kapat
25.12.2001
 SON DAKİKA
 EDİTÖR
 YAZARLAR
 HABER İNDEKS
 EKONOMİ
 FİNANS
 MARKET
 TÜRKİYE
 DÜNYA
 POLİTİKA
 SPOR
 GALOP
 MAGAZİN
 SAĞLIK
 KAMPÜS
 İSTANBUL
 NET YORUM
 HYDEPARK
 ANKETLER
 ŞAMDAN
 GOOOOL
 DİYET
 TATLILAR
 SAMANYOLU
 CİNSELLİK
 TELE ŞAMDAN
 PAZAR SABAH
 MELODİ
 ASTROLOJİ
 SARI SAYFA
 METEO
 TRAFİK
 ŞANS&OYUN
 ACİL TEL
 KÜNYE
 WEB REKLAM
 ARŞİV
 

Trilyonluk servet gitti, bir canı kaldı

Martı Denizciliğin sahibi Erol Yüce, Türk denizcilik filosunun onda birini elinde bulunduran bir devdi. Birkaç yıl içinde her şeyini yitirdi. Gemilerini, şirketlerini, evini, eşyalarını hatta saatini ve cep telefonunu bile...
Türk denizcilik filosunun yaklaşık onda birine sahipti. 1980'de kurduğu Martı Denizcilik 1995'li yıllara geldiğinde 1 milyon 200 bin dwt'luk bir büyüklüğe ulaşmıştı. Elinde her biri ile övündüğü tam 9 yük gemisi vardı. Bir gün geldi ip koptu ve önce gemileri birer birer elden gitti. Arkasından evine haciz geldi, tüm eşyalarını alıp götürdüler. En son ve ağır darbeyi ise bu yıl 5 Nisan günü yaşadı. İki polis, bir avukat ve haciz memuru Meclis Başkanı olduğu Deniz Ticaret Odası'na gelip, "Üzerinizde ne varsa haciz edeceğiz Erol Bey" deyince sesiz sedasız saatini ve cep telefonunu masasının önüne koydu. Sabancı Korusu'ndaki evinde kiracı. Şirketleri iflas etmiş, kendi deyimiyle geriye bir tek canı kalmış.

SEKTÖR SAHİP ÇIKTI
Geçtiğimiz günlerde üçüncü defa Deniz Ticaret Odası'nın Meclis Başkanlığı görevine seçilen Erol Yücel, hayatının en zor dört yılını geride bıraktı. "İflas noktasında bir kişinin" sektörü temsil eden bir makama yeniden seçilmesini, "Her şeyimi kaybettim ama denizcilik sektörü ile ilgili inanılmaz bir tecrübem var. Yaşadığım olaylar içinde en güzeli sektörün bana sahip çıkmasıydı" diye anlatıyor.Yücel, iki yıl daha dinlenip, tekrar denizciliğe dönme niyetinde. Öyle ki şimdiden hayallerini kurmaya başlamış bile: "2002 bir bitsin hele. Yine küçük bir gemi alırım. Halen çok iyi bir ismim var. Mutlaka gerçek anlamda bu sektöre geri döneceğim..."

BATIŞIN ÖYKÜSÜ
1995 yılında Oba, Elif, Ürgüp gibi her biri milyon dolarla ifade edilen 9 gemisi bulunan Erol Yücel'e, batışın ilk işaretleri bu tarihte gelmiş. 120 milyon dolarlık kredi borcunu 38 milyon dolara kadar indirdiği tarihlerde, ilk kötü haberi Türkbank'tan almış. Yücel olayı şöyle anlatıyor:"İsdemir'in ithal ettiği kömürleri taşıyorduk. İki yabancı gemiyi kiralamıştık. Banka onlara ödememiz gereken parayı bir süre bloke edince karşı taraf hukuki işlem başlattı ve zincir burada koptu."

Gemiler yakalandıkları yerde tutulmuş ve haraç mezat satılmış. Hepsi hurdaya gitmiş. Ama batış bununla da kalmamış. Önce evine haciz gelmiş. Evdeki tüm eşyaları alıp gitmişler. 7 bin dolarlık bedel biçilen eşyalar 4 milyara satılmış. Yücel, o gün ve sonra yaşadıklarını şöyle anlatıyor: "Dört plastik sandalye ve bir masa aldım, oturdum. Bu olay duyulunca bütün arkadaşlarım telefon etti, gel evinin önüne TIR'la eşya yığalım dediler. Eğer kabul etseydim bugün 20 evi döşeyecek eşyam olurdu. Etmedim. Şimdi bir canım var. Onu da bir kurşun sıkıp alabilirler. Ama sonuca bakmak lazım. Kaybeden taraf varsa bir tarafın da kazanması gerekli. 9 tane gemim gitti, bankalara sorun ne kazandılar. Hiçbir şey."

Annemi tedavi ettiremedim
Erol Yücel'i en çok üzen olaylardan biri de annesi hastalandığında onu özel hastanede tedavi ettirememesi olmuş. "Annem çok hastalandı. Acı olan ben onu özel hastanede tedavi ettiremedim. Eş dost araya girdi, Marmara Hastanesi'ne yatırdık" diyor. Sektördeki dostları halen yanında. Yücel'in son sözleri şöyle: "Benim de hatalarım oldu. Ama son ana kadar şirketlerimi kurtarmaya çalıştım. Olmadı, yapamadım. O nedenle şimdi vicdan azabı duymuyorum."

Güzelim gemi jilet oldu
Yücel'İn sık sık resmine baktığı bir gemi var ki onun elden çıkışı, gerçek anlamda kendisini yıkmış. Toprakbank'a 4 milyon dolar borcu karşılığında hurdaya satılan Ürgüp..

Bir arkadaşı Londra'da hurdalığa atılan geminin fotoğraflarını bulup getirince Yücel'in içini buruk bir sevinç kaplamış. Tek tek resimlerini gösteriyor Ürgüp'ün. Biri Pendik tersanesine girerken, diğeri yükünü almış limandan ayrılırken. Ve son yolculuğuna çıkarken. "Şu resimlere bir bakın bir tek pas bile yoktu. 1 milyon dolara hurdaya satıldı. 8 milyon dolara almıştım. Bedavaya gitti. Başka bir şirketimin Toprakbank'a 4 milyon dolar borcu vardı. Ödeyemeyince onu teminat gösterdik. Banka anlaşmaya yanaşmayınca gemi satıldı. Halis Ağa, ben gemi işine girmem demiş. Girmedi de ve şimdi bu güzelim gemi jilet oldu."

Hacer GEMİCİ



<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır