
Anneyi yaşatmak için bebek feda edilecek
Hapşırığını tuttuğu için beyin enfarktüsü geçiren Aygün Çokelliler'in şuuru açık ama hiçbir uzvunu kullanamıyorHapşırığına engel olmak için eliyle ağzını ve burnunu kapatan ve ardından kaldırıldığı hastanede komaya giren 24 yaşındaki Aygün Çokelliler'in yaşam mücadelesi birinci ayına yaklaşıyor.
Genç kadının beyninde bir problem olduğunu ve engel olunan hapşırığın bu problemi tetiklediğini belirten Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi uzman doktorları, Aygün Çokelliler'i yaşatmak için yoğun çaba harcıyor. Ancak bebeğin hayatı tehlikede. Genç kadının eşi ise eşinin sağlığına yeniden kavuşabilmesi için bebeğin gerekirse alınabilmesi için tüm izin imzalarını doktorlara vermiş.
BEBEK SAĞLIKSIZ
Bursa'da bir fabrikada çalışan ve 17 Ocak'ta öğle yemeği molası sırasında gelen hapşırma isteğini eliyle ağzını ve burnunu kapatarak engellemeye çalışan Aygün Çokelliler, birden fenalaşmış ve hastaneye kaldırılmıştı. Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Yoğun Bakım Ünitesi'nde tedavisi süren genç kadının durumu ciddiyetini koruyor.
"Beyin sapında enfarktüs" teşhisi konulan 24 yaşındaki Çokelliler'in şuurunun açık olduğunu, ancak hiçbir uzvunu kullanamadığını belirten doktorlar, genç annenin karnındaki bebeğin tehlikede olduğunu belirttiler.
Bebeğin hayatının kullanılan ilaçlardan dolayı tehlikeye girdiğini kaydeden doktorlar, gerekirse anneyi yaşatmak için bebeği operasyonla alacaklar. Öncelikli olarak anneyi sağlığına kavuşturmak için çaba harcadıklarını söyleyen Prof. Dr. Oya Kutlay, "Biz gereken tüm müdahaleyi yaptık. Zamana ihtiyacımız var. Bebeğin gelişimi sağlıksız. Kullanılan ilaçlar zarar veriyor. Gerekirse çocuğu alabiliriz" dedi.
Komada bulunan eşinin yanı başından bir an olsun ayrılmayan Hakan Çokelliler, karısının moralini yüksek tutmak için elinden gelen tüm çabayı harcıyor. "Eşimle mutlu günlerimize döneceğimize inanıyorum" diyen genç adam, eşinin isteklerin yerine getirmeye çalışıyor. Yoğun bakımda kaldığı kısıtlı süre içerisinde eşiyle konuşmaya çalışan genç adam, "Eşim dudaklarını oynatarak bana isteklerini anlatıyor. Karnındaki bebeğin durumunun iyi olmadığını biliyor. Önemli olan bebeğin değil sevgili eşimin yaşaması. İlk çocuğumuz sadece 3 günlükken yaşamını yitirdi. Onun için en çok kız bir bebek arzu ediyordu. Benden kullanamasa da parfüm, pijama ve tişört istedi; hem de kendisininkileri değil benim tişörtlerimi... Elimizden geldiği kadarıyla moralini yüksek tutmaya çalışıyoruz" dedi.
EŞİ ONAY VERDİ
Bir çocuklarının olmasını çok istemelerine rağmen eşinin sağlığının bebekten çok daha önemli olduğunu belirten Hakan Çokelliler, "Ben de bir bebeğimiz olsun istiyorum. Ama eşim benim için çok daha önemli. Onun yaşaması için bebeğin alınması gerekiyorsa alınsın. Ben gerektiği zaman alınabilmesi için doktorlara tüm imzaları verdim" diye konuştu.
|