 DİYET
 TATLILAR
 CİNSELLİK
 PAZAR SABAH
 KİTAP
 SİNEMA
 SANAT
 RENKLER
 GURME
 TARİH
 SUNNY
 HİGH-TECH
 YAT&TEKNE
 NET YORUM
 NET GÜNDEM
 MELODİ
 ASTROLOJİ
 SARI SAYFA
 METEO
 TRAFİK
 ŞANS&OYUN
 ACİL TEL
 KÜNYE
 WEB REKLAM
 ARŞİV
 
Futbol stresi

Bir süredir futbol, toplu bir keyif olmaktan çıktı, "ulusal" bir stres kaynağına dönüştü. Her hafta, önce geçen haftaya yönelik suçlama dalgasıyla başlıyor. Sonra o haftanın maçlarında görev alacak hakemler üzerine kavgaya geçiliyor. Her karşılaşma, futbolun bir kenara bırakıldığı özel bir savaşa dönüşüyor.

Bu akşam Fenerbahçe stadında maç izleyecek Galatasaray taraftarlarının oturacağı bölüm tel örgüyle çevrildi. Bütün emniyet örgütü bu maç için seferber oldu.

Futbol bu mudur? Futbol keyifi yaşamak isteyen milyonlarca insana bu ayıp yapılır mı?

Futbol dünyası birkaç yıldır garip bir savaş alanına çevrildi.

Kulüp yöneticileri kulüp yönetmiyorlar, savaşıyorlar. Ölçüsüz beyanatlar, ağır suçlamalar bütün hafta spor sayfalarının ve programlarının ana malzemesini oluşturuyor. Hiçbir kulüp yöneticisi için kendi futbolcu ya da taraftarının eleştiri konusu olması mümkün değildir. Suçlu olanlar hep hakemdir, rakip takımın futbolcusudur, yöneticisidir, seyircisidir.

Maça mı, savaşa mı?!
Seyirci kendi stadını tahrip ediyor, kulüp yöneticileri hakemi suçluyor. Birkaç seyirci durup dururken sahaya giriyor, kulüp yöneticileri bunları koruyan mesajlar veriyor.

Seyirci "özel görevli" amigo grupları tarafından yönlendiriliyor. Stadlara gelme nedeni güzel bir spor karşılaşması izlemek, bundan keyif almak, takımının başarısına sevinmek, başarısızlığına üzülmek, eğlenerek tartışmak olmaktan çıktı. Artık binlerce insan maça savaşa gelir gibi geliyor. Deplasmanda oynayan takımın seyircisinin saldırıya uğramadığı maç nerdeyse kalmadı.

Bu "ulusal" gerginlik ortamında, futbolcular da nasiplerini almış durumda, hakemlerin neredeyse her kararına itiraz ediliyor. Tribünler futbolcuları geriyor, futbolcular da tribünü gerecek hareketlerden çekinmiyor.

Milyonlarca izleyicinin hakkı
Futbol dünyasının bu gergin görüntüsüne, mafyanın da karıştığı organize şike iddiaları tuz biber ekti.

Türkiye'de futbolun önemli gelişme gösterdiği, çok sayıda dünya çapında başarılı futbolcunun yetiştiği, takımlarımızın önemli uluslararası başarılar kazandığı bir dönemde görünmez ya da görünür eller futbolu "Kabileler savaşı"na dönüştürmeye uğraşıyor.

Bu ortamı değiştirecek iki "sorumlu organ" bulunmaktadır. Birincisi Futbol Federasyonu'dur ve görevi, siyasi ya da diğer baskılara boyun eğmeden bu gergin ortamı hızla değiştirmektir.

Kulüp yönetimlerinde bir süredir yeni bir "tür" ön plana çıkmış ve gerilimi yönlendirir olmuştur. Ölçüsüz beyanatları, kışkırtıcı ve haksız tavırlarıyla futbolun bütün keyfini yok eden, sadece kendilerinin "önemli şahıs" olduğunu kanıtlamaya çalışan bu "tür"ün ön plandan çekilmesini sağlayacak olan da gerçek kulüp camialarıdır.

Futbol stresinden kurtulmak, tekrar futbol keyfine, düzeyli tartışmalara, çekişmelere kavuşmak milyonlarca izleyicinin hakkıdır.



<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap

Copyright © 2002, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır