
'Başkanlık' 8 aldı
TESEV'in yaptığı Yolsuzluk Araştırması'na katılan işadamları, "toplumsal düzen yavaş da olsa mutlaka değişmeli" derken, 8.8 puan vererek "daha özgürlükçü bir parlamenter sistem" istedi. "Başkanlık sistemi" ise 8 puanla ikinci sırada yer aldı
SABAH gazetesinin dün manşetine taşıdığı Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etüdler Vakfı (TESEV) tarafından yapılan "İş Dünyası Gözünden Türkiye'de Yolsuzluk Araştırması" dün Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in de katıldığı bir toplantıyla Boğaziçi Üniversitesi'nde kamuoyuna açıklandı.
Fikret Adaman, Ali Çarkoğlu ve Burhan Şenatalar tarafından hazırlanan ve büyük ses getiren 'Türkiye'de Yolsuzluk Araştırması' 1.200 şirketin katılımıyla gerçekleşti. Ankette yer alan "Türkiye'nin çözülmesi gereken en önemli sorunu nedir?" sorusunu, katılımcıların yüzde 29'u enflasyon ve hayat pahalılığı olarak yanıtladı.
İş dünyası toplumsal düzeninin yavaş yavaş değiştirilmesini isterken, temel siyasi tercih olarak Türkiye'yi ordunun yönetmesi seçeneği sadece 2 puan alarak taraftar buldu. İşte araştırmanın ortaya çıkardığı çarpıcı gerçekler...
YOLSUZLUK ARAŞTIRMASINA İMZA ATAN ŞENATALAR:
TESEV adına 1.200 şirket üzerinde 'rüşvet araştırması' yapan Prof. Dr. Şenatalar, rüşvet ve yolsuzluğun engellenmesi için her alanda önlem alınması gerektiğini söyledi
Rüşveti ciddi bir siyasi irade bitirir
Türkiye'nin en kapsamlı rüşvet araştırmasını gerçekleştiren Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etüdler Vakfı (TESEV) Proje Koordinatörü Prof. Dr. Burhan Şenatalar, Türkiye'de gündem yaratan araştırmanın sonuçlarını SABAH'a değerlendirdi.
Çalışmada Türkiye'nin enflasyondan sonra ikinci büyük sorunu olarak saptanan rüşvet ve yolsuzluğun; hukuki, siyasi, ekonomik ve kültürel boyutu olduğunu belirten Şenatalar "Cezaların artırılması, olayın sadece bir yönü. Rüşvet her ülkede görülür; önemli olan bunu asgari düzeye inderebilmek için gerekli önlemleri alabilmek, bütünsel bir reform yapabilmektir" diye konuştu. İşte Bilgi Üniversitesi İktisat Fakültesi Öğretim Üyesi'nin yaptıkları çalışmaya ilişkin düşünceleri..
* Araştırmadan çıkan sonuçları nasıl değerlendiriyorsunuz?
TESEV'in yapmış olduğu çalışmayla ilgili gerçekten çok önemli sonuçlar ortaya çıktı. Bunları sıralamak gerekirse; Türkiye'de vatandaşın kamu kurumlarına karşı güveninin kalmadığı ve kamu kurumlarıyla ilişkide olan insanların bu kurumlara karşı memnuniyetlerinin düşük bir seviyede olması en önemli sonuçlardan... İnsanlar en fazla rüşvetin gümrük ve trafik de döndüğü düşünüyor.
TEK BİR ÇÖZÜM YOK
* Araştırmada sizi en çok etkileyen sonuç ne oldu?
AB süreciyle ilgili sorulara verilen yanıt oldu. İş dünyası, AB yolunda Türkiye'nin kendini yeniden yapılandırması gerektiğini düşünüyor. Hayata geçirilmesi gereken reformlar içinde de 'demokratikleşmeye' olumlu bakıyor. Bu sonuç beni gerçekten etkiledi.
* Türkiye rüşvet ve yolsuzluktan nasıl kurtulur?
Bunun tek bir çözümü kesinlikle yok. Rüşvet ve yolsuzluğun önüne geçilebilmesi için siyasi, ekonomik, hukuki ve kültürel önlemlerin birlikte hayata geçirilmesi gerekir. Bunun yanısıra, ciddi bir siyasi irade ve kararlılık, toplumsal baskı ve talep de gerekir. Yani toplumun bu soruna gerçekten sahip çıkması lazım. Kesinlikle rüşvet insanların mesleğine indirgenmemelidir.
* Türkiye'nin şeffaflaşmasında Dünya Bankası, IMF gibi dış dinamiklerin, iç dinamikleri harekete geçirmesini ve desteklemesini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Doğu Bloku'nun çöküşünden sonra piyasa ekonomisini gerektiği gibi uygulayamayan, laçkalaştıran ekonomiler ortaya çıktı. Dünya Bankası, piyasa sisteminin daha iyi işlemesi için bu tür çalışmaları destekliyor. Maddi desteğin yanında bilgi ve teknoloji de aktarıyor. Bu da onların olaya bakış açısı.
TESEV'İN ARAŞTIRMASINI DEĞERLENDİRDİLER
Sezer: Krizin başlıca nedeni yolsuzluk
Cumhurbaşkanı A. Necdet Sezer, TESEV'in toplantısında bir konuşma yaparak, "Ekonomik bunalımların ve toplumsal adaletsizliğin nedeni yolsuzluktur" dedi.
Sezer, toplumun tüm kesimlerinin yakından izlediği yolsuzlukların, Türkiye'nin yaşadığı sorunların önemli bir bölümünü oluşturduğunu belirterek "Yolsuzlukların, ekonomik dengelerimizi bozmasına izin verilmemelidir" dedi. Yolsuzlukla savaşımın kararlılıkla sürdürülmesi gerektiğini vurgulayan Sezer, yolsuzluğun olumsuz etkisinin yanlızca etik değerleri değil ülke kaynaklarının da savurganca tüketilmesine yol açtığını bildirdi. Dürüst kamu görevlilerinin de korunması gerektiğini ifade eden Sezer, suçlu olanların kanıtlarının karartılmasının adalete olan güveninin zedelenmesine neden olacağının altını çizdi.
TEMİZ TOPLUM İSTEĞİ
Sezer, Türkiye'nin etkin bir ülke olarak öne çıkabilmesi için yapılması gerekenler üzerinde tüm toplumun görüş birliği içinde olduğunu dile getirdi. Yolsuzlukla savaşımın AB ile ilişkileri de doğrudan etkilediğini vurgulayan Sezer, değişim sürecinden geçen Türkiye'de temiz toplum özleminin yüksek sesle dile getirildiğini belirtti.
'Gümrükçü günah keçisi'
Gümrüklerden Sorumlu Devlet Bakanı Mehmet Keçeciler, ülkede son yıllarda yolsuzlukların bedeli olarak toplumsal kirlenmenin arttığını belirtti. TESEV toplantısında Keçeciler, yolsuzlukla mücadelenin ihmal edilmesinin, toplumlarda istikrarsızlığa ve bunalıma yol açtığını dile getirdi.
Keçeciler, TESEV tarafından yapılan araştırma sonuçlarında gümrüklerin de önemli yer tuttuğuna işaret ederek, şöyle devam etti: "Gümrükçülük bizim coğrafyamızda daha da zor. Belçika ile Fransa arasındaki gümrükçülüğe nazaran, Türkiye ile İran, Türkiye ile Irak arasında gümrükçülük yapmak daha zor. Örneğin, mazotun litresi bizde 60 cent, İran'da 2 cent. Oysa Fransa ve Belçika arasında 1 cent bile fark yoktur. Ekonomik bir vaka var. Bir başka nokta ise gümrük mevzuatının karışıklığı... 30 aydır görevdeyim, ben bile tam öğrenemedim. Bazen gümrükçüler yapmadıklarından dolayı da sorumlu zannediliyor. Günah keçisi oluyorlar. Ama gümrükler de sütten çıkmış ak kaşık değil. İşin üzerine gidiyoruz. Verimsiz gümrükleri kapatarak işe başladık. Gümrük kanunlarını yeniledik. Şu anda Avrupa Birliği normlarına en uygun mevzuat bizimki."
Derviş: Şeffaflık hayati önem taşıyor
Devlet Bakanı Kemal Derviş, TESEV'in konferansına bir mesaj gönderdi. Derviş, kamu yönetiminin rehabilitasyonu ve şeffaflığın geliştirilmesi suretiyle yolsuzlukların önüne geçilmesinin Türkiye için hayati önem taşıdığını bildirdi.
Derviş, mesajında şunlara yer verdi: "Geçmişte çağdaş olmayan yöntemlerle politika yapma anlayışı etkin ve şeffaf ekonomi yönetimiyle çelişmekteydi. Bunun sonucu olarak ortaya çıkan sorunlar da vatandaş ile devlet arasında güveni sarsmaktaydı. Bu nedenle, ekonomik programda ülkemizde şeffaflığın artırılması ve kamu kesiminde etkin yönetişimin geliştirilmesi hususlarına özel bir önem verilmiştir. Somut bir örnek olarak yargı kararları ile suçu sabit görülmediği takdirde herhangi bir insanın suçlu gibi lanse edilmesinden kaçınılması gerekmektedir" dedi.
EN BÜYÜK SORUN ENFLASYON
|
| (Yüzde) |
| Eflasyon/hayat pahalılığı | 29 |
| Rüşvet ve yolsuzluk | 22 |
| İşsizlik | 17 |
| Eğitim | 13 |
| Ahlaki yozlaşma | 7 |
| Demokrasi/fikir özgürlüğü | 4 |
|
Katılımcıların cevaplarında, sağlık/sosyal güvenlik sorunu yüzde 2, PKK/Güneydoğu sorunu yüzde 2 olarak değerlendirildi.
DÜZEN YAVAŞ YAVAŞ DEĞİŞSİN
* "Toplumsal düzen hakkında ne düşünüyorsunuz?" sorusuna "büyük bir değişiklik gerekiyor" diyenlerin oranı yüzde 42
* "Yavaş yavaş değiştirilmeli" diyenlerin oranı yüzde 53
* "Değişikliğe karşı konmalı" diyenlerin oranı yüzde 5 oldu.
TÜRKİYE'Yİ ORDU YÖNETMESİN
* "Daha geniş özgürlüklerin yer aldığı parlamenter sistem 10 üzerinden kaç puan alır" sorusu 8.8 puanla cevaplandı.
* Başkanlık sistemini önerenler 8 puanla ikinci sırayı alırken, teknokrat hükümet tercihi 4.8 puan topladı.
* Temel siyasi tercihte, Türkiye'yi ordunun yönetmesi tercihi 2 puanla taraftar buldu.
EN İYİ HİZMETİ TSK VERİYOR
Kurumların hizmetlerinden memnuniyeti ölçen puanlamada ilk sırayı TSK aldı...
|
Silahlı Kuvvetler | 7.3 |
| Üniversiteler | 6.2 |
| Elektrik hizmetleri | 5.6 |
| Mahkemeler/hukuk sistemi | 5 |
| Tapu daireleri/trafik dışı polis | 4.5 |
| Vergi daireleri/maliyeciler | 4.4 |
| Belediyeler | 4.3 |
| Devlet hastaneleri | 4 |
| Trafik polisi | 3.6 |
| Gümrük | 3.3 |
|
TRAFİK POLİSİNİN MAAŞI ARTSIN
* Trafik polisine yönelik reform önerilerinde personelin maaşının artması yüzde 32 ile ilk sırada gelirken, devlet denetiminin arttırılması yüzde 29 ile ikinci, halkın hesap sorabileceği düzenlemelere gidilmesi ise yüzde 24 ile üçüncü oldu.
REFORM ÖNERİLERİ
* Araştırmanın reform önerileri bölümünde, kaynaklar ve hizmet kapasitesinin artırılması, personelin maaşının yükseltilmesi, bürokratik formalitelerin azaltılması, devlet denetiminin artırılması, halkın hesap sorabileceği düzenlemelere gidilmesi ve siyasetçilerin müdahalelerinin önlenmesi istendi.
* Gümrüklere yönelik reform önerileri arasında devlet denetiminin artırılması isteği yüzde 40 ile ilk sırayı alırken, bürokratik formalitelerin azaltılması yüzde 22 ile ikinci oldu.
* Vergi Daireleri/maliyede reform önerileri içinde de devlet denetiminin artırılması yüzde 28 ile ilk maddeyi oluşturdu. Bürokratik formalitelerin azaltılması yüzde 23 ile ikinci, personelin maaşının yükseltilmesi ise yüzde 21 ile üçüncülüğü aldı.
EN ÇOK ORDUYA GÜVENİYORUZ
Araştırma, iş dünyasının en fazla güven duyduğu kurumun Silahlı Kuvvetler, en az güvendiği kurumun ise siyasi partiler olduğunu ortaya koydu.
|
| (Puan) |
| Silahlı Kuvvetler | 7.3 |
| Üniversiteler | 6 |
| TÜSİAD | 5.4 |
| Mahkemeler/hukuk sistemi | 4.9 |
| Merkez Bankası/tapu daireleri | 4.7 |
| TOBB ve polis | 4.4 |
| Vergi daireleri/maliyeciler | 4.3 |
| Belediyeler/yerel yönetimler | 3.8 |
| İşçi sendikaları | 3.2 |
| Gazeteler | 2.8 |
| TBMM | 2.3 |
| Merkezi yönetim | 1.9 |
| Siyasi partiler | 1.3 |
|
|
AB ÜYELİĞİ 2010'A KADAR ZOR!
* İş dünyası temsilcileri, Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne 2010 yılına kadar tam üye olma ihtimalini yüzde 63 gibi bir çoğunlukla hiç mümkün görmüyor. Yüzde 23'ü ortada görürken, yüzde 14'ü üyelik kesin görüşünü dile getiriyor.
* AB'ye tam üyelik amacıyla düşünceyi ifade özgürlüğü için gerekli koşullar oluşturulmasına, yüzde 82 ile ezici çoğunluk destek verdi.
* AB'ye tam üyelik amacıyla vatandaşların ana dillerini radyo-tv yayınında kullanmalarını engelleyen yasaların kaldırılması düşüncesine tamamen katılanların oranı yüzde 55, hiç katılmıyorum diyenlerin oranı yüzde 35.
* AB'ye tam üyelik amacıyla ordunun Milli Güvenlik Kurulu yoluyla Türkiye siyasetinde üstlendiği rol azaltılmalı düşüncesine tamamen katılım oranı da yüzde 64 belirlendi. "Hiç katılmıyorum" diyenlerin oranı ise yüzde 23 oldu.
* "AB'ye tam üyelik amacıyla Kıbrıs'la ilgili sorunlar bazı tavizler vermek gerekse de çözülmeli" düşüncesine katılımcıların yüzde 48'i karşı çıktı. Yüzde 41'i tamamen katıldı.
GÜMRÜKLER RÜŞVETTE İLK
Araştırmada, kurumlarda algılanan rüşvet ve yolsuzluğun yaygınlığına ilişkin değerlendirmede, gümrük 7.7 puanla ilk sırayı aldı. İşte ikinci, üçüncü sıralaması..
|
| | Trafik polisi | 7.6 |
| Tapu daireleri | 6.7 |
| Belediyeler | 6.5 |
| Trafik dışı polis | 5.7 |
| Vergi daireleri/maliyeceiler | 5.6 |
| Devlet hastaneleri | 4.9 |
| Mahkemeler | 4.0 |
| Elektrik hizmetleri | 3.3 |
| Üniversiteler | 2.5 |
| Silahlı kuvvetler | 2.3 |
|
Araştırmada, kurumların iş dünyasıyla olan ilişkilerinde rüşvet ve yolsuzluğun ortaya çıkmasında iki ana nedene yer verildi. Nedenlerin ilkinde, firmanın aslında yasalara göre hakkı olan bir hizmetten yararlanmak isterken aşırı bürokrasi, aşırı iş yükü veya görevlilerin işi yokuşa sürmesi nedeniyle işin yapılmaması veya geç yapılması durumuyla karşılaştığı belirtilerek, firmanın bu sorunu çözmek amacıyla kuraldışı bir ödeme yaparak veya hediye vererek rüşvet ödeme yoluna gitmekte olduğu kaydedildi.
İkinci nedende de, firmanın aslında yasalara göre hakkı olmayan bir işini yaptırmak amacıyla kuraldışı bir ödeme yaparak veya hediye vererek rüşvet ödemek durumunda kaldığı bildirildi. Bu yolsuzluk ve rüşvet tiplerine göre yapılan değerlendirmede ise trafik polisi yüzde 45 ile birinci trafik dışı polisler yüzde 36 ile ikinci, gümrük yüzde 32 ile üçüncü oldu.
Alper URUŞ
|