kapat
24.11.2001
 SON DAKİKA
 EDİTÖR
 YAZARLAR
 HABER İNDEKS
banner
 EKONOMİ
 FİNANS
 MARKET
 RAMAZAN
 TÜRKİYE
 DÜNYA
 POLİTİKA
 SPOR
 GALOP
 MAGAZİN
 SAĞLIK
 KAMPÜS
 İSTANBUL
 HYDEPARK
 ANKETLER
 SİNEMA
 SANAT
 KİTAP
 MÜZİK
 TARİH
 GURME
 GEZİ
 OTOMOBİL
 YAT&TEKNE
 HIGH-TECH
 WEEKEND
 MELODİ
 ASTROLOJİ
 SARI SAYFA
 CANLI
 METEO
 TRAFİK
 ŞANS&OYUN
 ACİL TEL
 KÜNYE
 WEB REKLAM
 ARŞİV
 

Cindoruk: Ben dersimi aldım

Bundan tam bir yıl öncesiydi

Türk siyasi yaşamına damgasını vurmuş Hüsamettin Cindoruk ile Abdi İpekçi Caddesi'nde bir apartmanın üçüncü katındaki evinde söyleşiyorduk

Yüksek tavanlı, duvarları lambrilerle süslü evde, geçmişin sorgulamasını yapmış usta bir politikacı olarak oturuyordu karşımda.

Ne bir kızgınlık, ne de bir öfke vardı yüreğinde...

"Politikada kırgınlık olmaz. Tabii benim de başardıklarım, başaramadıklarım var" diyecek kadar da samimiydi.

İki saati aşkın bir süre, Yassıada'nın genç ve cesur avukatı ile Türkiye'nin yakın geçmişi üzerine bir ufuk turu yaptık...

Bu yıl Alfa Yayınları arasında piyasaya çıkan "Şimdi Domuzluk Zamanı" isimli kitabımın içinde yer alan o sözlerini, yeri gelmişken burada da tekrarlayayım

EVREN, ÇELEBİ ADAM

Cindoruk'a, Kenan Evren ve Turgut Özal'la ilgili sert eleştirileriniz oldu. Bundan dolayı hiç pişmanlık duyduğunuz anlar oldu mu diye sordum

Cevabı, çok net ve açıktı:

"O günün şartları içinde yapılması gereken eleştirilerdi bunlar.

Onlar yasakların kalkmasını istemiyorlardı. Bu tavrın desteklenebilir bir yönü yoktu.

Sertlik o yüzdendi

Ama, Evren yakın mesafede çelebi, konuşulabilir bir adam. Benim babam olsa saygı duyarım, sempatik bir adam. Ama, 1983 öncesi söylediği sözlerle bizi çok kırmıştır.

İtham etmiştir. Üzmüştür.

Fakat, hiçbirimiz bunu dert etmedik. Haklarımızı aldıktan sonra sulh ortamına girdik. Şimdi tutukladığı Ecevit'in partisine oy veriyor."

Bu sözlerin üzerine kurt politikacıya "İntibalarınız müspet anladığım kadarıyla" dedim

Başını sallayıp "Plaketleri denize attığına göre, bunları suda eriyen maddelerden yapmak lazım diye düşünüyorum. Yoksa çevreye zararlı olduğu iddiası ortaya atılıyor. Mesela keten helvasından veya kartondan falan yapılırsa çevreye zarar da verilmemiş olur. Ama Evren'in o hareketini ben anlamlı buluyorum. Bence yaptığı bu hareketle geçmişini tasfiye etmek istiyor" diye espiri bir cevap verdi bana

ÖZAL'IN ÖLÜMÜ ERKEN OLDU

Bir diğer sorum, Turgut Özal'la ilgiliydi

Özal'ın ani ölümü karşısında, önceden herhangi bir hazırlıkları olup olmadığını sordum

Usta politikacı "Evet, Özal'ın ölümü erken oldu. Biraz daha yaşasaydı, Demirel başbakanlık görevini bir süre daha sürdürürdü. Bu görevi de acemilerin eline teslim etmemiş olurdu. Özal'ın erken ölümü ile bütün irtifalar değişti. Demirel, Çankaya'ya çıkınca o boşluk dolmadı. Siyasette de partide de dolmadı" dedi.

Ve uzunca bir zamandır cevabını merak ettiğim bir soruyu, bu cevabın üzerine hemen Cindoruk'a yönelttim

"12 Eylül 1980 günkü manzara belliydi. Liderleri de şimdinin tanıdık isimleriydi. Ülke 28 Şubat sürecine girdiğinde yönetimde yine aynı isimler vardı. Hiç ders alınmadı mı ki yine başlanılan noktaya dönüldü?" dedim

Cindoruk, hiç duraklamadan şu cevabı verdi:

"Ben kendi adıma ders aldım. Ama şunu da söylemek lazım. Yalnız bu fikirlerinizden geri düşmek anlamına da gelmemeli. O düşüncede olanlar size güvenmeli.

O zaman meseleyi çözmek daha kolay olur. Şimdi birbirlerini Başbakan, Cumhurbaşkanı yapmak için gösterdikleri uzlaşmayı 1980 öncesi gösterselerdi bunların hiçbiri olmazdı.

28 Şubat bir muhtıraydı, darbe olmadan önlenmiştir. Bunu benden başka da söyleyen olmamıştır."

28 ŞUBAT'TA ORDU HAKLIYDI

Ve Cindoruk'tan 28 Şubat Kararları'na o günlere dönük birkaç söz daha:

"Orada Erbakan'ın hatası var. Siyasette gösteri olur ama demin söylediğim rejimin koşulları içinde olur. Şeyhlere verilen yemek orduyu da rahatsız etmiştir beni de rahatsız etmiştir. Çünkü oraya gelenler dinsel ağırlığı olan insanlar değil.

Bir kısmı ticari hayata atılmış.

Asker haklıydı orada...

Sonra Türkiye'de meslek eğitimi yozlaşmıştı. Bunların hepsi doğruydu.

Ama ben orada üsluba katılmadım.

O üslup yerine çok daha demokratik bir üslup kullanılabilirdi.

Hükümet düşmeden bu yapılabilirdi. Erbakan'ın her zamanki aculluğu, sanki hiçbir şey olmamış gibi bakması işi ağırlaştırdı.

Erbakan o gün kıvrak zekasıyla ortaya bir formül koyabilseydi, bu iş o noktaya gelmezdi. Hadise de partilerinin kapatılmasıyla sonuçlanmazdı."

Hepimiz siyasette yenilenme, kalite istiyoruz

Sanırım, bu isteklerimiz de ancak, yılların usta politikacısı Hüsamettin Cindoruk'un yaptığı gibi bir iç muhasebe yapmaktan, yapabilmekten geçiyor



<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
HAFTANIN SOYLEŞİSİ
Nuriye Akman'ın bu haftaki söyleşisi için tıklayınız

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır