kapat
16.02.2002
 SON DAKİKA
 EDİTÖR
 YAZARLAR
 HABER İNDEKS
banner
 EKONOMİ
 FİNANS
 MARKET
banner
 TÜRKİYE
 DÜNYA
 POLİTİKA
 SPOR
 GALOP
 MAGAZİN
 SAĞLIK
 KAMPUS
 HYDEPARK
 İNANÇ
 ANKETLER
 ŞAMDAN
 DİYET
 TATLILAR
 CİNSELLİK
 PAZAR SABAH
 KİTAP
 SİNEMA
 SANAT
 RENKLER
 GURME
 TARİH
 SUNNY
 HİGH-TECH
 YAT&TEKNE
 NET YORUM
 NET GÜNDEM
 MELODİ
 ASTROLOJİ
 SARI SAYFA
 METEO
 TRAFİK
 ŞANS&OYUN
 ACİL TEL
 KÜNYE
 WEB REKLAM
 ARŞİV
 
Yarım ağız yarım gerçek

TESEV, "dev" araştırma yapmış. En büyük sorun rüşvet ve yolsuzlukmuş... Bunu ortaya koymak için milyarlar harcayıp kocaman bir araştırma yapmış olmaları ve milletin iflahını kesen bu gerçeği millete anons etmiş olmaları bakımından, sayın TESEV'i can-ü yürekten kutlarım.

Tecavüz edilen birine, tecavüzü haber vermek bile bir hizmettir.

Sahi, bu verdiğimiz paralar neyin nesiydi, niye veriyorduk, nereye gidiyordu?

TESEV'deki dostların, balık tutmak, tenis oynamak, fal açmak veya golf gibi bireysel hobileri değil de bir toplumsal hobi seçmiş olmaları da şayanı takdirdir.

Araştırma hobisi.

Fakat bizim içimiz de aynı şekilde vatana hizmet ateşiyle yanıp tutuştuğundan basit bir önerimiz olacak:

"Türkiye'yi rüşvet ve yolsuzluk kemiriyor" demek yetmez.

Yetmez, canım işadamlarım, ürkek burjuvazim benim!

Kaypaklık ve riya terketmedikçe, "yarım ağız yarım tespit" bir yere varılamaz.

Bizim söylediğimiz gibi söyleyeceksiniz. Şeffaflık istiyorsan, devleti en azından yüzde 35'e küçülteceksin!

Bu yapıyla şeffalık olmaz.

O yüzden ortaya konulan "Şeffalık" programı çuvallamaya mecburdur.

Ayrıca rüşvet, devletin kendisine vermediği parayı, devletin gücünü ve gölgesini kullanarak vatandaştan tahsil eden memur ve bürokrat tarafından alınmaktadır.

Bir başka ifadeyle devlete yapışmış asalaklar, milletimizi sövüşlemektedir.

Şöyle de söylenebilir:

Bu yapı, milletin bir kısmının öteki kısmını soymasına izin vermektedir.

Ve de devlet, hem ekonomiyi elinde tutacak, hem milyonlarca insanı istihdam edecek, hem de maaş veremeyecekse (ki vermesi imkansızdır) bu topraklardan rüşveti hiç kimse söküp atamaz.

Bunu böyle söyleyeceksiniz ki, "hobi" yapmadığınız anlaşılsın..

Demi ama?..

Düzeltme ve özür:

Dünkü yazımızda "derece" anlamında kullandığımız "mesabe" sözcüğü, genç arkadaşlarımızın yanlışlığı düzeltme çabası sonucu "mesafe" olarak çıkmıştır, düzeltir, özür dilerim. (İ.S.)

Vatanperver bürokrasi
Sovyet boyunduruğundan kısa süre sonra toparlanıp, AB'ye aday ülkeler haline gelen Doğu Avrupa memleketleri bunu nasıl başardılar?

Özelleştirme ve yabancı sermaye yatırımlarıyla...

"Her iki yöntem de, ülkeyi yerli ve yabancı sermayeye satmak demektir" diyorsanız eğer, size doktor ne yersen ye demiştir, lafımız olmaz.

Önümüzdeki yıllarda, yatırım yapan sermaye, farzımisal Polonya'yı sırtlayıp götürür de, haritadaki yeri boş kalırsa, o zaman haklı olduğunuzu kabul ederiz.

Fakat henüz böyle bir olay cereyan etmediğine göre budalalığın alemi yok.

Diyorlar ki, bizim bürokrasi "yabancı sermaye"den hoşlanmıyormuş...

Sanki yerli sermayeden hoşlanıyor!

Küçük parmağını oynatmak için, avuç dolusu rüşvet almasından belli değil mi ne kadar nefret ettiği ve nasıl süründürdüğü...

İşte Dünya Bankası raporu:

Bürokrasi, geciktiriyor.

Düşmanca davranıyor.

Yatırımı teşvik etmeyip, engelliyor.

İşleri savsaklıyor. Sürekli zorluk ve zahmet yaratıyor. Küstürüp kaçırtıyor.

Ayrıca da genel olarak son derece beceriksiz...

Tercümesi şu:

Domatesten vatanperver!

BÜYÜTEÇ
Eskiden bir Türk dünyaya bedeldi. Durum değişti. Artık bir Türk bürokratı dünyaya bedel!.. Türkler ise sefilleri oynuyor.



<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap

Copyright © 2002, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır