...Ve Başbakanlık sonunda düğmeye bastı
Başbakanlık Müsteşarı Ahmet Şağar ile konuşuyorduk... "Yeni bir çalışmadan" bahsetti... Konusu "devlette yeniden yapılanma."
Sorduk:
- Nasıl olacak?
Şağar:
- Devletin, kamu hizmetini yerine getirme biçimi, yeniden düzenlenecek.
"Aynı soruyu" tekrarladık:
- Nasıl olacak?
- Kamu hizmeti yeniden tanımlanacak?
***
Başbakanlık Müsteşarı Şağar anlattı ki:
- Devletin yapmak zorunda olduğu hizmetler, yeniden gözden geçirilecek... Ve bu hizmetler "en hızlı, en ucuz, en kaliteli" şekilde yerine getirilecek.
"Bir kez daha" sorduk:
- Nasıl olacak?
Şağar:
- Toplam kalite... Hizmetlerde yerelleşme... Rasyonellik gibi ilkeler öne çıkarılarak.
***
Müsteşar Şağar "bir şey daha" söyledi:
- Cumhuriyet kurulduğu zaman, devletin yönetimi ile ilgili sistem Batı'dan alınmıştı... O sistem artık ihtiyaçları karşılamıyor... Türkiye şimdi yeni ve kendi sistemini üretecek.
***
Türk devleti "yeniden yapılanma ihtiyacını" 1970'lerde hissetti.
1973'te bu amaçla "proje bile" hazırlandı:
"Mehtap Projesi."
Ama "yaşama geçirilemedi."
24 Ocak 1980 kararları da bir başka "yeniden yapılanma girişimi."
Özal'ın 1983'ten sonra izlediği "dışa açılma" politikası yine "yeniden yapılanma" gayretiydi.
Bu süreçlerde "bazı şeyler" yapıldı.
Fakat "bölük pörçük."
"Ankara... Hantal devlet yapısı... Bu yapıdan rant uman siyaset... Giderek büyüyen bürokrasi" bir türlü "gerçekten yeniden yapılanmaya" izin vermedi.
Ve "bugüne" gelindi.
Yani...
"Toplum ile siyasetin çatışmasına."
Çatışma öylesine derin ki...
Yumurta öylesine kapıda ki...
Başbakanlık, sonunda "yeniden yapılanma" yolunda adım atmaya karar verdi.
***
Aslında, daha birkaç gün önce, Erkan Mumcu'nun "söylemi... Önerisi" bir yeniden yapılanma projesiydi.
Ama...
"Karşı cephe" öylesine güçlü ki...
Mumcu'nun söylemindeki "bir nokta," üslubundaki "bir açık" yakalandı. Ve Mumcu'ya "Taliban muamelesi" yapıldı.
Mumcu'nun önerdiği "paket" ile Başbakanlık Müsteşarı Şağar'ın bize anlattıkları arasında, temelde hiç fark yok.
***
Evet toplum "bastırdıkça, bastırıyor."
Başbakanlık -Müsteşar Ahmet Şağar'ın söylemiyle- yeniden yapılanmayı gündemine alıyor.
Bakalım bütün bunlar "köhne devlet yapısını yıkabilecek mi?"
Yıkımın "olmazsa olmaz koşulu," köhne yapı ile "ayrıcalığa kavuşmuş kesimlerin" bu ayrıcalıklarından vazgeçmeleri.
Ama "ayrıcalıkların terki" konusunda hiçbir somut adım yok.
Hâlâ "her sekiz kamu görevlisine bir resmi araç" düşüyor.
Hâlâ devletin "235 bin lojmanı... 171 bin telefonu" var.
Ve bakanlık sayısı "hâlâ 36."
|