Sosyal olarak patlamayız, demiştik, dün... Bir başka önemli sebep de şudur ki, bizim patlamaya vaktimiz yok...
Çok yoğunuz, işimiz, gücümüz var... Bakın nelerle meşgulüz?
Son nüfus sayımında yüce milletimizin 3.5 milyon fazla çıktığını, (3.5 milyonu küçümsemeyin, dünyada bu kadar nüfuslu 40'tan fazla ülke var) duymuşsunuzdur.
Ulusal sahteciliğin feriştahlarından biri... İlkin 72 milyona fırladığımızı sandık.
Bunun üzerine bilirkişiler "Kardeşim, akşamları sinemeya, parka bahçeye falan çıkın, evde eşinizle başbaşa oturmayın, aklınıza hinlikler geliyor, böylece nüfus patlıyor" diye nasihatlar verdiler.
Fakat gerçek sonradan ortaya çıktı...
Hayali milletvekilleri
Meğer, Ankara'dan "fazla para yürütmek" için 73 vilayette nüfus şişirilmiş... Hep Ankara soyacak değil ya arada bir de halkımız Ankara'yı sövüşleyecek...
Dünkü Hürriyet'te oturmuşlar, bir yorum haber yapmışlar, "Bu hayali nüfus artışı ile 30 milletvekili hayali olarak seçilmiş oluyor."
Yüce Meclis'te şu anda, 30 hayali vekil var anlayacağınız...
Kimse üstüne fazla alınmasın, sahtekarlıkta hiç bir vilayetin ötekinden aşağı kalır yanı yok, sadece Kahramanmaraş biraz daha gözükara çıkmış tam 200 bin kişi ilave etmiş nüfusuna...
Ne de olsa "kahraman" Maraş! Oh olsun Ankara'ya bu az bile.
Mercimek hırsızları
Bir de Sabah'ın muhteşem haberini duyuralım sizlere sonra yoruma geçeriz.
BM, Irak'a mercimek yardımı yapmak için, 14 Türk firması ile anlaşıyor.
Tonuna 350 dolar ödüyor, mercimekler TIR'larla yola çıkıyor, Irak'a gidiyor. Sonra bizimkiler orada görevli birkaç Iraklı hırsıza ton başına 150 dolar rüşvet ödüyorlar ve mercimekleri hiç indirmeden yallah Türkiye'ye geri getiriyorlar, ithalat göstererek...
Aynı mercimekleri yine satıyorlar BM'ye, yine paraları kırışıyorlar, yine satıyorlar, yine kırışıyorlar, derken, sonunda belli ki yemlenmeyen bir gümrükçü uyanıyor ve "Ulan Irak'ta bu kadar mercimek ne arasın?" deyince olay meydana çıkıyor.
Meğer bizim hububat tüccarları ahmak BM'yi oturtmuşlar kucaklarına, ton başına 200 dolar şeklinde soyuyorlar. Bir mercimek tanesi vermeden...
Tabii Birleşmiş Milletler'de mercimek kadar beyin olsa, diker mercimeklerin başına iki tane görevli, hırsızlığı önler ama adamlar, bize güveniyorlar, çalmayız diye...
Size ödev verseler böyle vicdansız bir hırsızlık düşünebilir misiniz, Iraklı bebelerin yiyeceğini çalar mısınız?..
Hep düşünürüm, zaman zaman bazı dış düşmanlara kızıp "Çıkın lan ortaya, siz artık iyice kaşındınız" diye köpürdüğümüzde, ya adamlar resti görüp çıksalar meydana, kimlerle birlikte dövüşeceğiz cephede?
Bu hırsız, uğursuz, yalancı, düzenbaz ve de sahtekar Türkler'le mi?..
Patlamayı patlatırız
BM'yi dolandıracak kadar gözü dönmüş mercimek hırsızları bizimle aynı cephede dövüşür mü?
Hülasa, dostlar:
Milletimiz, sahtekarlıkla, düzen ve hile ile öyle oyalanmaya başladı ki, sosyal patlama yapmaya karar verse bile zaman bulamaz!..
Ayrıca şurası da çok önemli...
Sosyal patlamaya kalkışsa, o patlama içinde birbirinin gözünü oymaya başlayacağı için, hiçbir patlama zaten amacına ulaşamaz, rezillik ve kepazelikle biter...
Burası Türkiye kardeşim...
Burada sosyal patlama için vakit yok, vakit olsa bile birbirimizi boğazlamaya başlayıp, patlamayı patlatırız.
Cehennemde, Türkler'in içinde kaynadığı kazanın başında neden zebani bulunmadığını bilmiyor olamazsınız!..
Sosyal patlama olmaz derken, "Halkımız birbirini çok sever, barıştan yanadır" diye sebep gösteren saflara pek gülüyorum bu sıralar...