kapat
24.11.2001
 SON DAKİKA
 EDİTÖR
 YAZARLAR
 HABER İNDEKS
banner
 EKONOMİ
 FİNANS
 MARKET
 RAMAZAN
 TÜRKİYE
 DÜNYA
 POLİTİKA
 SPOR
 MAGAZİN
 SAĞLIK
 KAMPÜS
 İSTANBUL
 HYDEPARK
 ANKETLER
 SİNEMA
 SANAT
 KİTAP
 MÜZİK
 TARİH
 GURME
 GEZİ
 OTOMOBİL
 YAT&TEKNE
 HIGH-TECH
 WEEKEND
 MELODİ
 ASTROLOJİ
 SARI SAYFA
 CANLI
 METEO
 TRAFİK
 ŞANS&OYUN
 ACİL TEL
 KÜNYE
 WEB REKLAM
 ARŞİV
 


GÜNGÖR MENGİ
Razı değiliz!
Bugün Kıbrıs Rumları Avrupa Birliği üyesi olmaya hazırlanıyor. AB, Türkiye'ye rağmen bu üyeliği gerçekleştirmeye kararlı. Bu durum Kuzey'deki Türkleri, özellikle gelecek kaygısına düşmüş gençleri "Kurtarıcı Türkiye"ye karşı tepkiye sürüklüyor.

MEHMET ALTAN
İç cesaret kurbanı...
AB tam üyeliği hiçbir işe yaramasa bile, Türkiye'deki rejimin kimliğini deşifre etmek açısından çok önemli bir iş görmekte... Onun için de, Kıbrıs'ı bahane edip, aynı Irak gibi içe kapanıp, halka çullanmayı özleyenler iyice bunalmakta, bu süreçten kopmak için bahane üzerine bahane aramakta.

HAŞMET BABAOĞLU
Aşk işi sevmiyor!
Benim "Aşk işi sevmiyor" dediğim durum ise başka! (Aman buradaki "aşk"ın üstüne çok bastırmayın; sonra "eziliyor", pestili çıkıyor!.. Geçici de olsa içimizde aşka benzer rüzgârlar estiren bütün halleri kastediyorum "aşk" diyerek burada. Yoksa "ölümsüz tutkuları" değil!)

ERDAL BİLALLAR
Talihsiz İzmir!
Son örnek; inşaatı yarım kalan Dünya Ticaret Merkezi... Tamamlansa İzmir'in değil Ege'nin ekonomisine büyük dinamizm getirecek, binlerce kişiye istihdam imkânı verecek merkezin inşaatı yargı kararıyla durduruluyor...Konuyu yargıya götüren eski Belediye Başkanı Yüksel Çakmur... Dikkat edin;

MURAT BİRSEL
Sizlerin düşünceleri
Bilgisayar kullananları eli kalem tutanlar olarak tanımlarsak, vatandaşın mürekkep yalamış kesmi hangi konularda nasıl düşünüyor, yansıtayım istedim.Kaynak Turk. Net'in sorduğu, son zamanlarda gündemimizden düşmeyen konulara kullanıcıların tepkisi...Bakın konuşan Türkiye...

YAVUZ DONAT
Sivil toplumun önerileri
Okuyan bunları "değerlendirmeye" tâbi tuttu. Ve sonunda... Ortaya "üç ciltlik" bir doküman çıktı. Okuyan şimdi bu "gerçekten çok önemli çalışmayı" Başbakan'ın... Bakan arkadaşlarının... Siyasetçilerin "bilgi ve takdirlerine" sunuyor.

SELAHATTİN DUMAN
Samanlık saray oldu, kadınlık kolay oldu..
Bu meseleden dolayı topluma kızamıyorum.. Neden derseniz o günlerde ahalinin aklı başka yerlerdeydi.. Medeni Kanun'un en kritik maddeleri komisyonda tartışılırken; vatandaşlık bilincinden uzak bir garson, elinde bir vantilatör, Seda Sayan Hanım'a alttan rüzgar veriyordu..

OKAY GÖNENSİN
Vatanseverlik ve gazetecilik
Amerikan toplumunda varolan yoğun "vatansever" dalga kuşkusuz bu tartışmayı zorlaştırıyor. Televizyonlarda kimi anchorman'ler ağlarken, kimileriyse her akşam haberleri "iyi geceler, asla unutmayın" diye kapatırken "gerçek vatanseverliğin, gazetenin haber verme görevini sonuna kadar...

ŞÜKRÜ KIZILOT
İşçi ve memurlarda kademeli emekliliğin iptali
Bundan yaklaşık iki yıl kadar önce, 4447 sayılı Kanunla, SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı'nı ilgilendiren, önemli bir yasa değişikliği yapıldı. Değişiklikle birlikte, "Emekliliğe Hak Kazanma Yaşı" erkeklerde 60, kadınlarda 58 olarak belirlendi.

METİN MÜNİR
Bir yaz günü anısı
Şimdi bana kaybolan yıllarımı verseler gelirdim ama, ağustosböceğinin hikâyesini biliyorsun, dedim. Bütün yaz şarkı söyledim. Şimdi, hayatımın sonbaharında, işte böyle bilgisayarın önünde oturmuş, ekrandan yayılan radyasyonda hafif hafif keb..."Tamam tamam, anladık. Yirmi dakika sonra burada ol.

İLKER SARIER
Bu ah yerde kalmaz
Fakat Zekeriya Bey'de çıt yok!.. Halbuki Karacan'ın, bankalar arasında taraflı davrandı, murakıpları yönlendirdi, biçimindeki yorumları cevaba muhtaç! Fakat biz ne görüyoruz?.. Toktamış Ateş'in köşesinde böbürlene böbürlene anlattığına göre, Saadettin Tantan ile Zekeriye Temizel, yani şu yaşadığımız krize ...

MEHMET TEZKAN
Bu son rüzgârı kaçırmayalım..
Bu fırsatı kaçırırsak, yine durup beklersek.. Bu hükümete güvenmiyoruz diye sırtımızı dönersek.. Uzun süre.. Ama çok uzun süre bir daha rüzgâr esmeyecek.. Önümüz bayram.. Sonra yılbaşı.. Piyasa hareketlenecek.. İnsanların yüzü gülmeye başlayacak.. Esas tehlike yeni yılda..

HINCAL ULUÇ
Galip doğanlar.. Mağlup doğanlar..
"İnsanlar ikiye ayrılır.. İnsanları ikiye ayıranlar ve ayırmayanlar.." Ben birinci guruptanım. Bu yüzden, bu yazıda insanları ikiye ayırıyorum.. Galip doğanlar.. Mağlup doğanlar.. Aslında bu ayrım bana değil, Amerikalılara ait ya.. Born winner.. Born looser derler onlar.. Başarı, galip doğanlara aittir..

LEYLA UMAR
Denktaş üzgün
Rauf Denktaş'la ilk defa 25 yıl önce Kıbrıs'ta tanışmış ve uzun, hattâ üç gün süren bir röportajı Cumhuriyet Gazetesinde yayınlamıştım. O günden sonra gerek Türkiye, gerek Amerika'daki buluşmalarımızda Denktaş'ın nüktedanlığı, zekâsı ve sevimliliğine tanık olmaktan mutluluk duymuşumdur.

ABDURRAHMAN YILDIRIM
Manipülatöre dünyada rahat yok
Son zamanlarda çok sayıda suç duyurusu yapmaya ve işlem yasağı koymaya başladınız. Bunun nedeni nedir?Erteleme Kanunu bir af değildir, eğer suç tekrar ederse, ertelenen ceza yeni cezanın üzerine eklenecektir. Bu konudaki kararı savcılıklar verecektir.

MEHMET NURİ YILMAZ
Sanata bakışımız
Sanat eserlerini meydana getirenler, diğer insanlardan farklı, özel ve üstün niteliklere sahiptirler. Onlar eşya ve tabiattaki başkalarının fark edemeyeceği hassas işaretleri yakalayarak, kendilerine özgü kişilikleri içinde sunmayı başaran kişilerdir. Sanatkârlar duygu yüklü insanlardır.

HAYRULLAH MAHMUD
Cindoruk: Ben dersimi aldım
Yüksek tavanlı, duvarları lambrilerle süslü evde, geçmişin sorgulamasını yapmış usta bir politikacı olarak oturuyordu karşımda. Ne bir kızgınlık, ne de bir öfke vardı yüreğinde... "Politikada kırgınlık olmaz. Tabii benim de başardıklarım, başaramadıklarım var" diyecek kadar da samimiydi.

EMRE AKÖZ
Biz Adam Olmayız
Şimdi insana, biz adam olmayız, dedirten küçük bir örnek vermek istiyorum. Fatih Altaylı, Başbakan Ecevit ile Erkan Mumcu arasındaki, "Kalkınma köyden başlar mı, başlamaz mı" tartışmasında Mumcu'nun söylediklerini doğru bulmuştu.

REFİK DURBAŞ
Boşluk ve biçimi...
"Altmış kadar yıl önce ben bu gezegene ulaştığımda, o çoktan kirlenmişti. O zamandan beri çok olaylar oldu: Dünya savaşı, Hiroşima bombası, aşırı sanayileşme, Çernobil, ozon tabakasının incelmesi, sera etkisi. Biz durumu daha da kötüleştirdik ve geleceği ciddi ciddi tehlikeye soktuk.

CAN BARTU
Ne ikili ama
Fobi-mobi hep boş laf! Takım kuramazsan, elindeki iyi oyuncuları sahaya sürmezsen; koşmayan, topu kullanamayan futbolcularını oynatırsan, tabii ki kâbus görürsün. "Maç bitsin de bir önce kurtulalım" diye dua bile edersin. Ama dün görünen bir gerçek var: Ceyhun ile Hakan orta sahayı toparladı

SELİM SOYDAN
Denizli yandı
Bazı maçlar vardır ki oynamadan evvel neticesi aşağı yukarı bellidir. Dün gece de İzmir'de oynanan F.Bahçe-Göztepe arasındaki karşılaşma, bu maçlardan biriydi. İki takım arasındaki kalite farkı o kadar büyüktü ki... Zaten Göztepe sahaya koyduğu oyun düzeniyle de bunu gösteriyordu.

ERMAN TOROĞLU
Şeş ve yek
Göztepe'nin kadrosuyla Fenerbahçe'nin kadrosu tavladaki şeş-i yek gibi. Dün akşam, F.bahçe için çok büyük kısmetsizlikler olsaydı, belki ancak o zaman Göztepe maçtan 1 puan çıkarabilirdi. Aslında Göztepe'nin rakibi F.Bahçe değil. Onun için de skora fazla üzülmesinler.


<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
HAFTANIN SOYLEŞİSİ
Nuriye Akman'ın bu haftaki söyleşisi için tıklayınız

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır