Türkiye'nin doğusu, yıllardır üvey evlat muamelesi görüyor. Ekonomik krizin olumsuz etkilerinin en çok hissedildiği bu bölgede insanlar perişan durumdalar. İleride sosyal bir sorun yaşanmaması için, kısa zamanda acil bazı önlemler alınması gerekiyor.
Bu aşamada, biraz pratik olmak ve seri kararlar ve önlemler almak lazım. Bunlardan biri de, "vergi avantajı" olabilir. Ancak bu indirim, bir süre önce yapıldığı gibi, beyaz eşya ve otomobilde değil, tüm mal ve hizmetlerde olsun. Olsun ki, herkes bundan yararlansın ve sonuca varılsın.
Şu aşamada Doğu'da, temel mal ve hizmetleri ucuzlatarak, hayatı kolaylaştırmak gerekiyor.
Konunun ayrıntılarını bilmeyenler "Ne yapıyorsunuz, katrilyonlarca lira vergi kaybı olur, vergi gelirleri yüzde 25-30 azalır" diye düşünebilirler. Böyle düşünenler varsa yanılıyorlar. Çünkü, işin gerçeği, hiç de böyle değil.
Olayın boyutlarını net olarak görebilmek için, 23 ili ele aldığımız yandaki tabloyu incelemek gerekiyor.
Tabloda yeralan veriler, iller itibariyle birkaç gün önce açıklanan, 2001 yılına ait 10 aylık vergi gelirlerini gösteriyor. Tablodan da farkedileceği gibi, bazı illerden (örneğin Bayburt ve Kilis'te) toplanan vergiler, Türkiye'de toplanan vergilerin onbinde biri kadar. Bazı illerde ise (örneğin Siirt, Tunceli, Gümüşhane, Bingöl, Ardahan ve Hakkari'de) toplam vergilerin onbinde ikisi kadar vergi toplanıyor. İşin doğrusu, aşağıdaki tablodan da farkedileceği gibi, Türkiye'de toplanan vergilerin, yüzde 82'sini 5 il ödüyor.
Tablodan da anlaşılacağı gibi, toplanan her 100 birimlik verginin 82 birimi 5 ilden, kalan 18 birimi de 75 ilden alınıyor.
Oturduk 23 ilin ödediği vergiyi topladık. Bu 23 il Türkiye'de toplanan verginin ancak yüzde 1,57'sini ödüyor. Yani, bu illerde KDV dahil her türlü vergi tamamen kaldırılsa, vergi gelirleri yüzde 1,57 azalacak.
Görüldüğü gibi, ortada ciddi bir kayıp yok. Rakamlar ve oranlar ortada... Devlet, Doğu'dan zaten vergi toplayamıyor.
Merak edenler için, olayın 2001 yılının ilk 10 ayı itibariyle rakamsal verilerini ortaya koyalım.
* 2001 yılının tüm vergi gelirleri 36 katrilyon 23 trilyon TL. 23 ilin ödediği vergilerin toplamı ise 549 trilyon TL.
Önerinin, tüm vergilerin kaldırılması değil, KDV'nin yarıya indirilmesi olduğu gözönüne alındığında;
* KDV gelirleri, tüm vergilerin yaklaşık 1/3'ü. 23 ilde toplanan yaklaşık KDV geliri 190 trilyon TL.
* KDV oranı yarıya indirilseydi, doğacak kayıp 95 trilyon TL. olacaktı.
10 aylık bu kayıp, bir yılda da, yaklaşık 115 trilyon TL.'ye ulaşacaktı. İşte olayın gelir kaybı boyutu bu!..
Kayıp bu, ama kazanç çok fazla. Örneğin;
* Doğu'da ekonomik bir canlanma olacak. Yaşam koşullarının ucuzlatılması suretiyle piyasalar hareketlenecek, esnafın işleri açılacak, vatandaşın yüzü gülecek,
* Devletin KDV'den dolayı vergi geliri kaybı da olmayacak. Cirolar artacağı için, KDV'de toplam tahsilat artacak. Kayıtdışı işlemler azalacak,
* Satışların ve hizmet gelirlerinin artması nedeniyle, gelir ve kurumlar vergisine esas matrah yükselecek. Buna bağlı olarak; gelir vergisi, kurumlar vergisi ve üçer aylık dönemler itibariyle alınan geçici vergi gelirleri artacak, yani kayıp fazlasıyla telafi edilecek.
Bırakınız, Uludağ'a kayak yapmaya giden yüzde 18, Palandöken'e giden de yüzde 8 KDV ödesin. Bırakınız, vatandaş gerekiyorsa, Doğu'ya gidip mal alsın, bundan korkulmasın.
KDV kaybını, cirodaki artış telafi eder. Ayrıca, Maliye Bakanı Sümer Oral'ın dediği gibi, ekonomi canlı olursa, vergi alınır. Alışveriş olmazsa, mal satılmazsa, hizmet yapılmazsa, neyin vergisi alınacak? Oysa, Doğu'da ekonomi canlanırsa, gelir ve kurumlar vergisi gelirleri de artar.
Kuşkusuz, Doğu'daki KDV indirimi bazı teknik düzenlemeleri gerektirecektir. Örneğin yat, kotra, sürat teknesi, özel uçak, pırlanta, elmas, kürk, kıymetli saat vb. ürünler, doğuda satılmış gibi gösterilebilir. Bunun için de, bazı ürünler için KDV indirimi istisnası getirilebilir.