kapat
27.11.2001
 SON DAKİKA
 EDİTÖR
 YAZARLAR
 HABER İNDEKS
banner
 EKONOMİ
 FİNANS
 MARKET
 RAMAZAN
 TÜRKİYE
 DÜNYA
 POLİTİKA
 SPOR
 MAGAZİN
 SAĞLIK
 KAMPÜS
 İSTANBUL
 HYDEPARK
 ANKETLER
 SİNEMA
 SANAT
 KİTAP
 MÜZİK
 TARİH
 GURME
 GEZİ
 OTOMOBİL
 YAT&TEKNE
 HIGH-TECH
 WEEKEND
 MELODİ
 ASTROLOJİ
 SARI SAYFA
 CANLI
 METEO
 TRAFİK
 ŞANS&OYUN
 ACİL TEL
 KÜNYE
 WEB REKLAM
 ARŞİV
 
Esnafın kefeni ve mezarı

Geçen hafta, Sabah'ın manşeti olan "Esnafı yakmayın" yazımıza, özellikle esnaf kesimi büyük ilgi gösterdi. Ankara Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği, "Esnafın Kefeni Dikiliyor" başlıklı bir basın bülteni ile görüşlerimizi, sonuna kadar desteklediklerini açıkladı. Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Konfederasyonu (TESK) ise, bugünkü Sabah'ta, tam sayfa olarak yeralan "Esnafımızı Canlı Canlı Mezara Gömdürmeyeceğiz" başlıklı ilanıyla, özellikle hayat standardı esasına büyük tepki göstererek "Esnafa Vergi İşkencesi" olarak ifade ettiği bu vergilendirmeye son verilmesini istiyor.

Esnafa vergi işkencesi
TESK'e göre; Maliyenin, zarar eden ya da düşük kazanç gösteren esnaf ve sanatkâra "Bu durum beni ilgilendirmez. Mutlaka birkaç milyar kazanmış gibi beyanname verip vergi ödeyeceksin" demesi, esnaf ve sanatkârlara atılan bir vergi kazığı niteliğinde...

Bu arada, TESK'in dikkat çektiği ilginç birkaç durum var. Örneğin;

* 2001 yılında, Devlet Tahvili ve Hazine bonosu faiz geliri elde eden kişiye Devlet "Senin vergi ödeme gücün yok. Bu nedenle 120 milyar TL.'ye kadar olan gelirini vergi dışı bırakıyorum" diyor ve buna olanak sağlayan bir kanun çıkartıyor. Trilyonluk faiz ve repo geliri olana da, "Senin gelirin kaç trilyon TL. olursa olsun, gelir vergisi beyannamesi vermeyeceksin" diyor.

* Rantiyeye "Sen enflasyondan etkileniyorsun. Bu nedenle, gelirine enflasyon indirimi yani enflasyondan arındırma uygulayacağım" diyen Devlet, enflasyondan inim inim inleyen esnaf ve sanatkâra , "sen enflasyondan etkilenmiyorsun, sana enflasyon indirimi yok" diyebiliyor.

TESK, zarar eden ya da düşük kazanç beyan eden esnaf ve sanatkârdan, "Hayat Standardı Esası" na göre alınan vergiyi de "Deli Dumrul Vergisi"ne benzetiyor.

Çifte standart
Esnafın ve sanatkârın, şiddetli tepkisinin bir nedeni de, vergilendirme işleminde "esnafın aleyhine" çifte standart uygulanmasıyla ilgili. Bu konuda birkaç örnek vermek gerekirse;

* Esnafın yaptığı işin aynısını yapıp büyük cirolar sağlayan anonim ya da limited şirketler, hayat standardı esasına tabi değiller. Yani bunlar, zarar ya da düşük kazanç beyan ettiklerinde, asgari bir kazancın vergisi istenilmiyor.

* Anayasa'nın 73. maddesinde yeralan "ödeme gücü" ilkesinin, esnafın, sanatkârın ve dar gelirlinin aleyhine işletilmesi de tepkilere neden oluyor. Örneğin 120 milyar TL.'ye kadar olan Hazine Bonosu ve Devlet Tahvili faiz gelirinde vergi ödeme gücü yok denilirken, esnafın düşük gelirinden zarar ettiği durumlarda dahi, ödeme gücünün olduğu varsayılarak vergi alınması, hatta asgari ücretliden dahi, vergi ödeme gücü olduğu varsayımıyla, ayda 19 milyon TL. vergi kesilmesi ciddi bir çelişki olarak göze çarpıyor.

Çözüm ne?
Yarınki yazımızda ayrıntılı olarak açıklayacağımız gibi, esnaf, sanatkâr ve tüccardan 2001 yılının ilk 10 ayında tahsil edilen vergiler, toplam vergi gelirlerinin sadece yüzde birini oluşturuyor. Bu nedenle, hayat standardı esasının kaldırılması halinde, doğacak vergi kaybı, olsa olsa toplam vergi gelirlerinin binde 2-3'ü kadar olur.

Görüldüğü gibi, hayat standardı esasının kaldırılması, ciddi bir vergi kaybı yaratmıyor. Bu aşamada çözüm, hayat standardı esasını kaldırarak, esnafın ve sanatkârın büyük bir sorununa son verilmesi olmalı...



<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
Superbahis
HAFTANIN SOYLEŞİSİ
Nuriye Akman'ın bu haftaki söyleşisi için tıklayınız

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır