|
|
 |
Kriz balıkcıları
Balık tutmak hobi olmaktan çıktı. Kriz mağduru işsiz vatandaş artık karnını doyurmak için sabahın kör saatinde Galata Köprüsü'ne koşuyor.
Eskİden hobi olsun diye Galata Köprüsü üzerine, Bebek, İstinye sahiline sıra sıra dizilen balıkçılar, artık karınlarını doyurmak, eve akşam yemeği götürebilmek için oltalarını sallıyorlar. Soğuğa yağmura aldırmadan, bir izmaritin oltasına takılmasını bekleyen balıkçıların çoğunun kaderi ortak: Kriz, işşizlik! Kimi ekonomik krizle birlikte işini kaybetmiş; kimi siftah yapamadığı günlerin sayısı artınca dükkanın kapısına kilit vurmak zorunda kalmış; kimi de hâlâ iş arıyor...
ET ALACAK PARA YOK
41 yaşındaki Ali Bak, 7 senedir bir cep telefonu şirketinde teknisyen olarak çalışıyormuş. Ayda 1 milyarı kazanıyormuş ama krizle birlikte işten atılmış. "Çalışan, kurumuna para kazandıran insanları neden işinden çıkarırlar anlamıyorum"diyor. "Her sabah saat 7'de buraya geliyorum; akşam 5'e kadar olta sallıyorum. Allah'tan kefalle, izmarit bu yıl bol. Ara sıra çinekop da takılıyor. Hanım güzelce pişriyor; yanında bir de salata...Yeter. Eve et alacak paramız olmadığı için biz de balık tutuyoruz. Bazı günler 3-4 kilo balık çıkıyor, o zaman mahalledeki komşulara da dağıtıyorum. Bu zor günlerde herkes birbirine destek olmak zorunda. İki arabamı da satmak zorunda kaldım, şimdi gemici olmak için kursa gidiyorum, inşallah iş bulurum, bu ülkede artık kalmak istemiyorum."
28 Yaşındaki Erkan Çakı krizden önce bir konfeksiyon atölyesinde makinacı olarak çalışıyormuş. 5 aydan beri iş arıyor, ama tüm çabaları boşa çıkmış. "Haftada iki gün buraya balık tutmaya geliyorum, diğer günlerim iş aramakla geçiyor. Tuttuğum 2-3 kilo balık, bunu da satacak halimiz yok, eve götürüyoruz ailecek yiyoruz. Huzurlu değilim, ev sahibi kira bekliyor biz burada akşam yemeği için sabahtan beri bekliyoruz."
BALIK OLMASA AÇIZ
İdris Gök 7 ay önce dükkanını kapatmak zorunda kalan bir elektrik teknisyeni. 1 yıl önce evlenmiş ama parasızlık yüzünden eşiyle birlikte ayrı bir eve çıkamamış.
"Dükkanımı kapattıktan sonra sudan çıkmış balığa döndüm, evde huzur kalmadı. 29 Ekim'de evlenme yıldönümümüzdü; hediye olarak eşime ne aldım biliyor musun? Balık tutarken yanımıza kurulan tezgahlardan 1.5 milyona sahte bir bilezik. Ama burma! Eşim yine de teşekkür etti, boynuma sarılıp ağladı. Buraya biraz da dertlerimden uzaklaşmak için geliyorum. Birkaç kilo balık tutunca eve de biraz katkıda bulunmuş oluyorum. Tuttuğumuz balıkları satma gibi bir amacım yok. Biraz hobi, biraz da eve katkı."
29 yaşındaki Ercan Çakmak hem iş bulamamaktan hem de nefes alma problemi çeken 6 aylık kızını doktora götürememekten dolayı dertli: " Umudumuz kalmadı. Ailemizden destek almasak nasıl yaşayacağız şaşıyorum. Ev kirasını zor ödüyoruz, balık tutmasam aç kalacağız. Allah'tan bu sene balık bol ve bizim gibi garibanların yüzü biraz güldü" diyor.
Burak KARA
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Nuriye Akman'ın bu haftaki söyleşisi için tıklayınız
|
 |
|
|
|
|
|
|
|
|
|