kapat
25.12.2001
 SON DAKİKA
 EDİTÖR
 YAZARLAR
 HABER İNDEKS
 EKONOMİ
 FİNANS
 MARKET
 TÜRKİYE
 DÜNYA
 POLİTİKA
 SPOR
 GALOP
 MAGAZİN
 SAĞLIK
 KAMPÜS
 İSTANBUL
 NET YORUM
 HYDEPARK
 ANKETLER
 ŞAMDAN
 GOOOOL
 DİYET
 TATLILAR
 SAMANYOLU
 CİNSELLİK
 TELE ŞAMDAN
 PAZAR SABAH
 MELODİ
 ASTROLOJİ
 SARI SAYFA
 METEO
 TRAFİK
 ŞANS&OYUN
 ACİL TEL
 KÜNYE
 WEB REKLAM
 ARŞİV
 

Ateş düştüğü yeri yakıyor

'Asılsız' ihbar yüzünden yaşamını yitiren bir itfaiyeci Ekrem Bulut. Teşkilatın ise 32'nci şehidi. Onun ölümünün ardından acı gerçekler bir kez daha ortaya çıktı
Maaş mı, ortalama 350-400 milyon... Teçhizat mı, patlak hortumlar... Neredeyse, lüks sayılacak ısıya dayanıklı özel giysiler. Ve 6 aylık bir eğitimle yüz yüze kalınan yangın yerleri. Bir de bunlara ek, paniğe kapılan vatandaşların canhıraş, 'Hadi çabuk girin içeri, söndürün' nidalarıyla ortaya çıkan acı bilanço... İşte bu Türkiye'deki bir itfaiye erinin profili...

HER ŞEY AYNI
Türkiye'nin gözü ilk kez 13 Şubat 1997'de çevrildi itfaiyecilerin dramına. Tuzla'daki Gemsan Tersanesi'ndeki yangını söndürmeye çalışan itfaiyeciler, koruyucu giysileri olmadığı için yanınca... İbrahim Koray ve Celil Dağ isimli itfaiye erleri, 9 günlük yaşam mücadelesini kaybedip şehit olunca... Ancak aradan 4 yıl geçti. İtfaiyeciler bu süre içinde ne çalışma şartlarını iyileştirebildi, ne de sosyal haklara kavuşabildi. Türkiye'de itfaiyecilik hâlâ yasal anlamda meslek olarak kabul edilmiyor. Hâlâ 5 bin kişiye 1 itfaiyeci düşüyor. Bunca zaman sonra, aynı sorunlar yeni bir acıyla, başka itfaiyecinin ölümüyle gündeme geliyor.

HALKIN BASKISI...
Yedikule'deki bir binada çıkan yangını söndürmek isterken, "Canlı var" şeklindeki asılsız ihbar yüzünden içeri giren ve yıkılan duvarın altında kalarak yaşamını yitiren Ekrem Bulut'un cenazesinde dile geliyor sıkıntılar.

İtfaiye Daire Başkanı Sabri Yalın ise, normal bir yangına müdahale sırasında, içeride bir vatandaşın mahsur kaldığı ve kurtarılması gerektiği yönünde kuvvetli bir ihbar alınması üzerine, içeri girilmek zorunda kalındığını anlatarak başlıyor sözlerine ve taze acının üzerine, acı gerçeği dile getiriyor:

"Bu olay, yangın bilgisinin eksikliğinden kaynaklanmadı. Bu tür olayların asıl nedeni, binaların yangın sigortası olmaması. Bu nedenle binaların önünde insanlar bize yalvarıyorlar, 'Ne olur kurtar' diye. Toplumsal baskı, insanları bu şekilde itiyor. Tuzla yangınında da insanlara 'girin' diye baskı yaptılar. Girdiler, 2 şehit verdik. Girmesek bela. Halktan büyük 'yuhlar' yiyorsunuz."

BU BİZİM KADERİMİZ
Yalın şöyle sürdürüyor sözlerini:

"Günde 100 yangına gidiyoruz, bu da onlardan biriydi. Farklı olan içeride 'Canlı biri var' diye asılsız ihbar yapılması. Bunun üzerine, canlıyı çıkarmak için, su hortumu ile dışardan içeride bir hava koridoru oluşturup, içeri girdik. Biz her durumda yangına gireriz, içeride tüp patlar parça tesiri ile yaralanırız. Ama bizi aldatan içi ahşap, dışı kagir görünümlü yapılar. Amerika'da Dünya Ticaret Merkezi' nde olaylar bir film şeridi gibi gelişti. 300 tane itfaiyeci göçük altında kaldı. Onlar o binanın çökebileceğini bilerek içeri girdi. Bu itfaiyecinin kaderi. Biz oraya halkımıza bir şey olmasın diye giriyoruz. Ölen itfaiyecilere bütün Amerikanlılar sahip çıktı. Oradaki olay yaklaşık iki saatte gelişti. Biz girer girmez çöktü. Çökecek bina çeşitli işaretler verir. Titreme gibi. Ama bu bina işaret vermediği gibi, çeşitli sesler nedeniyle zaten duyma imkanları yoktu. Kagir binanın üst kısmı yıkıldı ve merdivenlere düştü. Merdivenler de itfaiyecileri altına aldı. Her şey bir anda oldu. Artık biz şehit vermek istemiyoruz."

Oğlumu size böyle mi teslim ettim?
Hayatını kaybeden, 25 yaşındaki itfaiye eri Ekrem Bulut için dün Fatih'teki İtfaiye Müdürlüğü'nde resmi bir tören düzenlendi.

Törende güçlükle ayakta durabilen acılı baba Rasim Bulut, İstanbul Valisi Erol Çakır'ı, Büyükşehir Belediye Başkanı Ali Müfit Gürtuna'yı, Emniyet Müdürü Hasan Özdemir'i, İfaiye Daire Başkanı Sabri Yalın'ı ve şehit itfaiyeci yakınlarını gözyaşlarına boğdu.

Şehit olan oğlu Ekrem Bulut'a sarılan Rasim Bulut, Sabri Yalın'a acı acı seslendi: "Sayın müdürüm... Oğlumu size böyle mi teslim ettim?" Edilen duaların ardından gözyaşları içinde cenaze arabasına bindirilen Ekrem Bulut, itfaiye arabalarının siren sesleriyle uğurlandı.

Bulut, Şirinevler Ulu Camii'nde kılınan cenaze namazından sonra Edirnekapı'daki İtfaiye Şehitleri Mezarlığı'nda toprağa verildi. Bulut yaşasaydı, 3 ay sonra sonra baba olacaktı. İtfaiye teşkilatı, henüz doğmadan yetim kalan bebeğin masraflarını karşılama sözü verdi...

Ali ÖZLÜER - Salim YAVAŞOĞLU



<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır