kapat
27.11.2001
 SON DAKİKA
 EDİTÖR
 YAZARLAR
 HABER İNDEKS
banner
 EKONOMİ
 FİNANS
 MARKET
 RAMAZAN
 TÜRKİYE
 DÜNYA
 POLİTİKA
 SPOR
 MAGAZİN
 SAĞLIK
 KAMPÜS
 İSTANBUL
 HYDEPARK
 ANKETLER
 SİNEMA
 SANAT
 KİTAP
 MÜZİK
 TARİH
 GURME
 GEZİ
 OTOMOBİL
 YAT&TEKNE
 HIGH-TECH
 WEEKEND
 MELODİ
 ASTROLOJİ
 SARI SAYFA
 CANLI
 METEO
 TRAFİK
 ŞANS&OYUN
 ACİL TEL
 KÜNYE
 WEB REKLAM
 ARŞİV
 
Hangi eğitimsizlik?

Geçenlerde Siyasi Partiler Kanunu hakkında düzenlenen bir paneldeydim...

Dinleyicilerin büyük çoğunluğu siyasete yeni projeler ve yeni bir enerjiyle girmeye hazırlananlardan oluşuyordu. Bir bölümü de çeşitli partilerde yıllarını geçici tatminler, kalıcı tatminsizliklerle geçirmiş kişilerdi.

Konuşmacılar da, dinleyiciler de, gelişmiş ülkelerde partilerin gelir kaynaklarının denetlenmesinin önde geldiği konusunda hemfikirdi. Bizim siyasal sistemimizde ise sanki işin bu tarafı "geçiştirilmiş"ti...

Siyasi Partiler Kanunu'nda sadece 17 madde partilerin mali yapısını ve gelir kaynaklarını ilgilendiriyordu; 30 madde yasaklarla, 40 küsur madde de örgütlenmeyle ilgiliydi.

Tam bunların üzerinde durulurken, dinleyiciler arasından görmüş geçirmiş bir beyefendi kalktı ve "Bütün bunların asıl nedeni de eğitimsizlik tabii, değil mi efendim!" deyiverdi.

Baktım, birkaç sıkıntılı genç dışında "Evet! Çok haklısınız!" demeyen kalmamıştı salonda...

***
Bütün dertleri, sorunları, sıkıntıları, eksikleri "eğitimsizlik"le açıklamak çok yaygın bir tutum, biliyorum.

Burada genellikle kastedilenin "demokrasi terbiyesi" veya "aile terbiyesi" gibi bir şey olmadığını; bütün suçun genel ve adı konulmamış bir cahilliğe yüklenmeye çalışıldığını da biliyorum.

Hani... Biraz öğrenim, biraz eğitim, biraz disiplin, biraz "ortak müfredat yoksunluğu" gibi bir şeyden bahsediliyor!..

Sanki bütün ülkeyi devasa bir okul haline getirsek her şey çözülecek! (Kampus mu, toplama kampı mı?)

Sanki birileri çıkıp "uygar yurttaş eğitimi" diye bir kursa soksa halkı, dertler bitecek!

Sanki okullarda "sınıf kıranlar", "her sene çakanlar", "sabah akşam öğretmen dayağı yiyenler", "ceket ilikletmeyi öğretmeye tercih eden öğretmenler" bulunmazmış gibi!..

Sorun eğitimsizlikse, bir de karar versek: Kim eğitecek bizi?

Sonra... Zor kullanılarak "sınıflara" tıkılsak eğitilir, öğretilir miyiz?

Sonra... Eğitim her derde deva ise, bu ülkeyi bu hallere eğitimsizlerin iktidarları mı düşürdü?

Bana kalırsa, "eğitimsizlik"ten şikâyet, ya gerçeklerle yüzleşmekten kaçmak, ya da totaliter bir özlem!...

***
Panelde eğitimsizlikten yakınan beyefendi belli ki, siyasette çok çekmiş! O dünyadaki hoyratlıktan, seçilmiş cahillikten, vurdumduymazlıkla aşiret şefkati arasında gidip gelen kültürden canı yanmış belli ki...

Onu anlıyorum...

Ama sözgelimi, o şikâyet edilen Siyasal Partiler Kanunu'nu da eğitimden, terbiyeden yoksun adamlar mı yapmış? Ne ilgisi var!..

Lider sultasını kurup yaşatanlar "eğitimsiz" ise, kim eğitimli bu ülkede?

uuu

Talan ekonomisine karşı çıkmak ve siyasal zorbalığı yenmek için daha derine gitmek gerekiyor.

"İyi aile çocukları"nın bu ülkeye verdiği zararları anlamaya çalışmak belki insanın içini burkuyor. Ama artık bunu yapabilmeli; bunu sorgulayabilmeliyiz.

Kaldı ki, doğru düzgün demokrasi ve dürüst bir siyaset de sıkı bir "eğitim-öğretim" sayılır.

Neden demokrasi "okul" undan mezun olmayı bir türlü içimize sindiremedik?

ALTYAZI
(Şu Kazablanka müthiş bir film. Bir türlü "bitmiyor", hep yeni bir şeyler; hep yeni karşılaşmalara imkân veriyor. Geçenlerde CNBC-e'de bir daha seyrederken dikkatimi çekti bu konuşma.)

Rick Blaine: Sizi çok takdir ediyorum.

Victor Lazslo: Ne için?

Rick: Yaptıklarınız için.

Victor: Gayret ediyorum işte! Sizin de benden aşağı kalır yanınız yok!

Rick: Biz gayret ediyoruz, siz ise başarıyorsunuz.

(Michael Curtiz'in 1942 yapımı efsane filminden)



<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
Superbahis
HAFTANIN SOYLEŞİSİ
Nuriye Akman'ın bu haftaki söyleşisi için tıklayınız

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır